‘Maden’de bilmediklerimiz

Maden Yüksek Mühendisi Dr. Muharrem Köse “Yaşam İçin Maden” isimli kitabında, maden ve madencilik konusunda bilmediklerimize değiniyor.

Doğal gazda %99, petrolde %95, kömürde %61, çinko ve nikelde %99, alüminyumda %95, altında %85, bakırda %77, demirde %64 dışa bağımlıyız. Dışa bağımlılık ise, gittikçe artmakta.

Ülkemizde maden arama faaliyetleri teşvik edilmesi gerekirken, bilerek veya bilmeden engelleniyor. Dünyada madenler bulunduğu yerlerde çıkarılır. Bu yerleri ele geçirmek için savaşlar yapılıyor. Maden bulma hevesi ile uzaya bile gidiliyor. Hal böyle iken, biz maden çıkarılmasını engelliyoruz. Oysa bilimsel yaklaşımla, bilgi kirliliğine bulaşmadan, çevre ve insan sağlığı gözetilerek, madencilik mutlaka teşvik edilmelidir.

Maden hayattır

İlk insanlar bakırı buldu, “bakır çağı”nı yaşadı. Tuncu buldu, “Tunç Çağı”nı yaşadı. Gerçek şu ki, yaşamımızdan madenleri çıkarırsak, taş devrine geri döneriz. Tek bir otomobil üretmek için, yerkabuğundan en az 10 ton maden çıkarılması gerekiyor. Taş ocakları iyi manzara yaratmayabilir ama onlar olmasa, asfalt yollar da olmazdı. Köprüler, havaalanları, tüp geçitler, savunma sanayi, kısacası her şey
maden gerektiriyor.

Ekonomistler “üretimi artıralım” diyorlar ya, bu en ucuza madenlerimiz değerlendirilerek yapılır. Madenler, uluslararası pazarlarda değerlerini bulurlar, fiyatlanırlar; yani, her gram maden ithalatı azaltan ve ihracatı artıran bir ekonomik değerdir.

Madene talep olduğu için, madenler çıkarılır. ABD’de de, Almanya’da da
bu böyledir.

Maden sanayinin kaderi

Maden üreticisinin yer seçme lüksü yoktur. Maden üretimi, yer kabuğunun kazılması ile yapılır. Yapay olarak maden elde edilemez. Yerkabuğunun her yerinde, değişik madenler bulunur; yani, madencinin seçim şansı yoktur. Ülkemizin yüzölçümünün sadece binde biri, maden sahası olarak belirlenmiştir. Kazılan
yerde maden bitince, madencilik
faaliyeti de biter ve maden ocakları
doğa ile uyumlu hale getirilebilir.

Atomlar, elementleri; elementler, mineralleri oluşturur. Madenler, minerallerden oluşur. Ama her mineral değerli değildir. Değeri olabilmesi için, günümüz koşullarında bir piyasası
olması gerekir.

Bir ABD vatandaşı yılda 18 ton
maden tüketirken; bir Türk vatandaşı
8 ton maden tüketebilmektedir. Kişi başına düşen maden tüketimi, gelişmişliğin bir ölçütüdür. Ülkelerin sanayileşmesi ile maden tüketimi
arasında, bir paralellik vardır. Dünyada “doğrudan dış yatırımlar” en çok madencilik için gelmektedir.

Kim ne yapıyor?

2017 yılında, maden sanayinin ABD ekonomisine katkısı 2.9 trilyon dolardır. Aynı yıl, Avustralya’nın maden ve enerji ihracatı 204 milyar Avustralya doları ve Kanada’nınki 158 milyar Kanada doları idi. Yine, o yıl Rusya maden ve enerji ihracatından 257 milyar ABD doları elde etmiştir. Kıta sahanlığındaki petrol
ve doğal gaz olmasa idi, İngiltere ekonomisi buhrana girecekti.

Dünyada, demir dışı metal madeni aramalarına son 10 yılda harcanan para, 125 milyar dolardır. Bunun yaklaşık yarısı altın aramaları için harcanmıştır. Ülkemizde 15 altın madeninde altın üretilmektedir.

 

DİĞER YENİ YAZILAR