Dolar hareketi hız kesecek mi?

Eklenme Tarihi23.09.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi22.09.2018 - 23:36

Merkez Bankası’nın faiz hamlesinden sonra YEP açıklandı. Buna karşın kurda artış beklentileri zayıflamadı. Yerli yatırımcılar her düşüşte dolar alıyor. Döviz artış beklentisinin kırılması şart.

Finansal piyasalardaki dalgalanmanın önemli göstergelerinden biri olan dolar kuru 6,26 sevilerinde. Söz konusu seviye yılbaşından bu yana yüzde 65’lik değer artışı anlamına geliyor. Dolar kuru 6 liranın üzerine doğru tırmanırken gün içi fiyat oynaklığı da arttı. Günlük yüzde birin üzerindeki dalgalanmalar hem kurumsal hem de bireysel yatırımcıların spekülatif beklentilerini artırmakta.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine 6,50’nin üzerinde satışlar geldiyse de son veriler artış beklentisinin henüz kırılmadığı yönünde. Dolar kurunun 6,16 seviyelerine gerilediği 14 Eylül haftasında yurtiçi yerleşik yatırımcıların yine alım yaptığı gözleniyor. Yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları 14 Eylül ile biten haftada yaklaşık 2,14 milyar dolar artışla 153 milyar dolar oldu. TCMB 13 Eylül’de politika faizini 625 baz puan artırarak yüzde 24 seviyesine çekti. Bu karar öncesi 6,4450 seviyesinde olan dolar/TL, 6,01’e kadar geriledi. Ancak haftayı 6,16’nın üzerinde kapattı.

Dövize ilgi neden?

Yurtiçi yerleşik yatırımcıların döviz talebi devam ediyor. Bunun en büyük nedeni döviz kurlarında yükseliş eğiliminin devam edebileceği beklentisi. Son 24 yıldaki kur hareketlerini ve enflasyon oranlarını göz önünde bulundurduğumuzda dolar kurunun getirisinin 24 yılın dokuzunda enflasyonun üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Yani enflasyonun üzerindeki değerlenmeler sadece yüzde 37,5 oranında gerçekleşti. Dolar kuru 2001 yılındaki seviyenin de üzerinde değerlenmiş durumda. Kura yönelimi canlı tutan gelişmelerden biri de fiyat oynaklıklarının yüksek seyrinin devam etmesi. Yeni Ekonomi Programının hayata geçmesiyle birlikte kurda oynaklığın azalması, hedeflere ulaşmada öngörülebilirlik, yatırımcıların “güven” algısını güçlendirecek, Türk lirası varlıklara yönelimi artıracaktır. Öte yandan plan çerçevesinde gerçekleştirilecek ilerlemelerin üç aylık dönemlerde takip edilecek olması hesap verilebilirlik ve kredibilite açısından olumlu.

BİST’te olumlu seyir

BİST 100 Endeksi, haftayı yüzde 3,41 artışla 97.988 puandan kapattı. Hafta içerisinde en düşük 93.790, en yüksek 97.988 puanı gören endeks, önceki hafta kapanışının 3.228 puan üzerine çıktı. Endeks dolar bazında ise 15.607 seviyesinde bulunuyor. Alıcıların hizmet ve banka hisselerinde pozisyonlarını artırdığını görüyoruz. Borsada iyimserliğin devam etmesi halinde BIST 100 Endeksi 98.500-100.700 bandına doğru yükselişini devam ettirebilir.

Yabancı çıkışı sınırlı

Yabancıların alım ve satımlarına baktığımızda 7- 14 Eylül haftasında sınırlı yabancı hareketliliğinin devam ettiğini görüyoruz. Hisse senedi piyasasında 59,6 milyon dolarlık sınırlı bir yabancı çıkışı görüldü ve böylelikle yılbaşından bu yana hisse senedi piyasasında görülen yabancı çıkışı 1,2 milyar dolara yükseldi. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde hisse sendi piyasasına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir yabancı girişin gerçekleşmişti.

Yeni Ekonomi Programı ile birlikte borsada ihracat ağırlıklı çalışan ve üretim yapan sektörler öne çıkacak. Savunma ve teknoloji sektörleri de takip edilen sektörler arasında olacak.

Risk primi 400’e indi

Türkiye’nin beş yıllık kredi risk primi 400 seviyesine geriledi. Bu gelinen rakam eylül başında test edilen 574 seviyesine göre yüzde 30 düşüşü ifade ediyor. Kredi risk priminin bulunduğu seviyeler henüz yeni para akışı için iyi bir görünüm değil. Ancak düşüş eğilimin başlaması önemli.

Öte yandan bu hafta FED’den gelecek haberler takip edilecek. 25-26 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek FED toplantısında, faiz kararı ve para politikasının devamı için verilecek mesajlar izlenecek. Konuyla ilgili verilecek kararlar piyasaların yöneliminde de etkili olacak. Beklenti ise FED’in politika faiz aralığını 25 baz puan yükseltmesi yönünde.

Bu noktada gelişmekte olan ülkeler açısından bir sorunu göz ardı etmemekte yarar var. FED ekim ayından itibaren ayda 50 milyar dolar tahvil satarak piyasadan dolar çekecek. Bu da gelişmekte olan ülkelere para akışını sınırlayacak.