“Yaramaz” çocuk yoktur, istenmeyen davranış vardır

“Bilinçli Bebek”, “Çocuğunuza Kulak Verin” ve “Oyun Oynama Sanatı” kitapları ile tüm dünyada sayısız ebeveyne yol gösterici olan psikolog Aletha Solter ile ekim ayında İstanbul’da vereceği seminerler öncesinde konuştuk.

Ebeveynlerin en zorladığı konulardan biri çocukların ağlama krizleri ise diğeri de “yaramazlık” olarak adlandırılan istenmeyen davranışlarıdır. Dünyaca ünlü psikolog Aletha Solter, Emzirme Haftası kapsamında ekim ayında geleceği İstanbul’da bu iki kritik konuda seminer verecek. Çocuklardaki davranış problemlerinin her zaman geçerli bir nedeni olduğunu söyleyen Solter, sevgi dolu bir bağ ile kurulan ilişkinin, tüm sorunların üstesinden geleceğini söyledi. Ebeveynlerin en zorladığı konulardan biri çocukların ağlama krizleri ise diğeri de “yaramazlık” olarak adlandırılan istenmeyen davranışlarıdır. Dünyaca ünlü psikolog Aletha Solter, Emzirme Haftası kapsamında ekim ayında geleceği İstanbul’da bu iki kritik konuda seminer verecek. Çocuklardaki davranış problemlerinin her zaman geçerli bir nedeni olduğunu söyleyen Solter, sevgi dolu bir bağ ile kurulan ilişkinin, tüm sorunların üstesinden geleceğini söyledi. 

Bebekler neden ağlar?

Bebekler iki nedenden dolayı ağlar. Birincisi iletişim kurmak için ve anlık bir ihtiyaç duyması halinde ağlar. Diğer nedeni ise stres ya da geçmiş travmadan oluşan duygusal gerilimi (doğum travması ya da aşırı uyarılma gibi) atmak için. Bu stres atıcı ağlama sırasında bebekleri sevgiyle kucağınızda tutmanızı ve ağlama ihtiyacına destek olmanızı öneririm. Bunu “kollarda ağlama” yaklaşımı olarak adlandırıyorum.

Bebekler ağladığında susturmaya çalışmak içgüdüsel bir ebeveynlik davranışı mıdır?

Çoğu ebeveynlik davranışı içgüdülerden çok geçmiş deneyimlere dayalıdır. Yani anne-babanın ağlayan bebeğe yaklaşımı esasen kendi bebekliklerinde deneyimlediği ebeveyn davranışına göre şekillenir. Örneğin kendileri bebekken her ağladığında emmeleri için bir şey verildiyse, onlar da bebeklerine aynı davranışı tekrarlamaya eğilimli olacaklardır. Öte yandan eğer aileleri tarafından sevgiyle tutulup kollarında ağlamalarına izin verildiyse (anlık ihtiyaçları karşılandıktan sonra) doğal olarak bebeklerinin stres atma ihtiyacını fark edip aynı şekilde bebeklerine destek olmaya meyilli olacaklardır.

Bebeğimizin ağlama nedenini nasıl anlarız?

Bebeğin stres atmak için ağladığını varsaymadan önce anlık ihtiyaçlarını ve fiziksel bir acısı olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Ama hiçbir şey bebeği yatıştırmayacak gibiyse sadece ağlamaya ihtiyaçları olabilir. Anne-babalar stres atıcı ağlama konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığında, genelde bebeklerinin ağlamasını yanlış yorumlar. Örneğin bebek her ağladığında açlıktan olduğunu varsayabilirler. Ama anne-babalar ağlamanın stres atıcı özelliğini keşfettiklerinde bebeklerin farklı türde ağlayışlarının manasını çözmeye başlarlar. Bebeklerin davranışını daha yakından gözlemlerler ve ağlamayı daha doğru yorumlarlar.

Yaramazlık terimini kullanmayı doğru bulmadığınızı biliyorum. Buna ‘istenmeyen davranış’ diyorsunuz. Çocuklar neden istenmeyen davranışlarda bulunur?

Davranış problemlerinin her zaman geçerli bir nedeni vardır. Çocuklar üç muhtemel nedenden dolayı “yaramazlık” yapar: Ya karşılanmamış bir ihtiyaçları vardır, ya bilgi eksiklikleri vardır, ya da stres veya iyileşmemiş travma nedeniyle acı çekiyor olabilirler.

Bir ebeveyn çocuğunu ödül ve ceza olmadan nasıl disipline edebilir?

Ödül ve cezayı önermiyorum çünkü ebeveyn-çocuk bağlantısına zarar verebilir ve çocuğun başkaldırmasına sebep olabilir. Davranış sorunlarını ödül ve ceza olmadan çözmenin anahtarı, sorunun altında yatan sebepleri bulmaya bağlıdır. Ebeveynler karşılanmamış ihtiyaçların ya da acı verici duyguların bu davranışlara yol açtığının farkında olduğunda, sorunları çözmek ve hatta sorun oluşmadan engellemek mümkündür. Davranış problemleri stres ya da iyileşmemiş travmadan kaynaklanıyorsa (çoğu zaman olduğu gibi), çocuğun iyileşmesine yardım etmek en efektif çözümdür. Bu yüzden kitaplarımda çocukların doğal iyileşme süreçleriyle ilgili bu kadar fazla bilgi var.“Sağlıklı ilişki için sevgi dolu bağ şart”

“Yaramaz” çocuk yoktur, istenmeyen davranış vardır


Sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi için temel gereklilikler nelerdir?

Ebeveyn çocuk arasındaki sağlıklı ilişki için en önemli faktör güçlü, sevgi dolu bir bağdır. Ebeveynler çocuklarıyla olan bağlarını onların ihtiyaçlarını zamanında karşılayarak, (bebekken kucakta tutularak bağ kurma ihtiyacı gibi) çocuklarının tüm duygularını kabul ederek, (özellikle üzüntü ve öfke) cezalandırmayan disiplin yaklaşımı izleyerek, sevgi dolu ve oyuncu ilişkiyle güçlendirebilir.

“Yaramaz” çocuk yoktur, istenmeyen davranış vardır

Nilüfer Devecigil ve Uykusuz Anneler Kulübü organizasyonuyla 1 ve 3 Ekim’de düzenlenecek seminerler için  senayaydin@msn.com ve  (0532) 640 64 74’den bilgi alabilirsiniz.

Oyun oynamak çocuklarla olan ilişkiyi nasıl etkiler?

Belirlediğim dokuz tür ebeveyn/çocuk oyunum var. Bunlar özellikle ebeveyn/çocuk bağını güçlendirmek, davranış sorunlarını çözmek ve çocuğun travmasını iyileştirmek konusunda etkili.Bunlara “Bağlılık oyunu” diyorum. Geleneksel oyun ve sporlardan farklılar çünkü hiçbiri rekabet içermeyen, bol kahkahalı aktiviteler. Çocuklarla bu yollarla oynamak onların sevildiğini ve anlaşıldığını hissetmelerine yardımcı olur. Bağlılık oyununa ebeveynin güçsüzmüş gibi davranıp çocuk her yastıkla vurduğunda düştüğü yastık savaşını örnek verebilirim. Çocuklar genelde buna çok güler. Nihayetinde, daha nazik ve işbirlikçidirler.