Geri Dön

'Artık inandığım bir hikayeye geçtim'

Kanal D’nin sevilen dizisi “Hekimoğlu”nun oyuncularından Aytaç Şaşmaz, sözleri kendisine ait “Barındığım Hikaye” adlı şarkısı için “O benim ilk göz ağrım, kendime hediyem. İleride dönüp baktığımda beni mutlu edecek” diyor.

'Artık inandığım bir hikayeye geçtim'
ÖZLEM ÜLKÜ

 

Aytaç Şaşmaz. Henüz “emekliyorum” dediği oyunculuğuyla sevilen, beğenilen isimlerden. Kanal D’nin yeni sezon çekimlerine başlayan “Hekimoğlu” dizisinin doktor Emre Acar’ı. Şimdilerde set telaşında olan oyuncu, ilk göz ağrısı olan müzik çalışmasıyla da adından söz ettiriyor: “Barındığım Hikaye”.  Üstelik sözleri de kendisine ait. Bu vesileyle bir araya geldiğimiz Şaşmaz’la ilgili ilk söylemek istediğimiz, inanması güç de olsa 22 yaşında olduğu... Doğum tarihiyle ilgili farklı bilgiler olan oyuncu, daha bir hafta önce üflemiş yeni yaş pastasının mumlarını. Ne istediğini bilen,  “Her yılı 5 yıl gibi dolu dolu yaşamaya çalışıyorum” diyen oyuncunun öyle bir enerjisi, gülümsemesi var ki, 20 yıl sonra da 22 yaşında diyebiliriz onun için!

- Sizi oyunculuğunuzla tanısak da bugün yepyeni projeniz, şarkınızla karşımızdasınız. Neden şimdi?

Tiyatroyla tanışmadan önce hayalim şarkıcı olmaktı. Hatta Manisa’dan İstanbul’a gelmeden önce 6-7 ay kadar şan dersleri almıştım. Sonra oyunculukla kendimi bulunca, kendimi ona adadım. Pandemiyle birlikte düşünmeye, kendimize dönmeye fırsatımız oldu. Kendimce bir şey yapmak ve sunmak istedim. Bu kadar iyi tepkiler de beklemiyor, herkese güzel geleceğini de sanmıyordum ama öyle oldu. Çok şükür oldu.

- Keşke daha önce söyleseydim dediniz mi?

Demedim, her şeyin bir zamanı vardır. Yola çıkarsın, adım atarsın ve hayat sana gösterir bir şekilde. İki ay kadar arkadaşım Eren Vurdem’in evinde küçük bir odada kurduğu stüdyoda çalıştık. Çok uzun bir zamanda değil belki ama çok yoğun hazırlandık.

Artık inandığım bir hikayeye geçtim

- “Barındığım Hikaye” duygu yoğunluğu yüksek bir şarkı. Sözleri de size ait. Nasıl bir zamanda kaleme alınmıştı?

Zor zamanlardı. Bir sene önce yazmıştım. Bir kenara koyup, beklemesini istemiştim.  Sadece o zamanki hissettiklerimi dile getirmiştim. Ama pandemiyle birlikte bayramlık kostümlerini giydirip çocuğum gibi çıkardım ortaya. O benim ilk göz ağrım. İleride dönüp baktığımda beni mutlu edecek, evet ben yapmıştım diyeceğim.

- Sözler, aslında bir türlü tamamlanamama halini de anlatıyor. Bildiğimiz sandığımız birçok şeyin aslında eksik olduğunu…

Çünkü sürekli doğruyu arıyoruz ama öyle bir şey yok. Aslında o anın getirdiği duygularla yaşıyoruz. Herkesin bildiği sandığı ama yaşamadan anlayamadığımız bir durum aşk. Yarını bilemeyeceğimize göre bugünü en güzel şekilde yaşamaya çalışıyorum. Karşılıklı saygı, sevgi çerçevesinde tabii. Hayatta es geçtiğimiz çok şey var ama aşk bunlardan biri olmamalı. Eğer elinde yüreğinde ise onun değerini bilmek lazım. Son aylar, her şeyin değerini daha iyi gösterdi. İşimizin, yaşamımızın, birlikteliğimizin… Şimdi çok daha güzel bakıyorum. Daha kararlı, doğru, inandığım bir hikayedeyim. O barındığım, sığındığım hikayeden çıkıp bildiğim hikayeye geçtim.

- Başka bekleyen, sakladığınız sözleriniz var mı?

Tabii ki. Eğer 30 tane defterim varsa hepsinin kenarında köşesinde bir şeyler vardır. Sürekli karalarım. Onlar da bir gün gün yüzüne çıkacaktır; belki yeni bir şarkı belki şiir olarak.

- Peki sahne almaya nasıl bakıyorsunuz?

Yolumun oyunculuk olduğunu hissediyorum ve burada en iyi yere gelmek için çabalayacağım. Müzik de benimle olacak, ben nereye gidersem gelecek. Bir şey yapılacaksa hakkını vermek, kendini geliştirmek lazım diye düşündüğümden üzerine daha çok çalışmadan olmaz. Sonuçta profesyonel değilim, şan dersleri almaya devam etmem lazım. Bu şarkı bir yerde kendime hediyem oldu.

“KORKMAYAN İNSAN ŞANSLIDIR”

- İnsanların yaşınızı daha büyük zannettiğine dair yorumlar gördüm. Bunun sebebini neye bağlıyorsunuz?

Ben bir seneyi 5 sene gibi yaşıyorum. Yaşadığım her şeye anlam yüklerim. O yüzden öyle görünebilirim. Bir de küçüklüğümden beri çok işte çalıştım. Garsonluk yaptım, takım elbise sattım, simit sattım, maçlarda köfte sattım. Çalışmak, para kazanmak, adım atmaktan korkmamak, buralara getirdi beni. İstanbul’a da liseden sonra biriktirdiğim ufacık bir miktarla geldim ve hayat bana bunları sundu. Şükürler olsun, nasibimizde varmış diyorum.

- Bunların temelinde şanslı da görüyor musunuz kendinizi?

İnsan, hayattaki şansını kendisi yaratıyor eğer korkmuyorsa. Korkmayan insan, şansını değerlendirir. Risk alır. Benim de her şey birden önüme serilmedi. İstanbul’a geldiğimde çok düşündüm, dualar ettim, geceleri uyuyamadığım oldu. Ama o uğraşların ardından şimdi içtiğim bir kahve dahi çok kıymetli oldu.  Kendine yetme güçlüğü bulmak, müthiş. Tabii güçlü olmak için önce acı çekmek gerekiyor. Hayattan önce bir yumruk yiyeceksin ki sonrasında ben onu biliyorum, artık bana vuramazsın deyip, dimdik duracaksın. Korkan, cesaret etmeyen, duran insanlar, ilerleyemez.

- Peki, bu kararlılıkta biri olarak en büyük hayaliniz nedir?

İlk önce iyi bir insan olmak. Oyunculuk dediğimiz şey, aslında hayatın her yerinden bir şeyler bilmek, ondan bir şeyler almaya çalışmak demek. Ben, gerçek olmak, bildiklerimi paylaşmak, mümkünse öğretmek istiyorum. Konuşan çok insan var ama mühim olan bilmek. Amacım en dolu halime gelip, imza atabilmek yaşama. Evet, Aytaç da buradan geçti dedirtebilmek. Hani büyük sevgiyle, saygıyla andığımız isimler var ya, inşallah ben de öyle biri olurum. Onun için çok koşturmak gerekiyor. Zaten hayat durmayı kabul etmiyor. Ben daha yolun başındayım hatta emekliyorum. Öyle biraz tanınmakla olmaz. Hele oyunculukta hiçbir zaman “ben oldum” diyemezsiniz. Üstatlar dahi sürekli öğrenecekleri şeylerin olduğunu söylerken, biz hiç konuşamayız.

“HAYATIN DEĞERİNİ DAHA İYİ ANLADIK”

- Diziniz “Hekimoğlu” da sete çıktı. Nasıl gidiyor çekimler?

İki hafta önce başladık. Yakında inşallah yayına gireceğiz. Pandemiyle hayatın değerini daha iyi anladığımızdan olsa gerek herkes çok mutlu. O enerji herkese geçiyor. Çünkü sevdiğin işi yapmanın, hayatın bir yerinde bir arada olmanın insana kattığı çok şey var.  Bu sezonun şahane geçeceğine inanıyorum.

- Abiniz İsmail Ege Şaşmaz da oyuncu. Nasıl bir ilişkiniz var?

O her zaman yanımda. Tabii insanın kendi yolunu kendini görmesi, bulması lazım. Zorluğu hatta yalnızlığı da görerek. Bizim çok şükür iyi bir ilişkimiz var, birbirimizle çoğu şeyi paylaşırız. Doğru ya da yanlış bulduğumuz noktalar olursa söyleriz. Yaş ilerledikçe birbirimizin değerini daha iyi anlıyoruz. Aile, kardeş çok önemli değerli.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber