Geri Dön
Cumartesi“Benim de kalbimi çal” diyorlar

“Benim de kalbimi çal” diyorlar

Dördüncü albümü “Soygun Var” dün piyasaya çıkan Atiye albümle aynı adı taşıyan şarkısının eğlenceli klibinde erkeğin kalbini çalmaya çalışıyor: Genç şarkıcı “Hayatımda ilk defa bu kadar esprili tepkiler alıyorum. ‘Atiye benim de kalbimi çal’ gibi yorumlar geliyor” diyor

“Benim de kalbimi çal” diyorlar

Atiye ile yeni albümünü konuşmak üzere ile buluşuyoruz. “Sahnede bambaşka bir kimliğe bürünenlerden demek ki” diye geçiriyorum içimden. Çünkü sahnede ya da kliplerinde kıpır kıpır belki ama karşımdaki Atiye çok sakin. Yavaş yavaş, küçük küçük konuşuyor. Hatta biraz utangaç bile. Arada attığı kahkahaları da olmasa inanmayacağım Atiye olduğuna! Beni şaşırtan bir diğer şey de Atiye’nin öğle yemeği tercihi oluyor; pizza ve kola. Hem bunları yiyip hem de bu kadar iyi görünebilmesinin sırrını soruyorum hemen: “Beslenmeme dikkat etmeye çalışıyorum ama arada bir böyle şeyler de yemeden olmuyor. Önemli olan yakmak, dans ediyorum bol bol” diyor. “Akşama ben de birazcık dans edeyim bari” diye içimden geçiriyorum ve bir dilim de ben alıyorum...

Albümün ilk klibi “Soygun Var” bir süredir dönüyor. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Çok güzel tepkiler geliyor. Hayatımda ilk defa bu kadar esprili tepkiler alıyorum. “Atiye benim de kalbimi çal” gibi yorumlar geliyor Twitter’dan. Hem klibimi hem fotoğraflarımı Nihat Odabaşı çekti. “Soygun var” bir cover, Hindistan’dan bir şarkıydı aslında, biz de Türkçe sözlerini yazdırdık Murat Güneş’e.

Ne zamandır çalışıyorsunuz bu albüm için?

Kasım ayından beri çalışıyoruz İskender Paydaş ile birlikte. Bayağı uzun bir çalışma oldu. Hayranlarımı da biraz beklettim, en son iki sene önce bir albüm çıkardım ama çok iyi olsun istedim. Besteci kimliğim ön planda diyebiliriz bu albümde. Bu benim için çok önemli çünkü şarkılarım hep kendimden olsun istiyorum. O yüzden kendi bestelerimi yapmayı çok seviyorum. Tabii ki çok değerli müzisyen ve söz yazarı arkadaşlarımdan yardım alıyorum. Ama onlardan aldığımda bile şarkı sözlerini bana uysun istiyorum ki hep hissederek söyleyebileyim.

Kendi bestelediğiniz şarkılar daha faklı oluyor mu sahnede veya stüdyoda söylerken?

Şunu fark ettim ki kendi bestelerimi daha çok duygu katarak söyleyebildim.
O anda belki çok fark etmedim ama şu an dinlerken anlayabiliyorum bunu. Tabii bütün şarkılarımı çok seviyorum, hepsi birbirinden güzel oldu, bu da zaten amacımızdı. Normalde üç-dört şarkı güçlü olur albümde ama bu albümde bütün şarkılar güçlü olsun
ve gerekirse bütün şarkıları kliplendirebilelim istedik. Bunu da başardığımıza inanıyorum.

“Farklı tarzları denemek benim parmak izim”

Albümde bir de Nazan Öncel şarkısı var; “Uyan da Gel”. Onunla çalışmak ayrıcalık olsa gerek...

Kesinlikle! “Uyan da gel” ilk dinlediğimde çok hoşuma gitti. Daha önce çalışmıştım Nazan Öncel ile “Atiye” albümümde. Hatta ben ilk konserlerimi Nazan Öncel ile vermiştim. Onun bir turnesi vardı 2007 yılındaydı, ben ön grup olarak turneye çıktım. Orada tanıştık. İlk defa onunla birlikte sahneye çıkmış oldum. Çok heyecanlıydım tabii o zamanlar. Bir de Nazan Öncel’in sayesinde İskender Paydaş ile tanıştım. O zamandan beri de İskender Paydaş ile çalışıyorum her albümde. Bundan sonra da öyle devam edecek diye umuyorum. İskender benim hayatımda çok önemli bir yere sahip. Benim müziğimi en çok anlayan ve çok iyi yere taşıyan isimlerden biri.

Bestesini kendiniz yaptığınız şarkılarda birbirinden farklı sesler var; Arap ezgiler de var elektronik de...

Farklı şeyler yapmayı, farklı tarzları bir araya getirmeyi çok seviyorum. Bu albümde de öyle bir durum var. Oryantali de elektroniği de rock’ı da çok seviyorum. Farklı tarzları denemeye her zaman devam edeceğim. Bu aslında benim parmak izim diyebiliriz.

Emre Aydın ile düetiniz var bir de albümde. Dinler miydiniz Emre Aydın’ı?

Rock müziğe ilgim var uzun zamandır. Emre Aydın da çok beğendiğim bir isim. Aynı zamanda dostluğumuz da var. Şarkı ortaya çıktıktan sonra bu aslında düet olabilir diye düşündüm. Emre’ye dinlettim şarkıyı. Onun da çok hoşuna gitti, o da hissetti şarkıyı. Sonra beraber okuduk stüdyoda.

Başka kimleri dinlersiniz?

Duman, Athena, Nil Karaibrahimgil, Teoman, Bora Uzer, Göksel... Duman konserlerine gitmeyi çok seviyorum, çok eğlenceli oluyor çünkü ben de dahil herkes ezbere biliyor şarkıları ve bağıra bağıra söylüyor.

“İstanbul’da mutluyum”

Bir İstanbul’dasınız, bir Almanya’da, bir Hollanda’da... Zor olmuyor mu?

Küçüklüğümden beri taşınmak zorunda kaldığımız için böyle bir hayata alışkınım, hiç yorucu gelmiyor bana. Hatta seyahat etmeyi çok seviyorum. Yaptığım
iş tam bana göre çünkü konserlerim sayesinde bir sürü şehri görüyorum. Ülkemizin en güzel yerlerine de gittim
ve bu beni çok mutlu ediyor.

Buradaki hayatınız mı, oradaki mi?

Hollanda’da ve Almanya’da akrabalarım var. Ailemin bir kısmı orada yaşıyor. O yüzden orada bir köküm var diyebilirim. Oraya gidince mutlu oluyorum. En yakın arkadaşlarım da Almanya’da oturuyor. Ama ben İstanbul’da çok çok mutluyum. Burada kalmayı planlıyorum. Benim evim burası.

Yurt dışından kendinize örnek aldığınız isim?

Örnek aldığım bir sanatçı yok da bir sürü sanatçıyı beğeniyorum. Onlardan da esinleniyorum. Michael Jackson bunlardan bir tanesi, şarkıları ve inanılmaz dansıyla...

“Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” diyorsunuz bir şarkınızda. Sizin tasavvufa ilginiz var mı?

Bu şarkının sözleri babam Orhan Yılmaz’a ait. O bayağı meraklıdır.

“Birinden hoşlandığımda söylerim; oyun oynamayı sevmem”

Genelde böyle pizza-kola beslenmiyorsunuz herhalde. Böyle beslenip de güzel görünebiliyorsanız bize de söyleyin sırrınızı.

Dikkat etmeye çalışıyorum beslenmeme. Genel olarak sağlıklı besleniyorum diyebilirim. Ama arada bir de bu tarz şeyler yemek gerekiyor. Öteki türlü yapamıyorum. Çikolatayı da çok severim. Yaktığınız sürece sorun yok aslında. Ben çok dans ediyorum. Dans etmediğim zamanlarda da spor yapıyorum.

Cilt bakımına meraklı kadınlardan mısınız?

Yok, hiç; sıfır. Kuaföre gitmeyi de sevmiyorum. Hatta kuaförüm kızıyor bana “Niye bakım yaptırmıyorsun?” diye. O konuda biraz tembelim. Bir tek gündüz çok makyaj yaptıysam eğer akşam cildimi temizlerim.

“Modayı takip ederim, alışverişi sevmem”

Modayla da aranız iyi galiba? Kimleri seversiniz?

Evet, modayı takip etmeyi seviyorum. Zeynep Tosun, Zeynep Erdoğan, Selim Baklacı en sevdiğim yerli tasarımcılarımız.

Alışverişi sever misiniz?

Alışverişi de sevmem! (Gülüyor) Çok sevdiğim bir marka olur, oraya giderim, 10 dakika içinde sevdiğim ürünleri toplar çıkarım mağazadan. Öyle saatlerce gezemiyorum çünkü kıyafetleri denemeyi sevmiyorum. Deneme kabinlerindeki aynalar çok çirkin oluyor. Alexander Wang en sevdiğim tasarımcılardan mesela ama her şeyin marka olması gerekmiyor benim için.

Boş zamanınızda ne yaparsınız?

Boş zamanlarımda evde dinleniyorum. Arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. Film seyretmeyi çok severim, sinemaya da giderim, evde DVD de izlerim. DVD’lerle dolu kocaman bir dolabım var. Hayvanları çok seviyorum; iki tane kedim var, bahçede besliyorum. Bir kedimiz yavruladı, onlara bakıyorum.

“Soygun Var” klibinde bir adamın kalbini çalmak için numaralar yapıyorsunuz. Siz kalp çalmak için ne yaparsınız?

Ben aslında net bir insanım. Düşüncelerimi, duygularımı kolayca paylaşabilen; birinden hoşlandığımda bunu ifade edebilen insanlardanım. Oyun oynamayı sevmem. Yine de bunu klipte de olsa yaşamış olmak güzel bir deneyim oldu.

“Sadece şarkı söylersem bir şeyler eksik kalır bende”

Türkiye’deki hem dans edebilen hem de şarkı söyleyebilen nadir müzisyenlerden birisiniz. Çok rastladığımız bir durum değil bu. Siz ne düşünüyorsunuz bununla ilgili?

Ben sadece kendim için konuşabilirim. Ben müziği ve dansı birbirinden bağımsız hayal edemiyorum. Onlar benim için bir bütün. Öyle büyüdüm ben. Dans ve müzikle bir arada hayal ettim kendimi sahnede. O yüzden çok önem veriyorum danslarıma, koreografilerime, dansçılarıma... Bu iş için çok vakit ayırmayı seviyorum ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Sahneye çıkıp sadece şarkı söylersem bir şeyler eksik kalır bende kesinlikle. Şarkılarımı yaparken hep sahneyi, danslarımı, klipleri hayal ediyorum. Müzikleri, altyapıları ona göre yapıyoruz.
Hem beni hem insanları dans ettirsin istiyorum.