Geri Dön
Cumartesi“Benim iki değil, üç elim var”

“Benim iki değil, üç elim var”

Uzun yıllardır üzerinde çalıştığı cerrahi robot kol projesinde son aşamaya geldiğini söyleyen endoskopik cerrah Opr. Dr. Yakup Avşar “Benim iki değil, üç elim var” diyor

“Benim iki değil, üç elim var”

Söz konusu fiziksel görünüşleriyse artık kimse kaderine razı olmuyor… Eskiden parası olan Amerika’ya İngiltere’ye tedaviye giderdi. Şimdi zenginlerimiz de şifayı memleketlerinde arar oldular. Üstelik Avrupalılar arasında da Türkiye’yi tercih edenler azımsanmayacak ölçüde. Tıp dünyasındaki medarıiftiharlarımızdan biri de Yakup - Dilek Avşar çifti. Opr. Dr. Avşar’ı farklı kılan biraz da hobileri, yaptığı heykeller ve yüzükler. Öyle ki, heykellerini yaparken ilham aldığı 3D maskeyi geliştirip, arkasından ameliyat sırasında ihtiyaç duyduğu 3’üncü kol fikrine yoğunlaşmış. Avşar çifti, eşlerin birlikte çalışması zordur inancını ters yüz etmiş iki bilim insanı. Dilek Avşar, daha çok karın germe, genital estetik ve yağ tedavileri üzerinde çalışırken eşiyle birlikte araştırmalara da katılıyor. Karı-koca “Birbirimizi tamamlıyoruz, iyi bir ekibiz” diyor.

“Benim iki değil, üç elim var”

Dünyanın her tarafından hastanız var. Bunu nasıl başardınız?

Gereksiz ameliyatlardan kaçınırım. Fazla kesmeden, iz bırakmayan ameliyatlar yapıyoruz. Göğüs büyütme, yüz ve şakak germe, burun ve popo ameliyatlarında endoskopik çalışma yapan çok az doktor var. Hele burunda hiç yok. Çünkü endoskopi dünyası çok farklı.

Cerrahi kol nasıl doğdu?

Tasarım ruhunu seviyorum. Yaratıcılık gerektiriyor. Estetik için önemli. Faydalı ve eşi olmayan tasarımlar benim için önemli. Mesleğimin ilk yıllarında robot kol çalışmasına başlamıştım zaten. Tasarımı yapılmış kolların eksiklerini gidermek, bir organa zarar vermesini önlemek için çalışmaya başladım.

Diğer cerrahi kollardan farkı ne?

Geldiğimiz noktada yapımı tamamlanmak üzere. Bizim yaptığımız robot kolun uçları çok hassas. Bugüne kadar tasarlanmış kollar var ama işlemi henüz yapamıyor. Endoskopik kolun görevi mikro kamerayı taşımak. Bu kol benim üçüncü elim olacak. Bir işi iki elle yaparsınız. Üçüncü elin de size yardım etmesi ise elbette ki harika!

Bu kolu hayata geçirmeniz çok zamanınızı aldı mı?

Uzun yıllar çalıştım ama değdi. Bitmesine çok az kaldı. Yakında piyasaya süreceğim. Bu kolu bekleyen çok sayıda operatör var.

Genç doktorlarımıza söyleyeceğiniz bir şey var mı?

Yeni buluşlar konusunda gençlere çok iş düşüyor. Var olan mevcut teknikleri geliştirmek gerek. Yeni buluşlara ihtiyaç var.

“Benim iki değil, üç elim var”

Yurt dışında bu kadar tanınmanızı neye bağlıyorsunuz?

Hasta memnuniyeti diyebilirim. Bir hasta diğerini getiriyor. Azerbaycan ve Avrupa’dan, İngiltere’den çok hastamız var. Özellikle Azerbaycanlılar estetiğe meraklı.

Başka ülkede sağlık servisi alma trafiği Türkiye’ye doğru yönelmiş gibi, ne dersiniz?

Evet. Eskiden Almanya’yı tercih ederlerdi. Şimdi Türk doktorları tercih ediyorlar. Örneğin İranlılar da Amerika’ya çok giderdi şimdi onlar da bize geliyor. Ayrıca, Türkiye’de sağlık turizminin gelişmesinde teknolojik imkânlarımızın da rolü var. Her türlü teknolojiye sahibiz.

Hasta size geldiğinde yapılacak ameliyattan sonraki görüntüsünü 3D maske sayesinde görebiliyor değil mi?

Evet, bu hastalarımız için çok önemli ve hassas bir konu. Ameliyat sonrasında nasıl olacağını görebilmek... Hastanın endişelerini ve korkusunu minimum düzeye düşürüyoruz. Hastaya yaptığımız ameliyat öncesi sunumlarımız tüm dünyanın dikkatini çekiyor.

“Benim iki değil, üç elim var”

Tıp dünyasında bir ilk olacak gibi…

Evet. Yıllardır hastalara ameliyat sonrası nasıl görüneceklerini göstermek için özel kalıplar yapıyordum. Bu da zaman alan bir çalışmaydı. Daha pratik bir yol arayışına girince şu an kullandığımız 3D maske çıktı ortaya. Renkli ve üç boyutlu baskı teknolojisi…

Bu kolaylık sizi iş yükünden kurtarmış mı oldu?

Evet. Ameliyat öncesi ve sonrası için çığır açıcı bir teknik oldu. Dünyada hiçbir cerrah bizden önce bu uygulamayı yapmamıştı. Böylece biz bir ilki başarmış olduk.

3D maskeyi nasıl yapıyorsunuz?

Ameliyat öncesi konsültasyon sırasında, hastanın üç boyutlu tarayıcı teknolojisiyle görüntüsünü alıyoruz. Taramanın ardından birlikte tasarım konusunda karar veriliyor. Ardından görüntüler bilgisayar ortamında üç boyutlu programlar yardımıyla oluşturulup üç boyutlu yazıcıya transfer ediliyor; renkli ve gerçek boyutta olan kişinin yüzey anatomisi maske halinde gösteriliyor.

Mikro kesme yöntemiyle de öne çıkıyorsunuz. Rinoplasti hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bir cerrah için en özel operasyonlardan biri. Ameliyatlarda dediğiniz gibi kendi geliştirdiğimiz mikro motor başlıklarıyla burun dışında iz bırakmadan, kemiği kırmadan şekillendirmemiz ve nefes problemini gidermemiz tek operasyonda mümkün. İyileşme çok hızlı; eskisi gibi şişme ve morarma söz konusu değil. Endoskopik cerrahi sayesinde tampon da koymuyoruz.

“Benim iki değil, üç elim var”

Erkekler estetiğe çok meraklı...

Hastalarınızın cinsiyeti konusunda ne söyleyeceksiniz? Mesela erkek hastalarınız çok mu ya da az mı?

Erkekler de estetiğe çok meraklı. Neredeyse kadınları geçiyorlar. En çok burun, karın bölgesi, liposuction istiyorlar.