Geri Dön
Cumartesi“Bilinçli tüketim içimize işledi”

“Bilinçli tüketim içimize işledi”

Fashion Week Istanbul’da “Tuvanam” markasıyla yer alan Tuvana Büyükçınar, “Modayı tüketen taraf daha seçici, tasarlayan tarafsa çok daha bilinçli” diyor

“Bilinçli tüketim içimize işledi”

Özlem Ülkü

Tuvana Büyükçınar, 90’ların sonunda adım attığı moda dünyasında “Tuvanam” markasıyla adından söz ettiriyor. Bu yıl ikinci kez dijital platformda düzenlenen Fashion Week Istanbul’da Sonbahar/Kış 2021-2022 koleksiyonunu sergileyen modacı, kozadan çıkışı anlattığı, yeni dünyaya merhaba dediği defile videosunda aslında özlediğimiz korunmasız düzene de bir hatırlatma yaparak umut aşıladı. Pandemiyle birlikte oluşan yeni dünya düzenine uyum sağlayan, günün her saatine eşlik edebilecek fonksiyonel parçalara yer verilen 23 look’tan oluşan koleksiyon kapsamında Büyükçınar’la konuştuk.

Pandemi koşullarında Fashion Week Istanbul’a hazırlık süreci nasıl geçti?

2009’dan bu yana düzenlenen ve uluslararası moda haftaları takvimlerine girmeyi başarmış Fashion Week Istanbul, ülkemiz hazır giyim ve moda endüstrisinin global tanıtımı için mevcut en güçlü değer. Biz de ‘Tuvanam’ olarak bu değerin bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz. İkinci kez dijtal olarak düzenliyor evet daha tecrübeliyiz ama biz ilk kez yapıyormuşuz gibi büyük bir heyecan taşıyoruz. Hazırlık süreci pandemi koşulları sebebiyle zorlu ve stresliydi. Gerek malzeme temini ve süreleri açısından gerekse de üretim kapasiteleri açısından aksaklıklar yaşandı. Yaklaşık 4 aylık bir süreçti. Modern toplumun gücünü gösterdiği teknolojiyle birlikte farklı bir düzene uyumlanmayı ve değişimi ilham olarak aldık. Yeni dünya düzeniyle uyum sağlamış sadece belirli kalıplarda kalmadan günün her saatinde kullanılabilecek fonksiyonel parçalara yer verdiğimiz koleksiyonda sürdürülebilirliği ön planda tuttuk. 3 boyutlu hologramik ve degrade geçişli payet, lurex, saten, kadife, hayal tül, tafta kumaşlarla hazırladığımız koleksiyonda bazı look’larda kumaşın önüne geçmeyen minimal işleme detaylarına yer verdik.

“Bilinçli tüketim içimize işledi”

Bu koleksiyonunuzu diğerlerinden farklı kılan nedir?  Kimlere, nasıl bir tarza hitap ediyor?

Dünyayla beraber deneyimlediğimiz bu zorlu süreçte, her şeye rağmen bir umut doğurması. Geçmişe duyulan özlemi hayal gücünüz ve aksesuarlarınızla destekleyerek günün her saatine uyarlayabilme lüksümüz, tek parça tasarımlar yerine ikili takımlarla uzun süreli kullanım, günün her saatine uyarlayabileceğiniz malzeme, kesim ve detaylar ile yeni dünyaya merhaba deme duyguları... Zaten moda yıllardır birbirini tekrar ederek çıkmaz bir noktaya gelmişti. Her şeyden çok fazla olmakla beraber eskiden sezonlarda saydığımız trendlerin yerine her markanın kendi trendleri yer almış, akıl almaz bir tüketim yüzünden hızlı moda, dünya moda devlerinin önüne geçmişti. Şimdi doğaya karşı sorumluluğumuzla bilinçli tüketme algısı benliğimizin derinlerine kadar işledi. Modayı tüketen taraf daha seçici, tasarlayan tarafsa çok daha bilinçli olarak iç güdülerimizle yaşıyoruz artık.

İnsanların evlerinde daha fazla zaman geçirmeye yöneldiği bu dönemde sizce moda kavramı hayatımızın neresinde duruyor?

Herkes gibi benim için de moda kavramı tabii ki ikinci planda kalmıştı ilk başta. Ancak hayatını buna adamış bir tasarımcı olarak asla köklerinden kopmadım. Benim en büyük avantajım farklı alanlarda tasarım yapabilmek olduğu için, ev modası ve ev tekstili konusunda da çalışmalarım devam etti. Modada yavaşlayan tempomun yerini evlerde vakit geçirdiğimiz için, herkesin evlerine gösterdiği özenin artmasıyla 3Moms ve 3Homes aldı. Ama hepimiz biliyoruz ki bu süreç de geçecek ve yine eski hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz veya başka tehditler olsa dahi onlarla yaşamayı öğrenmiş olduğumuz için belki çok iddialı moda fonksiyonunu yitirecek, ancak  insanın kendini iyi hissetmesi için iyi giyim, kalite her zaman hayatımızın mihenktaşı olacak. Şunu unutmamalıyız, hepimiz bir şok bir ilki yaşıyoruz dolayısıyla içinde hapsolduğunu düşündüğümüz evleri cennete çevirmek birinci öncelik oldu. Ev modası, casual giyim, pijama ve iç çamaşırı sektörlerinde hayatlarının en büyük hareketini yaşadı. Sosyal medyanın hayatımızdaki varlığı sayesinde de o alanlardaki yarış asla bitmedi bir eşofman takımı alıyorsanız beş takım alıp farklı eşofmanlarla yine göz önünde olma yarışı devam etti, edecek gibi de gözüküyor. Ben bunların hemen geçeceğine inanıyorum. Günün sonunda gerçek hayatımız kazanacak, moda kazanacak ve sonunda da eskiye döneceğiz.

“Bilinçli tüketim içimize işledi”

“İmkânsız nedir bilmedim”

1999 yılında adım attığınız sektörde, 2005 yılından bu yana “Tuvanam” markası ile devam ediyorsunuz. Bunca zamanın size öğrettikleri için neler söyleyebilirsiniz?

Kendimi şanslı olanlardan sayıyorum çünkü daha gencecikken, cesaretinizin doruklarındayken, yola atılmak en büyük şansımdı. Tabii ki beni ben yapan disiplinim, ailemin bana kattığı vizyon, yaşamım, beni ben yapan her türlü detaydı... Hep derim Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisiydim ancak hayat okulu mezunuyum diye. Üretimin hatta tüketiminin her aşamasında bulundum, dolayısıyla birçok olumsuzluğa çözüm üreten bir yapıda oldum. İmkansız nedir bilmedim, hep hayallerimin peşinden gittim gitmeye de devam ediyorum beni ben yapan da o sanırım.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler