Geri Dön

Geleceğin tarihini yazdı

Geleceğin tarihini yazdı

Geleceğin tarihini yazdı



Geleceğin tarihini yazdı


Yüz yıl sonra neler olacak? Dünyada neler değişecek? Amerika süper güç olmaya devam edecek mi? Türkiye Avrupa Birliği’ne girebilecek mi? Hayatı kolaylaştırmak için nasıl ürünler icat edilecek, bu ürünlerin reklamı nasıl yapılacak?
Burak Özdemir "Yıl 2binyüz2" adlı kitabında işte bu sorulara cevap arıyor. Türkiye’nin birçok büyük markası için konumlandırma projeleri, pazarlama taktikleri geliştiren stratejist Burak Özdemir yarı şaka yarı ciddi 100 yıl sonranın Türkiye’sine gidiyor, hem o zamanı hem de 100 yıl sonradan bakarak bugünleri anlatıyor.

100 yıl sonrayı tasarlamak ve oradan bugünlere bakmak nasıl aklınıza geldi?
Birdenbire ortaya çıkan bir fikir değil bu. Zincirleme reaksiyon gibi, basamak basamak gelişti. Zaten hep Türkiye’nin tarihle fazla iç içe yaşayan bir ülke olduğunu düşünürdüm. Biraz da geleceğe baksak derdim. Bu kitabı oturup yazmamı sağlayan şey ise magazin programları oldu.

İzler misiniz magazin programlarını?
Epey izledim. Bir dönem ağır strateji, felsefe kitapları okuyordum. İnsanın beyni kilitleniyor bu ağır kitapları okurken. Dinlenmek için TV izliyordum. Haber ya da film izlemek çok dinlendirici değil. Yine düşünmek gerekiyor. Sonra bir gün magazin programına rastladım. Bir baktım başım hiç ağrımıyor, beynimi kullanmadan takip edebileceğim bir program. İyi geldi.

Peki, 100 yıl sonradan günümüze bakma fikri nasıl oluştu?
Çünkü bu programları izledikçe şaşırdım. Dünyanın her yerinde magazin var. Fakat burada, içerik garip geldi bana. Ben bu izlediklerime şaşırıyorsam, kim bilir benim çocuğum, hatta torunum nasıl izler bunları diye düşündüm. Kitabın kahramanı Şevk@’in perspektifi biraz böyle oluştu.

Kitapta 2102 yılının reklamlarında kullandığınız dil 50’lerin Türkçesini hatırlatıyor; izdivaç falan...
Trendlerin yaşam eğrileri vardır. Şu anda Türkçe konuşurken araya İngilizce kelimeler serpiştirmek moda. Bu trendin de bir doyma noktası olacağını düşünüyorum. Sonra eskiye dönüş yaşanacak. Eski kelimelerle konuşmak trendy olacak. Sadece dilde de değil, diğer alanlarda da bugün çok demode bulduğumuz şeyler öne çıkabilir. Tabii bu fantastik bir kitap. G-9’da Kırkpınar güreşi yapılıyor mesela kitapta.

Kitabın kahramanı astro-arkeolog Şevk@, Türkiye tarihinde bir kara delik olan 1990-2010 yılları arasına ait Televole tabletlerini, yani kasetlerini ele geçirince huzurlu hayatı kabusa döner. Yine de görev aşkıyla araştırmasını sonuna kadar götürür Şevk@ ve "PopTürkler" raporunu hazırlar. Raporda, 1990-2010 yılları arasında Türkiye’ye yön veren tanrılar ve tanrıçalar ayrıntılı şekilde incelenmiştir.

Cinsel Piyasa Tanrısı: Estetya
Uğruna çok sayıda cerrahi merkez ve alışveriş tapınağı dikilen Estetya, sentetik güzelliğin tanrıçasıydı. Kazılarda ortaya çıkarılan çok katlı alışveriş merkezi kalıntısı Akmerkhis’in o devrin görkemli tapınaklarından biri olduğu tahmin edilmektedir.

Şöhret Tanrıçası: Midya
Bir diğer alışveriş tapınağı Kapithol yakınlarında yürütülen kazılarda, gördükleri tablo karşısında dehşete düşen astro-arkeologların gözleri dolmuştu. Elemeler yoluyla seçilen 20 midyatör genç bir eve kapatılmış ve birbirleriyle 18 hafta boyunca dövüştürülmüştü. Ünlü bir Türk sosyolog dönemi "görünürlük çağı" olarak adlandırmıştı. Görünenlerin var, görünmeyenlerin ise yok sayıldığı bir ortamda, şöhret çok önemli bir değerdi.

Alışveriş Tanrısı: Nemarka
1983-2010 dönemi Türkiye’de tüketim toplumu olmanın keşfedildiği yıllardı. Bu yıllarda tüketim veba benzeri bir salgın gibi yayılmıştır. Öyle ki asgari ücretle geçinen kimi cesetlerin üzerinden Parlamento sigaralarının çıkması arkeologların bu tezini doğrulamaktadır. Bu topraklardaki "indirim" kavramının kullanımını çözmek ise henüz mümkün olmamıştır. "Kredi kartında sıfır komisyon, peşin alımlarda yüzde 10 indirim"in, gerçekte kredi kartına yüzde 10 komisyon uygulamaktan farklı olmadığının tüketici tarafından neden algılanmadığı anlaşılmamıştır.

Şans ve Bereket Tanrısı: Totlo
Tüketime giden yolda üretim açığını Totlo’nun verdiği umut sanal olarak kapardı. "Zengin olmam an meselesi" sanrısı herkesi kaplamıştı. Öldüğünde cebinde bir otobüs bileti ve 3 milyon lira bulunan kişinin yüzünde "Zengin olmam an meselesi" ifadesi bulunurdu.

İletişim Tanrıçası: Dedykoda
1990-2010 yılları arasında iletişim çok önemli bir unsurdu. Bu çağda en güvenilir gazete de Fısıltı gazetesi idi. Dedykoda’nın işbirlikçi tanrısı "bir kısım" Midya’ydı. Midya, Dedykoda’ya yardım edeceği zaman "söylenenlere göre", "bir yetkili", "yakın çevresine anlattığına göre" gibi klişeler kullanır, zemin hazırlardı.

Değişime Direniş Tanrısı: Göreneka
Göreneka tutarlılık sembolü önemli bir sanrısal tanrıydı. Göreneka ülkesini o kadar seviyordu ki onu geliştirecek her rüzgarın karşısındaydı. Göreneka sanrısal tanrıların en tehlikelisiydi.

AB, Türkiye’ye muhtaç
Türkiye, Avrupa Birliği’ne giriyor ama 2060’larda birlikten ayrılıyor. Çünkü Türkler, yaşlı Avrupa nüfusunu daha fazla sırtlarında taşımak istemiyorlar. Bu ayrılık kararı Avrupa’da müthiş bir üzüntü yaratıyor. "Kullanıldık" diyor Avrupalılar, "Aynı kıtanın insanlarıyız. Türkiye, birliği terk etme kararı verirken Avrupa halklarının halinin nic’olacağını acaba düşündü mü?"

Kırkpınar güreşleri G-9’da
2070’lerde G-9 zirvesinin açılış seremonisinde Amerika Başkanı ile Çinli başkan güreş tutuyor ve dünyada Türkleşme akımına öncülük ediyorlar.

İZLE ÖDE RÜYALAR
Ömrünüzün üçte biri uykuda geçiyor. Uykularınızın çoğu ise boş geçiyor. Üye olun, yatmadan istediğiniz rüyayı seçin.
***
Genelev Medeniyet Merkezi iftiharla sunar:
KOZMİK HATUN 78 NEWBAHAR
Hizmette tabuya yer yoktur.
***
Dünyaya bir kere gelinir. O halde bu keyfi tek bir kişilikle sınırlamak niye? Şizofren olmak artık elinizde. Bekleyin...
**
Haşmet Nazar Kalkanları
Sizi kem gözlü dünya vatandaşlarının görsel şerrinden korur.
***
Gömleğin kolalısı, kalçanın kırışıksızı makbuldür. Buharlı selülit ütüsü için bizi arayın.
***
Yattığınız yerden onlara kim olduğunuzu gösterin. Mezarbaşı kiosklarıyla hayatınızın film karelerini başucunuza gelenler de izlesin.

Chip-tir ol git: Karşı tarafa, bilgi birikimini de yanına alarak dış göçte bulunması çağrısı.
Offline herif: Dış dünyayla irtibatı zayıf kimse.
Domain’i bozuk adam: Gen haritası belli belirsiz kişilik.
Yürü git, JPEG oğlu JPEG: Façalı görünümlü, sinir bozucu kimse.
CD’yi çizdirmek: Konuşurken fazla tekrar yapmak.






















Polis sirenini duyunca dünyaları şaştıAntalya'da evlerinin önünde kaykay yapan iki genç, polis aracı sirenini duyunca sokaktan eve kaçtı. Görüntüyü çeken baba, o anları kameraya kaydederken çocukların düşmesiyle kahkahaya boğuldu. Ve o anları sosyal medya hesaplarında paylaştı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber