Geri Dön

Haute couture çağa ayak uydurdu

Kimi film çekti, kimi fotoğraf albümü hazırladı, kimi de defilesini TikTok üzerinden yayınladı. Tarihin ilk dijital haute couture haftasından öne çıkanlar burada

Haute couture çağa ayak uydurdu
Ayşim Özgür

Türkçeye “yüksek terzicilik” olarak çevirebileceğimiz “haute couture”ün babası olarak anılan Charles Frederick Worth, ilk couture evini 1858’de Paris’te açmıştı. Ardından Haute Couture Sendikası (Chambre Syndicale de la Haute Couture) kuruldu ve bir kıyafete “haute couture” denilebilmesi için modaevlerinin uyması gereken bazı kurallar belirlendi. Örneğin modaevinin atölyesinde tam zamanlı çalışan en az 20 kişi olmalı ve her yılın ocak, temmuz aylarında minimum 35 parçadan oluşan iki koleksiyon çıkarabilmeliydi. Bugün hâlâ haute couture dünyasında bu kurallar geçerli. Fakat koleksiyonların sunum biçimlerinin de, hedef kitlenin alışveriş alışkanlıklarının da çok değiştiği kesin.

Dijital haute couture haftası

Bir zamanlar, herkesin üzerinde görülebilecek kıyafetleri istemeyip yalnızca en usta terzilerin, en lüks malzemelerle diktiği kişiye özel elbiselerin peşine düşen varlıklı kadınlar, kapalı kapılar ardından kendilerine sunulan haute couture modelleri arasından seçim yapardı. Hatta bir müşteri çok özelse, sunum için evine gidildiği de olurdu. Zamanla koleksiyonların hepsi aynı hafta tanıtılmaya başlandı ve bugünün “haute couture moda haftası” doğdu. Elbette bunun sonucunda da ilgi çekmek ve adından bahsettirmek isteyen modaevleri, kıyafet konusunda olduğu kadar sunum konusunda da yaratıcılıklarını konuşturmaya başladılar ve defileler set tasarımlarıyla, müzikleriyle, ışıklarıyla birer sahne şova dönüştü. Ta ki Kovid-19 sebebiyle şovların düzenlenemediği bu haftaya kadar! Bu hafta modaevleri en ihtişamlı ve lüks koleksiyonlarını yeni yöntemlerle tanıtırken, modaseverler de tarihin ilk “dijital haute couture haftası”na şahit oldular. Bakın kim, çağa nasıl ayak uydurdu.

Haute couture çağa ayak uydurdu



Seine Nehri üzerinde defile

Balmain’in kreatif direktörü Olivier Rousteing, markanın 75’inci kuruluş yıl dönümüne denk gelen haute couture şovunu Seine Nehri üzerinde yol alan bir teknede düzenledi ve defilenin en özel anları TikTok üzerinden canlı yayınlandı. Yalnızca özel müşterilerin girebildiği atölyelerden binlerce kişinin canlı izleyebildiği TikTok yayınına uzanan bu haute couture hikâyesi dünyanın ne kadar değiştiğinin kanıtı gibiydi.

Masalsı bir film

Kreatif direktörlüğünü Maria Grazia Chiuri’nin yaptığı Dior, 2020-21 Haute Couture koleksiyonunu İtalyan yönetmen Matteo Garrone’nin çektiği kısa bir filmle tanıtmayı tercih etti. Yunan mitolojisinden ilham alan “Le Mythe Dior” adlı masalsı filmin başrolünde; orman perileri, denizkızları ve onlara Dior couture kıyafetlerin minyatür versiyonlarını taşıyan Dior elçileri var.

Mutluluk aşısı

Haute couture koleksiyonunu dijital fotoğraflarla tanıtan bir diğer tasarımcı da Giambattista Valli oldu. Haute couture müşterilerinin yüksek beklentilerini, “Bana gelen kadınlar benim elimden çıkabilecek olanın en iyisini istiyor” sözleriyle ifade eden Valli, koleksiyon fotoğraflarına bonus olarak süper model Joan Smalls’un yer aldığı bir video eklemeyi de ihmal etmemiş. Rengârenk ipekler, tütüler, dev fiyonklar ve tüylerle bezeli koleksiyon, zor geçen ayların ardından bakanlara mutluluk aşılıyor.

Punk prensesler

Karl Lagerfeld’in ardından Chanel’in kreatif yönetimini ele alan Virginie Viard, bu haute couture koleksiyonuyla ustasına selam yolluyor ve onun çizgilerinden ilham alıyor. “Koleksiyonu hazırlarken eksantrik kızlar hayal ettim” diyen Viard; tüvit, tafta gibi klasikleşen Chanel materyallerini punk akımının asi havasıyla birleştirmiş. Normal şartlar altında Chanel defileleri Paris’teki Grand Palais binasında birbirinden yaratıcı defilelerle sunulurdu. Bu defa koleksiyon Mikael Jansson’un çektiği dijital fotoğraflarla tanıtıldı.

Magazin Haberleri Bülteni (5 Ağustos 2020)İşte magazin gündeminin öne çıkan başlıkları...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber