Geri Dön

Hazer Şef’in yeni lezzet durağı: Zekiye

Hazer Amani, kendi deyişiyle; esnaf lokantasını çağrıştıran ama daha özenli tabaklar ve sunumlarla öne çıkan bir ev yemekleri mekânı açma hazırlığında. Mekana da 10-12 yaşlarında yemek yapmayı öğrendiği anneannesinin adını vermiş.

Hazer Şef’in yeni lezzet durağı: Zekiye
ZEYNEP KAKINÇ

 

Hazer Amani ülkemizin önde gelen yıldız şeflerinden. Özellikle son yıllarda ulusal ve uluslararası pek çok organizasyonda yer alan, dünya gastronomisine yönelik bilgi birikiminin yanı sıra Anadolu mutfak kültürünü çok iyi araştıran ve bu anlamda yapılan pek çok projeye destek olan sektörün en deneyimli isimlerinden biri. Amani, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek sokak lezzetlerini restoran konseptinde sunan Fireroom’u açmıştı. Kısa zamanda lezzetseverlerin ilgi odağı olan Fireroom, Bebek, Maslak ve Ataşehir’de hizmet vermeye devam ediyor. Hazer Şef şu günlerde harıl harıl yeni bir yer açmaya hazırlanıyor. Kendi deyişiyle; esnaf lokantasını çağrıştıran ama daha özenli tabaklar ve sunumlarla öne çıkan bir ev yemekleri mekânı. Ne zaman mı? Çok yakında, hemen önümüzdeki günlerde… Hazer Şef ile sohbetimiz Ataşehir’de açacağı yeni mekânı üzerine ama elbette gastronomiyle birlikte, aşk ve yemek arasındaki ilişkiyi konuşmayı da ihmal etmedik. Hatta “evde kim yemek pişiriyor”a kadar uzandı muhabbetimiz.

Hazer Şef’in yeni lezzet durağı: Zekiye

Zekiye anneannenin yemekleri

Ev yemekleri son dönemde özellikle kent yaşamında çok öne çıkan ve ilgi gören bir konsept ama Hazer Amani’nin kafasında bu fikir hiç yeni değil, hatta çok öncelerden bu yana filizlenen bir düşünce. Diyor ki, “Hep aklımda olan bu projeyi hayata geçirme kararını da Fireroom’da verdim. Fireroom’da öğlenleri canımız her değişik bir şeyler istediğinde farklı bir ev yemeği yapıyorduk. Dedik ki, niye bu yaptığımız yemekleri sürekli hale getirmeyelim.“

Lokantanın ismi de hazır: Zekiye… Zekiye Hanım, Hazer Şef’in yıllar önce kaybettiği anneannesi. İlk yemek yapmaya 10-12 yaşlarında anneannesiyle başlamış. Mutfakta hep onun tariflerini uygulamış ve anneannesinin anısını yemeklerle yaşatmış. Zekiye Hanım, Artvin’den Kayseri Develi’ye göç etmiş bir ailenin kızı. Eli çok lezzetli ve marifetli bir kadın; dolayısıyla özellikle Artvin ve Kayseri yemekleriyle eş dost arasında ün yapmış.

Hazer Amani, Zekiye isminde kararlı ama “Zekiye Anneanne’min Mutfağı” da olabilir,  diyor. Zekiye’nin menüsünde Hazer Amani’nin çocukluk anılarından kalan unutamadığı lezzetleri ve esnaf lokantalarının özgün yemekleri olacak. Mesela her gün, yoğurt çorbası, mercimek, ezogelin, tarhana gibi üçü fiks, biri de, ya ayak-paça ya da işkembe gibi dört çeşit çorba olacak. Yine günde 5-6 çeşit et yemeği sunulacak. Hazer Şef, mutfağında İranlı olan baba tarafının da yemeklerini ihmal etmemiş. İran tencere yemekleri; İran pilavı, bazen de Azerbaycan’ın Şah pilavı menüye renk ve lezzet katacak. Zeytinyağlılar olmazsa olmazı lokantanın. Yemeklerde kullanılacak malzemeler konusunda da son derece titiz. Zeytinyağından, tereyağına, biber salçasından domates salçasına ve kofiklere kadar her şey yerinden, yöresinden tedarik edilecek. Tatlılar ise gerçekten iştah açıcı: Kabak tatlısı, sütlaç, Kemalpaşa, bazen kadayıf; hatta Zekiye Hanım’ın el açması baklavası.

Bu yeni mekan eminim yakın zamanda gastronomi dünyasının çok konuştuğu bir Hazer Amani klasiği olacak.

Sıla’nın spesiyalleri

Bilindiği gibi, Hazer Şef’in eşi Sıla ünlü bir sanatçı. Ama duyduğum kadarıyla mutfakta da müthiş iddialı. Konu ev yemeklerinden açılmışken herkesin merak ettiğine emin olduğum soruyu yöneltiyorum Hazer Amani’ye: “Evde kim yemek pişiriyor?” Bakın ne diyor Hazer Şef: “Bazen Sıla, bazen ben pişiriyorum. Sıla’nın birtakım spesiyalleri var. Annesinin İzmir köftesi ve zeytinyağlıları gibi… Sıla’nın yaptığı en sevdiğim yemek ise zeytinyağlı fasulye ve sarımsaklı, limonlu tarla börülcesi.”

Peki, Sıla eşinin en çok hangi yemeğini seviyor acaba? “Sanırım en çok Tai ve İran yemeklerimi beğeniyor” diyor ünlü şefimiz. Sıla da Hazer Şef de daha çok ev yemeklerini seviyor. Ara sıra da kendi açtıkları taze makarna, noodle gibi dünya mutfağından da bir şeyler pişiriyorlar evde. Hepsi el emeği. Sınırları yok.

Ortada büyük bir aşk, profesyonel bir şef ve yemeğiyle de iddialı ünlü bir sanatçının birlikteliği olunca “Aşk ve yemek nasıl buluşur?” konusu geliyor gündeme: “Çoğu aşklar bir yemekte başlıyor zaten. Hele iki taraf da yemek yemeyi seven insanlar olunca aşk ve yemek illaki buluşuyor. Zaten, yemek yaparken de aşkla yapmazsanız elinizin hiçbir zaman lezzeti olmaz.”

Bir hayal daha yolda

Sohbetin sonunda bir sürpriz daha ortaya çıkıyor. Hazer Amani’nin aslında pek kimseye bahsetmediği bir başka projesi var. Üst segment bir balıkçı restoranı. Anlatırken duyduğu heyecanı eminim siz de şu sözlerinde hissedeceksiniz: “Güney Afrika’da çalıştığım dönemlerde deniz mahsulleriyle çok uğraştım. Çok severim uğraşmayı da, yemeyi de. Biraz da özledim. Herkesin böyle bembeyaz jilet gibi içeride dolaştığı bir mekân planlıyorum.”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber