Geri Dön

“Her kadın anne olmamalı”

“Arkadaşlar İyidir” dizisinin annelerinden Neslihan Yeldan: “Annelik, bir çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işi. Mesela ben her kadının anne olmaması gerektiğini düşünüyorum”

“Her kadın anne olmamalı”

Arkadaşlarınız hakkında ne düşünüyorsunuz? İyi midirler gerçekten ya da sizin için ne kadar değerliler? Show TV’de geçtiğimiz haftalarda başlayan “Arkadaşlar İyidir” işte bu arkadaşlık mevzusunu işliyor. Ama biz dizinin arkadaşlarına değil de annelerine odaklanalım dedik. Onlar hem annelik hem arkadaşlık kavramı hakkında ne düşünüyorlar öğrenelim istedik; Neslihan Yeldan, Didem İnselel, Pınar Çağlar Gençtürk ve Ece Dizdar ile buluştuk. Dizdar setinden dolayı fotoğraf çekimine yetişemedi ama onu sohbetimize dahil etmeyi başardık.

- “Arkadaşlar İyidir” başladı, hayırlı olsun. Dizinin annelerisiniz ama bence hepiniz boyunca çocukları olan anne karakterlerini oynamak için gençsiniz. Bu anlamda bir tereddütünüz oldu mu?

Pınar Çağlar Gençtürk: Benim yaşla ilgili değil ama inandırıcılıkla ilgili bir sıkıntım oldu. Hatta özellikle seçme istedim oğlumu canlandıran İdris (Nebi Taşkan) ile karşılıklı oynayalım diye.

Neslihan Yeldan: Ben geçen sene daha kocaman bir adamın annesiydim, bu seneki kızım daha küçük. İnandırıcı olduktan sonra bir sorun olacağını zannetmiyorum.

Didem İnselel: Boyumca çocuğum olma hissine ben de bir süre alışamadım. Yaş başka bir şey ama Melisa (Aslı Uzun) bir de boylu poslu, endamlı. Biz daha kişisel düşünüyoruz ama oldu bence.

Ece Dizdar: Başta oldu. İnsan şaşırıyor. Kızımı oynayan Hayal (Köseoğlu) ile aramda 11 yaş var! Fakat rolün yapısı gereği 45’i oynayacak 35 gösteren bir oyuncuya ihtiyaçları vardı. İnandırıcı olup olmaması da çok önemliydi benim için ama içimize sindi. Bir de bence oyuncu yaşsızdır. İki yıl önce sinema filmimde karakterimin 18, 24, 30 ve 36 yaşlarını arka arkaya oynamıştım. Risk almayı seviyorum.

“Zaman zaman çuvallıyorum”

- Annelik kavramı hep kutsaldır bizde ama bu dizideki anneler pek o ideal modele uymuyor. Anneler hep o ideal modele uymak zorundalar mı?

Neslihan Y.: Annelik, bir çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işi. Ben de gerçekte bir anne olarak zaman zaman zorlanıyorum, çuvallıyorum. Bütün derdim onun bir dünya vatandaşı olması. Karakterim ise ideal bir anne değil ama böyle anneler de var. Bu biraz da idealden ne anladığına bağlı. Mesela ben her kadının anne olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Pınar Ç.G.: Sen ne kadar ideal anne olmaya çalışırsan çalış yaşadığın şeyler seni başka bir duruma da getirebilir. Bir de herkesi kendi yaşadığı coğrafya içinde değerlendirmek gerekir, o kadının ideal annesi o coğrafyaya göre odur belki. Ben mesela kendimi düşündüğüm için değil, çocuğu düşündüğüm için çocuk sahibi olmak istemedim.

Didem İ.: Ben de babasız, bir annenin tek başına yetiştirdiği bir kadın olarak hiçbir zaman anne olmayı düşünmedim. Annemin bizi büyütürken ne kadar zorlandığını, kendi hayatını bir kenara bırakıp bizimle meşgul olduğunu gördüğüm için kendimde öyle bir sorumluluğu ve gücü hiçbir zaman hissetmedim. Anne olmak için insanın hayatında birtakım şeyleri yok sayması, daha kontrollü olması gerekir. Oyuncu olarak seçtiğim rolleri bile etkiler gibi geliyor bana. Anne olan biriyle olmayan birinin hayatı arasında muhakkak bir fark olmalı bence.

Ece D.: Bence de herkes anne olmak zorunda değil. Kadının kendi tercihidir. Bu ona bir görev değildir. Ben bebeklere tapıyorum ama henüz anne olmayı düşünmüyorum. Bir de şu var; her şeyin eğitimi var, ebeveynliğin yok. Kişi -kadın ya da erkek- kendi kişisel gelişim yolculuğunu tamamlamadan çocuk yapıyorsa, çocuk onun kişisel hırsları içinde boğuluyor ve örseleniyor. Çocuk yapmak, o kendi bireysel özgürlüğü içinde gelişebilecekse güzel.

“İyi gününde yanında ise gerçek arkadaşındır”

“Her kadın anne olmamalı”

- Karakterlerinizin zaafları var; alkol, güzellik gibi... Sizin bu hayattaki zaaflarınız nedir?

Neslihan Y.: En büyük zaafım oğlum; onun mutlu ve sağlıklı olması.

Didem İ.: Zaaftan kasıt eğer öncelikse hayatımda huzurlu, sakin bir aile hayatının önünde olan hiçbir şey olmadı.

Pınar Ç.G.: Çocuk sahibi olmak istemesem de çocuklar sanırım. Çocuklarla ilgili en ufak şeylerde bile çok irkiliyorum, takıntılı olabiliyorum.

Ece D.: Şu dönem tanımlayabileceğim bir zaafım yok, esnek olmaya gayret gösteriyorum.

- Dizinin adından yola çıkarsak; arkadaşlar her zaman iyi midir gerçekten?

Ece D.: Arkadaşlarım seçilmiş ailem. İyidir!

Didem İ.: Arkadaşlar iyidir, değilse zaten arkadaş değildir. Bir de bazı dönemeçleri geçmek gerekiyor arkadaşlıkta. Yani ne zamana kadar iyi, ne çakıştığı zaman iyi değil...

Neslihan Y.: Mesela bir arkadaşından kazık yiyorsan ve sana arkasını dönüyorsa o zaten arkadaşın değildir gibime geliyor.

Pınar Ç.G.: Ben esas kötü günde değil de iyi gününde yanında ise gerçek arkadaşlık odur diye düşünüyorum.

Didem İ.: Katılıyorum. Kötü günde birinin yanında olmak bir anlamda insana kendini iyi hissettiren bir şey. Derdini dinliyor ama “Oh çok şükür benim başıma gelmedi” de diyor. Ama canın sıkkın, hayatın dardayken karşındakinin başına iyi bir şey geldiğinde sevinebiliyorsan gerçek arkadaşlık odur.

Oyuncular ve projeleri

“Her kadın anne olmamalı”

- Yeni projeleriniz var mı?

Pınar Ç.G.: Benim üç oyunum devam edecek: “Aşk Delisi”, “Hepimizin Öyküsü Aynı” ve “Kar Küresinde Bir Tavşan”.

Neslihan Y.: Gate Production/Sahne Sanatları’yla “İkisi Bir Arada” oyunum devam edecek. Yeni bir projeye de gelecek kış gireceğiz inşallah.

Ece D.: Dot tiyatrosunda Zinnie Harris’in “Nefesinizi Nasıl Tutarsınız?” oyunu için prova dönemindeyim. Kasım itibarıyla Dotkanyonda sahnesindeyiz.

Didem İ.: Yeni sinema projelerim olabilir. Okuma aşamasındayız.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber