Geri Dön

Kitapla kör randevuya davet

Hermes Sahaf’ın kurucusu Ümit Nar, evde kaldığımız pandemi günlerinde bizi bir randevuya davet ediyor: Kitapla kör randevu

Kitapla kör randevuya davet
Ceyda Ulukaya

Türkçeye “kör randevu” olarak çevrilen “blind date” yaygınlaşan flört uygulamalarıyla birlikte tüm dünyada popülerleşen bir ifade. Daha önce birbirini görmeyen iki insanın merak, heyecan ve beklenti içinde buluşmasını anlatan bu konsept, salgın nedeniyle yok oldu sanıyorsanız yanılıyorsanız. Kör randevuya artık kitaplarla çıkıyoruz! Nasıl mı?

Fikir, İzmir’in Çankaya Mahallesi’ndeki Hermes Sahaf’ın kurucusu Ümit Nar’a ait. 2008’den bu yana, uzun yıllar Beyoğlu’nun meşhur sahaf çarşısı Aslıhan Pasajı’nda olmak üzere sahaflık yapan, aynı zamanda Sahaflar Derneği Başkanı Nar, bir anlamda size bu randevuyu ayarlayan “ortak arkadaş”. Bunun için seçtiği kitapları dışı gözükmeyecek şekilde kraft kağıtla kaplayıp kınnapla sıkıca bağlıyor ve paketin üzerine tür bilgisi ve kitap ya da yazarına dair bazı ipuçları yazıyor. Her biri merak uyandırıcı, eğlenceli ve okuma eylemini oyuna dönüştüren bu ipuçları, randevuya da heyecan katan unsurlar. Öyle ki, Nar’ın düzenlediği ilk randevu seansında 30 kitap bir saat içinde tükenmiş. İkinci seans da aynı hızla gidince, bu hafta sonu üçüncü seansı düzenlemek şart olmuş.

Kitapla kör randevuya davet


“İlk randevuda biraz daha bilinen kitapları tercih etmiştim, ikincisinde karışık gittim. İpucu vermek, elbette kitaba hakim olmanızı gerektiriyor. Ama bunu eğlenceli bir dille yapmaya çalışıyorum, çünkü günün sonunda ben de eğleniyorum. Yoksa Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ına ‘Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti’ yazarsanız işin büyüsünü bozarsınız. Örneğin Nietzsche için ‘Bu satırların yazarı olan filozof zannettiğiniz gibi çıldırmadı’ yazmıştım. Burada galiba okuyucunun merak duygusunu kaşımış oluyorsunuz. Bulmaca çözmek gibi. Biraz da oyunlaştırmak aslında. Daha önce yurt dışında örneklerine rastlamıştım, salgın koşullarına denk gelince de uzaktan hep beraber oynadığımız bir oyuna dönüştü.”

Nar, kitapla kör randevunun üçüncü seansını yarın kitantik.com adresi üzerinden düzenleyecek. Sahafındaki on binin üzerinde kitap arasından randevuya katılacak yüz taneyi seçerken nasıl bir yol izlediğini soruyorum: “Bilinen ve sevilen kitapların yanı sıra kıyıda köşede kalmış, değeri pek anlaşılmamış kitapları da seçmeye çalışıyorum; çünkü sahaf dediğinizde aslında işimizin bir parçası da okurun zevkine hitap etmenin yanında ona farklı pencereler de açabilmek. Herkes ‘Tutunamayanlar’ı bilir ama çok az kişi Barlas Özarıkça’nın ‘Ters Adam’ını bilir örneğin, halbuki o da bir tutunamayanlar romanıdır. O yüzden yaptığım, okuru tanıdığım ölçüde, beni de onlara karşı mahcup etmeyecek kitapları seçmeye çalışmak. Dediğim gibi, temelde işim de zaten bunu yapmak.”

“Sahaflık, tabelaya yazmakla olmuyor”

Nar, günümüzün internet ve sosyal medya çağında, sahaflık kültürünün geldiği noktayı şöyle değerlendiriyor:
“Sahaflık kültür olarak devam etmeye çalışıyor ama şöyle örnekler de var tabii. Bugün siz ‘Ayşe Sahaf’ hesabıyla Instagram üzerinden kitap satmaya başlayınca Ayşe Sahaf oluyorsunuz. Sahaflık, tabelaya yazılarak olunacak bir iş değil. Ki, ben de aynı hatayı yaptım ama anladım ki belki 20 yıl bu işin içinde pişmeniz gerekiyor. Osmanlı Türkçesi bilmek, en azından komşu ülkelerin alfabelerine hakim olmak ve tabii işin ustalarından öğrenmek gibi olmazsa olmazları var. Yoksa ikinci el kitapçı olursunuz. Bana kalırsa bugün Türkiye’de usta diyebileceğimiz sahafların sayısı 10’u geçmez. “

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber