Geri Dön

'Krizler yenilenmek için fırsattır'

Deniz Akkaya,  “Yalnızca üreten ve çalışan ayakta kalır” diyerek tasarladığı maskelerin ardından organik tarım üzerine internet satış ağı kurmaya  hazırlanıyor.

'Krizler yenilenmek için fırsattır'
ÖZLEM ÜLKÜ

 

Ben hayatı seven ve hayata tutunan insanlar için kriz anlarını büyük bir alan ve yenilenme fırsatı olarak görüyorum. Çünkü krizler olmadan toplumlarda değişimler olmuyor.” Bu cümleler, maske tasarımlarıyla kısa sürede büyük bir atılım yapan Deniz Akkaya’ya ait. 1997’de Best Model yarışmasındaki birinciliğinin ardından modellik denilince akla gelen ilk isimlerden olan Akkaya, pandemiyle birlikte sadece üreten, çalışan kişilerin ayakta kalacağını düşünüyor. Marka kıyafetlere, aksesuarlara, çantalara değil sağlığa yatırım yapmanın önemini çok önceden keşfettiğini söyleyen model, organik tarım satış ağını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bir yandan da evini değiştirip, kızıyla kendine daha küçük bir hayat kurma telaşında. Çok önceden başladığı değişime karantinayla beraber hız veren Akkaya’yla planlarını konuştuk.

Krizler yenilenmek için fırsattır

- Maskelerin hayatımızın gerçeği olduğu şu günlerde kendi tasarımlarınızı çıkardınız. Bu yola çıkmaya sizi teşvik eden neydi?

Ben hayatı seven ve hayata tutunan insanlar için kriz anlarını büyük bir alan ve yenilenme fırsatı olarak görüyorum. Çünkü krizler olmadan toplumlarda değişimler olmuyor. Pandemiyle ilgili çok sayıda komplo teorisi olmasına rağmen ben bunun bir şeyler öğrenmemiz için bir araç olduğunu düşünüyorum. Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu süreçte evinde oturup ağlayanlar yerine o vakti doğru okuyarak geçirenler kazanacak. Benim o dönemde aldığım kararların bir yansımasıdır maske tasarlamam. Ki öncelikle kendim için yola çıkmıştım. Ben hayal etmeyi seven biriyim. İyi olmanın, iyi hissetmenin, planlar, tasarımlar yapmanın derdindeyim.

- 10 farklı modelle 10 gün gibi bir sürede 5 bin satış rakamına ulaştınız. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Yaşam enerjinizi ayakta tutan; üretmek ve yararlı olmak. Artık sosyal medyada üzerindeki lüks bir kıyafet ya da aksesuarla paylaşımlar yaparak statü kazandığını düşünenlerin dönemi geçti. Bizim en pahalı çantamız, en popüler ayakkabımız bağışıklık sistemimiz. Bizim artık kafamızı bilime, üretime döndürmemiz lazım. Herkes Silikon Vadisi’ne gidemez ama kendi alanında ilerleyebilir. Ben ‘90’lardan geliyorum. O dönemden bugüne hâlâ iş yapan nadir isimlerden biriyim. Güncel olmak çok önemli. Artık hayatımızın gerçeği maske. Medikal maskelerin insan psikolojisi üzerinde yarattığı bir baskı var. Çok araştırdım ve kendi gustomu içine koyduğum bir koleksiyon hazırladım. Demek ki sevildi. Şimdi çocuk maskeleri de yapacağız. Bir nikahta davetliler için pastanın yanında kadınlara dudak, erkeklere bıyık modeli maskeler hediye ettik. Çok beğenildi. Birçok restoranla, bankayla çalışıyoruz. Evet, olayımız sağlık ama bunu düşünürken, kendimizi mutlu etmeyi de es geçmemeliyiz.

“DEĞİŞİM BENİM İÇİN ÇOK ÖNCE BAŞLAMIŞTI”

- Karantina süreci herkesin kendini sorguladığı, yeni kararlar aldığı bir dönem de oldu. Siz, şimdilerde nasıl bir Deniz’le devam ediyorsunuz yolunuza?

Aslında benim için değişim çok önce başlamıştı ama bu süreç her şeyi hızlandırdı. Gerçek anlamda Avrupalı gibi yaşamamız lazım. Biz köprünün ortasında oryantal bir Arap ve Avrupalı bakış açısı arasında sıkışmışız. Çok büyük bahçeli bir evde oturuyordum. Şimdi daha küçük bir hayata geçme kararı aldım. Pandemide evimize çalışan almadık. Ev kadınlarının ne kadar zor bir iş yaptıklarını daha iyi anladım ama yapılamaz bir iş olmadığını da gördüm. Köşelerim yumuşadı. Daha kabullenen biri oldum.

- Şimdilerde bazıları, her şeyi unutup hayatına dönmüşken bazıları da yeni normal düzene adapte olmakta zorlanıyor. Sizin yapmaya cesaret edemeğiniz şeyler var mı?

Engin Günaydın demiş ya, ben normalde de karantinadaymışım diye aslında benim son dönemim bunun gibi. Ben hijyenime zaten çok dikkat ediyorum. Ve korkmamamı sağlayan immün sistemimdi. Çok uzun süredir zaten buna yatırım yapıyordum. Ama yapmadığım şeyler var; sosyalleşmek gibi. Tatil planı da yapmıyorum. Bu seneyi çalışarak geçireceğim. Sonuçta dünyada büyük bir kriz var. Şimdi hayıflanmak yerine ne üretebilirim diye düşünme zamanı. 

Krizler yenilenmek için fırsattır

“5 YILDIR PLANLADIĞIM ORGANİK TARIM İŞİNE BAŞLIYORUM”

- Üretim demişken, organik tarım üzerine bir çalışmanız varmış...

Organik tarım üzerine internet satış ağı hazırlığı içindeyim. Aslında 5 yıldır planladığım ancak bugünlerde hayata geçirebildiğim bir proje. Teyzemin organik çiftliği var. Oradan alacağım destekle içtiğim kahveden, dönemsel yaptığım kürlere kadar her şeyi bulabilecekler. Çünkü ben iyi yaş alan biriyim. Hep sorulan detokslarımı, tükettiğim lapaları bulabilecekler. Sosyal medyanın hayatımıza bu kadar yerleşmesiyle birlikte insanlar sadece görüntülerine bakar oldu. Bir yerde güzel gözükse de içi kof makinalar gibi oldular. Dış kaplama yeterli değil içimizi de düşünmeliyiz. Yeni sistem bize sen artık virüslerle yaşayacaksın kendine daha çok dikkat etmelisin diyor.

- “Hayatımda hep hislerime kulak verdim, içgüdülerime güvendim” demişsiniz ya, hiç pişmanlık yaşadığınız oldu mu?

Olmadı. Maske işine girerken insanlardan zaten olmaz gibi yorumlar almıştım. Ve hemen kesin yapmam lazım dedim. Hislerime gerçekten güvenirim. Ortağıma yoga dersinde ben önermiştim. Kızımı doğurma kararı alırken de en çok laf eden kadın arkadaşlarım olmuştu. Ve şimdi onlar yalnızlık duygusuyla başa çıkmaya çalışıyor. Benim ise sabah kalkmak için bir sebebim var hayatta.

Krizler yenilenmek için fırsattır

“ÇOCUĞUM VAR DİYE KADINLIĞIMI CEBİME KOYMADIM”

- Kızınız Ayşe, bu sene ilkokuldan mezun oldu. İlişkinizde en çok neye dikkat ediyorsunuz?

Ben mutlu olmayan annelerin mutlu çocuklar yetiştirebileceğine inanmıyorum. Benim yapmaya çalıştığım; samimi olmak. Mutsuz olduğum anlarda da samimiyetle paylaştım. Ama gelenekçi bir yanım da var. Bunu eleştirenler de olabilir ama çocuklu kadının özel hayatı olamaz. Benim de erkek arkadaşlarım oldu ama aynı eve sokmadım. Çocukları çanta gibi adamların peşinde dolaştırmak doğru değil.

- Bir söyleşinizde “Kaslarıma sarılarak yatıyorum” demişsiniz. Aşk, evlilik çok mu uzak artık size?

Türk erkeklerin çoğu, oturduğu yerden kadınlarla ilgili aşağılarcasına yorum yapar ama kendi üç kat olmuş göbeğine, iki kat olmuş gıdısına bakmaz. Ben 43 yaşındayım ve karşımda da benim gibi kendine saygı gösteren adam isterim. Ama o da çok kolay değil. Bekar olsam kime ne de, benim kızım var. 20 yaşında biriyle beraber olacak değilim. Kendime göre kurallarım var ve öyle birini de bulamıyorum. Burada kast ettiğim kaslı görüntü değil, sağlıklı olmak. Bu artık bir zorunluluk. İşin görsel tarafı başka. Özür dilerim ama ben de kadınlığımı çocuğum oldu diye cebime koymadım. Sadece büyük çoğunluk gibi kendimi onunla var etmiyorum.

Bu da 'Koronasiklet'Adana'da gösteri ve filmler için özel üretim bisiklet tasarımı yapan Yaşar Demir, koronavirüs salgınından korunmak için 'Korosiklet' adını verdiği 3 metre boyunda sosyal mesafe kurallarına uygun bisiklet imal etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber