Geri Dön

Yurtdışından 600 kişi İstanbul için ev takası bekliyor

Kendine ait bir evde tatil yapmak herkesi cezbeden bir fikir, gerçekleştirmesi ise hayli zor. Ancak özellikle internetin kitleselleşmesiyle beraber yaygın hale gelen ev değiş tokuşu, bunun yöntemlerinden biri.

Yurtdışından 600 kişi İstanbul için ev takası bekliyor

Sistem temel olarak şöyle işliyor: Diyelim ki Paris’te bir tatil istiyorsunuz. Tarihleri sizinkine uyan bir başka ev sahibinin evine yerleşiyorsunuz, o da sizin evinize yerleşiyor. Bu hizmeti Türkiye’de sunanlardan www.evdegistokusu.com sitesine üye olmak için yılda 191 TL aidat ödemek gerekiyor. Böylece dünyanın çeşitli yerlerindeki diğer üyelerin evleri size açılmış oluyor, bunun karşılığında siz de onlara evlerinizi açıyorsunuz. Sitenin Türkiye temsilcisi Mirey Meseyyah 2007 yılında ev değiş tokuşu yapmaya başlamış. İki sene sonra da kendisine Türkiye temsilciliği teklif edilmiş. Meseyyah ilk seferinde insanların evini tanımadıkları birine açmaktan tedirgin olabildiklerini söylese de bugüne kadarki 13 tecrübesinde hiç tatsız bir olay yaşamamış. Üstelik onun kadar şanslı olursanız değiş tokuş gerçekleştirdiğiniz insanın evindeki havuz, hizmetçi ve aşçı sayesinde beş yıldızlı tatil yapmış kadar olabilirsiniz.

* Ev değiş tokuşuna dahil olmak isteyenler ne yapmalı?

İlk olarak siteye üye oluyorsunuz. İki tane üyelik opsiyonumuz var: Üç aylık ve
12 aylık. Üye olduktan sonra kendi sayfanız oluyor. Bu sayfada evinizi tanıtıyorsunuz, istediğiniz kadar fotoğraf yükleyebiliyorsunuz. İlk olarak evinizi anlatıyorsunuz; mesela ben 1960’lardan kalma bir binanın ikici katında oturuyorum, evim iki odalı, Boğaz manzaralı, mutfağımda gereken elektrikli ev aletleri bulunuyor, çamaşır ve bulaşık makinem var gibi. Ne kadar çok bilgi verirseniz karşı taraf için o kadar cazip hale geliyor. İkinci olarak da mahallenizi tanıtıyorsunuz. Sonra da kendinizi tanıtıyorsunuz. Son olarak da gitmek istediğiniz yerlerin listesini ve tarihlerini belirtiyorsunuz. Böylece sayfanız siteye girmiş oluyor. Yurtdışından Türkiye’ye gelmek isteyenler İstanbul’u tıkladığında sizin eviniz çıkıyor. Sizin evinizi, koşullarınızı beğenirse size bir teklif masajı atıyor. İkinci opsiyon da, sizin gitmek istediğiniz yeri seçip orada mevcut evlerden teklifte bulunmanız. Beğendiğiniz evlerle hep e-posta üzerinde haberleşiyorsunuz, kimse
birbirini görmüyor. Şu anda, İstanbul’da tatil için başvuruda bulunmuş 600 kişi var.

* Benim evime biri teklif verdiği zaman kabul edersem ben de onun evinde kalıyorum; siteden başka bir ev seçemiyorum, öyle mi?

Hayır seçemiyorsunuz, karşılıklı oluyor. Yoksa işin içinden çıkamayız. Ama eşzamanlı olması gerekmiyor. Sitede ikinci evler de var. Mesela ben şubat ayında üç haftalığına Bali’ye gidiyorum. Ama Bali’deki evin sahibi haziranda gelip benim Bodrum’daki evimde kalacak.

* İnsanlar kendilerini tedirgin hissetmiyor mu?

Tabii ilk seferinde tedirgin oluyorsunuz, açıkçası ilk yaptığımda ben de tedirgindim. Ama bunu yaptıkça da anlıyorsunuz ki buraya üye olanın mantalitesi farklı oluyor. Çünkü evini insanlara açabilen bir mantalite bu. Burada iki tane önemli unsur var, güven ve saygı. Benim başıma kötü bir şey gelmedi hiç bugüne kadar.

* Evde değerli eşyalar varsa ya da eve bir zarar gelirse ne oluyor?

Dediğim gibi bu karşılıklı saygı ve güvenle alakalı bir şey. Mesela benim evimde bir tane bile kilitli dolabım yok. Ama göz önünde para ya da altın bırakmıyorum. Onun dışında tablolarım duvarımda, halılarım yerde... Hiçbir şeyimi gizlemiyorum. Telefonları bile kullanmıyorlar. Ben sizin evinize ne yaparsam siz de benimkine yapabilirsiniz, negatif anlamda söylüyorum bunu. Kimse de yapmıyor. Aksine o kadar hoş şeyler oluyor ki... Mesela her birimiz birer klasör hazırlıyoruz, bunu herkes evinde bırakıyor gelecek misafir için. Mesela ben bu klasörde İstanbul’da mutlaka gidilmesi gereken noktaları yazıyorum. Yaz mevsimiyse “Vapura binip Büyükada’ya gidin” ya da “Beşiktaş’tan tekneye binip bütün Boğaz’ı gezin, Anadoluhisarı’nda balık yiyin” diyorum. Taksiye vermesi için Türkçe olarak tarif yazıp mail atıyorum. Birbirimizi
çok düşünüyoruz. Gittiğim her eve Türk lokumu götürüp bırakıyorum. Kahve çok severim, kahve makinelerim vardır evde, en son benim evimde kalan adam gitmiş her makinem için bir kutu kahve almış. Köpeğim var, onun aynısının kartını bulup ona teşekkür notu yazarak bırakmış. Böyle küçük şeyler de yapıyoruz aramızda.

“Gittiğim evde bir hizmetçi, bir aşçı vardı”

* Siz de ev değiş tokuşu yapıyorsunuz...

13 tane yaptım bugüne kadar. Şu ana kadar beni en en çok etkileyen Meksika’ya yaptığım takastı. San Miguel de Allende diye bir yere gittim. UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmış bir küçücük şehir, 16’ncı yüzyıldan kalma sokaklar, kiliseler... Her şey çok güzel muhafaza ve restore edilmiş. Bütün şehirdeki duvarlar portakal rengi ve sarı. Kaldığım evin güzelliğini anlatamam! Koskoca bir malikane, iki katlı, beş teraslı. Teraslarımdan birinde jakuzi, bahçesinde de çok güzel bir havuz vardı. Bir de ilk defa başıma geldi, bir aşçı ve bir tane de hizmetçi vardı evde. Hiçbir ekstra ücret ödemeden onların hizmetlerinden de faydalanabiliyorsunuz. Düşünebiliyor musunuz, benim evimde böyle bir lüks yok (gülüyor). Four Seasons Resort’a gittim ben yani o kadar güzel bir evdi. İki arkadaşımla birlikte gittik, çok güzel zaman geçirdik.

İlginç soba görenleri şaşkına çeviriyorTekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde Erzurumlular Derneği’ne ait çay bahçesinde iş yeri çalışanlarının projesini çizerek keşf ettiği soba, görenleri şaşkına çeviriyor. Hem elektrik hem de kömürle çalışan soba, içerisine dizayn edilmiş semaver ve kuzine ile birden çok işlev görüyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber