Geri Dön
DünyaABD’de ikinci Ferguson

ABD’de ikinci Ferguson

Baltimore’da 25 yaşındaki Freddie Gray’in ölümünü protesto isyana dönüştü. Protestocular mağazaları yağmalayıp ateşe verdi. 25 polis yaralandı, 2 gösterici vuruldu.

ABD’de ikinci Ferguson

ABD’de bir yıl içinde ikinci kez polis şiddeti nedeniyle çıkan gösteriler isyana dönüştü. Ferguson kentinde ağustos ayında meydana gelen olaylardan sonra ülkenin en önemli liman kentlerinden Baltimore’da da pazartesi gecesi mağazalar yağmalandı ve yakıldı. Olaylarda 25 polis yaralandı, iki gösterici vurulurken 202 kişi gözaltına alındı. Başkent Washington’a 50 dakika mesafedeki kentte olağanüstü hal ilan edilirken güvenliği sağlamak için orduya bağlı Ulusal Muhafızlar göreve çağrıldı. Ferguson’da olduğu gibi burada da gösterilerin nedeni siyah bir gencin polis gözetiminde hayatını kaybetmesiydi.

Sivil itaatsizliğe davet
Baltimore’da olaylar Freddie Gray (25) isimli siyah bir gencin 12 Nisan’da gözaltında hayatını kaybetmesinden sonra başladı. Yaklaşık bir hafta boyunca barışçıl şekilde devam eden protesto gösterileri pazartesi günü düzenlenen cenaze töreninin ardından isyana dönüştü. Gray’in cenazesinde hem aile hem de toplum liderleri göstericilerin şiddete başvurmamasını özellikle istedi. Ancak bu sırada sosyal medyada dolaşan bir broşür liseli gençleri sivil itaatsizliğe davet ediyordu. Saatler 15.00’i gösterdiğinde Mondowmin Alışveriş Merkezi’nin önünde toplanan yüzlerce genç ve polis karşı karşıya geldi.
Polis gençlere biber gazı ve göz yaşartıcı bomba ile müdahale ederken protestocular da taş, tuğla ve şişelerle karşılık verdi. Aynı saatlerde Baltimore’un batısında çeşitli noktalarda yağmalama olayları başladı. Aralarında eczane zinciri CVS’in de olduğu birçok dükkan yağmalandı. Bir polis arabası ateşe verilirken inşaatı devam eden bir huzur evi de yakıldı. Büyük bir otelin önündeki araçların camlarını yıkan göstericiler yangınları söndür-meye çalışan itfaiye araçlarına da saldırdı. Baltimore belediyesi toplam 144 aracın ve 15 binanın ateşe verildiğini açıkladı.

Sokağa çıkma yasağı
Baltimore halkı olaylara tepki gösterirken birçok vatandaş da sosyal medyada “Ben birinin boynu kırıldığı için ağlıyorum, birkaç cam kırıldığı için değil” mesajını paylaştı.
Olayların büyümesinin ardından Maryland eyaleti valisi Larry Hogan duruma el koydu. Akşam saatlerinde bir basın açıklaması yapan Vali Hogan, kentte olağanüstü hal ilan etti. Bir hafta boyunca 22.00-05.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı getirildi. Vali Hogan ayrıca orduya bağlı Ulusal Muhafızlar’ı da göreve davet etti.
Dün sabahın erken saatlerinde geceden kalan yangınları söndürme çalışmaları devam ederken Ulusal Muhafızlar zırhlı araçlarıyla şehre girmişti. Gösterilerin yoğunlaştığı polis istasyonu çevresinde güvenlik önlemleri alan askerler kentin ünlü limanında da silahlarıyla nöbetteydi.
Olaylar Baltimore’un kuzey ve batı bölgelerinde yoğunlaşırken limanın da bulunduğu şehir merkezinde salı sabahı itibariyle herhangi bir gösteri yoktu.

Polis minibüsünde omuriliği kırıldı

Freddie Gray 12 Nisan’da bir polis memuruyla göz göze geldikten sonra kaçmaya başladı. Polis genci yakalayıp gözaltına aldığında ise direnmedi. Cebinden çakı çıkan genç kelepçeli halde polis minibüsüne bindirildiğinde sağlıklıydı. Karakola vardığında ise çoktan hastanelik olmuştu. Gray 19 Nisan’da hayatını kaybetti. Otopside Gray’in omuriliğinde üç kırık olduğu ortaya çıktı. Polis daha sonra yaptığı açıklamada Gray’in elleriyle birlikte ayaklarının da kelepçelendiğini ancak buna rağmen emniyet kemerinin takılmadığını kabul etti. Olayla ilgili soruşturma açılırken minibüsteki 6 polis memuru geçici süreyle açığa alındı. Baltimore halkı kentte polisin siyahlara karşı ayrımcı ve sert davrandığını söylüyor. Amerikan basınına konuşan vatandaşlar polisin gözaltına aldığı kişileri taşıdığı minibüsle özellikle keskin dönüşler ve ani frenler yaptığını, bu yolla gözaltındakilere zarar vermeye çalıştığını iddia ediyor.

En tehlikeli 7’nci şehir

Baltimore’un en turistik yeri limanı olabilir. Ancak şehrin asıl şöhreti çeteler, uyuşturu ve şiddet hikayelerinden geliyor. Öyle ki kentin çetelerle mücadelesini anlatan “The Wire” isimli dizi 2000-2008 yılları arasında tüm dünyada fenomen olmuştu. Son 10 yıldır nüfusu hızla azalan kentte 626 bin kişi yaşıyor. Amerika’nın en tehlikeli yedinci şehri olan Baltimore’da 100 bin kişiye 1417 şiddet içeren suç işleniyor. Nüfusunun yüzde 63’ü siyah olan kentte polis gücünün yalnızca yüzde 43’ü siyah.

Obama’dan tepki

ABD Başkanı Barack Obama kentteki olaylar için “Şiddet olaylarının hiçbir haklı gerekçesi yok. Polis yetkililerinin, çoğunluğu yoksul başta siyahiler olmak üzere bireylerle rahatsız edici sorular uyandıran temaslarına dair çok fazla örnek görüyoruz. Her hafta ya da her birkaç haftada bir bunlar oluyor. Bu yavaşça ilerleyen bir kriz” dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler