Geri Dön
Dünya'ABD muhbiriydi' iddiası!

'ABD muhbiriydi' iddiası!

Der Spiegel dergisi, efsane Alman siyasetçi Willy Brandt’ın, ABD ordusuna muhbirlik yaptığı iddiasını gündeme getirdi.

'ABD muhbiriydi' iddiası!

Almanya'da 1969-1974 yılları arasında başbakanlık yapan Sosyal Demokrat Partili (SPD) efsanevi siyasetçi Willy Brandt'ın, gençlik yıllarında ABD ordusu istihbarat teşkilatı "CIC" adına muhbirlik yaptığı iddia edildi. İddiayı, Alman haftalık dergisi "Der Spiegel" gündeme getirdi.

DW Türkçe'nin aktardığına göre, Spiegel dergisinde yayınlanan haberde, Brandt‘ın 1948'den 1952'ye kadar belli bir bedel karşılığında ABD ordusunun istihbarat teşkilatına Demokratik Almanya Cumhuriyeti hakkında bilgi sağladığı öne sürüldü. Spiegel'deki iddia, ünlü tarihçi Thomas Boghardt'ın ele geçirdiği CIC'nin gizli belgeleri üzerinde yaptığı araştırmalarına dayandırıldı.

Şeker, kahve almış!

Dergi, Brandt'ın CIC'e 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'nın doğusunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) destekli kurulan Demokratik Almanya Cumhuriyeti'ndeki (DDR) genel durum ve iktidardaki Sosyalist Birlik Partisi'nin (SED) resmi gençlik hareketi FDJ hakkında bilgi verdiğini yazdı. Haberde ayrıca, Brandt'ın, DDR'deki tersaneler, fabrikalar, demiryolları ve Sovyet Silahlı Kuvvetleri'nin telefon ekipmanlarıyla ilgili de istihbarat aktardığı ileri sürüldü.

Habere göre, Brandt, CIC mensuplarıyla 200'den fazla görüşme gerçekleştirdi. Teşkilat, Brandt'ı "normalde güvenilir" olarak nitelendiriyordu. Haberde, Brandt'ın istihbarata verdiği raporların ortadan kaybolduğu ancak Boghardt'ın, toplantıların ne zaman yapıldığını ve neyle ilgili olduğunu gösteren raporları incelediği aktarıldı. Brandt, başlangıçta verdiği bilgiler karşılığında para yerine, o dönemlerde karaborsada bulunan sigara, şeker veya kahve aldı, 1950'den itibaren de kendisine 250 Mark aylık bağlandı.

Brandt başbakanlıktan, ekibinde bulunan Günter Guillaume'nin DDR casusu olduğu ortaya çıktıktan sonra istifa etti. Brandt, 1971 yılında uzlaştırıcı Doğu siyaseti nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştü.