Geri Dön
DünyaKiev-Moskova hattında gerilim

Kiev-Moskova hattında gerilim

Ukrayna ile Rusya sınırındaki Dombass’ta 4 Ukrayna askerinin ayrılıkçılar tarafından öldürülmesinin ardından bölgede gerginlik arttı. Askeri sevkiyatın yanı sıra karşılıklı sert açıklamalar dikkat çekiyor.

Kiev-Moskova hattında gerilim

SEYFETTİN ERSÖZ Ankara

Ukrayna ve Rusya sınırındaki Donbass bölgesinde, 4 Ukrayna askerinin Rusya yanlısı ayrılıkçıların açtığı ateşle öldürülmesinin ardından bölgede artan askeri hareketlilik ve tansiyon yükselmeye devam ediyor. ABD gemisi “The Ocean Glory”nin 350 ton askeri malzemeyi 26 Mart’ta Ukrayna ordusuna ulaştırmasının ardından Rusya da, Kırım’a ve Donbass temas hattına askeri sevkiyatlarını hızlandırdı. Ukrayna Genelkurmay Başkanı Homçak, Donbass ve Kırım’da 28 Rus taburunun yığınak yaptığını açıklarken, çok sayıda zırhlı araç ve tankların bu temas hattına demir yoluyla taşındığı belirtiliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, söz konusu askeri hareketliliği doğrularken, NATO’nun askeri faaliyetlerini artırması nedeniyle Rusya’nın, sınırları boyunca güvenliği sağlamak içinönlem aldığını söyledi.

Ukrayna da bölgede hem önlemlerini artırırken, bir dizi ekonomik karar da aldı. Rusya’yla turizm alanında iş birliği anlaşmasından çekildiğini duyuran Ukrayna, Rusya’dan buğday, ayçiçeği yağı, kağıt ve deterjan ithalatını da yasakladı. Ukrayna Parlamentosu, yayımladığı bildiride, “Rusya’yı Donbas’ta askeri faaliyetlerini durdurmaya, ateşkese uymaya, ordusunu ve askeri oluşumlarını Ukrayna topraklarından çekilmeye çağırıyoruz” açıklaması yaptı ve uluslararası toplumu, Rusya’ya baskıyı artırmaya çağırdı.

Yeni savaş endişesi

Bölgede olası yeni bir savaşın çıkmasından endişe edilirken, diplomasi trafiği de hızlandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron çevrim içi görüşmede Ukrayna’nın doğusundaki çatışmaları ele aldı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, telefonda Donbass ve Kırım’daki güvenlik durumunu görüştü. ABD Dışişleri Bakanlığı, görüşmenin ardından, “Bakan Blinken, Rusya’nın Donbass ve Kırım’da devam eden agresifliği karşısında Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığını teyit etti” dedi.

İttifak’ın büyükelçileri Donbass bölgesinde yükselen şiddet olayları nedeniyle bir araya gelirken, bir NATO yetkilisi, Moskova’nın barış görüşmelerinin altını oyduğunu belirtti. Müttefiklerin tamamının Rusya’nın Ukrayna sınırındaki artan askeri hareketlilikle ilgili endişeyi paylaştığını belirten yetkili Rusya’nın Temmuz 2020’de varılan ateşkesi ihlal etmesi ve 4 Ukraynalı askerin ölmesinin de endişe verici olduğunu vurguladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da Ukrayna’ya karşı atılan agresif, tehditkar ve sindirmeye yönelik adımlara itiraz ettiklerini belirtti.

ABD’den gelen mesajı, Rusya’dan çok sert bir açıklama izledi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Askerlerin birçoğu, sıcak bir çatışmanın başlatılması yönünde yapılan herhangi bir eylemin ne kadar zararlı olduğunun farkındadır. ABD başta olmak üzere Batı’nın kışkırtacağı siyasetçilerin, askerleri kışkırtmayacağını umuyorum” dedi. Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söz konusu krizle  ilgili açıklamalarından örnek vererek “Donbas’ta yeni bir savaş başlatmaya  çalışanlar, Ukrayna’yı yok edecek. Bunu Putin kısa süre önce söyledi ve bu hâlâ  geçerlidir” ifadesini kullandı.

Biden’dan Ukrayna’ya destek

ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi yaptı. Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, “Başkan Biden görüşmede Rusya’nın Donbas ve Kırım’da devam eden saldırganlığı karşısında ABD’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz desteğini bir kez daha vurguladı” ifadesine yer verildi.

Biden ile görüşmesinin ardından sosyal medyadan açıklama yapan Zelenskiy ise, ABD’nin Ukrayna’ya farklı düzeylerde sağladığı desteği takdir ettiğini belirterek, “Demokrasilerimizin korunması söz konusu olduğunda omuz omuza duruyoruz. Ukrayna’yı dönüştürmek, şeffaflığı artırmak ve barışı sağlamak konusunda kararlıyım. ABD ile ortaklık Ukraynalılar için çok önemli” ifadelerini kullandı.

Donbass krizi nasıl başladı?

Ukrayna’nın doğu bölgeleri olan Donetsk ve Lugansk ile beraber, Don Irmağı boyunca Rusya’nın batı kesiminin bir kısmını da içine alan havza Donbass olarak adlandırılıyor. Zengin kömür rezervlerine sahip Donbass bölgesinden Ukrayna gelir elde ediyor. 100 milyon ton kömür rezervi ile Avrupa’nın 4. büyük maden bölgesi Donbass, Ukrayna’nın ihracatının 4’te 1’ini karşılıyor. Donbass’ta nüfusun büyük bir bölümünü Rus kökenliler oluşturuyor.

Bölgede Rusya yanlılarının ayrılık talepleri sık sık gündeme gelirken, kriz 2014’te farklı noktaya taşındı. Rus ayrılıkçılar Donbass’ta silahlı mücadeleye girişti ve kısa bir sürede Rusya’nın da yardımıyla devlet binalarına saldırarak 2014’ün mart ayında Güneydoğu Ukrayna’nın bir bölümüne hakim oldu. Donetsk ve Luhansk şehirleri başta olmak üzere Donbass’taki birçok şehir ayrılıkçı güçlerin eline geçerken, Ukrayna ülkede seferberlik ilan etti ve askeri harekâta başladı. Çatışmaların ardından 5 Eylül 2014’te ateşkes imzalandı. Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla, Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Ukrayna’da Rus yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında devam eden çatışmaları durdurmak için 2015’te Minsk Anlaşması imzalandı. Donbass bölgesindeki krizin çözümüne dair Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı aldı. Ancak bölgede sıcak çatışmalar devam ediyor.

Pençe operasyonlarında tespit edilen mağara kullanılamaz hale getirildiMilli Savunma Bakanlığı, Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarında tespit edilen sığınak, barınak, mağara, silah ve çok sayıda mühimmatın imha edildiği görüntüleri paylaştı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet