DünyaRusya kararı! Yüksek gerilim Eurovision'a sıçradı

Rusya kararı! Yüksek gerilim Eurovision'a sıçradı

28.02.2022 - 06:50 | Son Güncellenme:

Mayıs ayında İtalya'nın Torino şehrinde düzenlenecek olan 66'ncı Eurovision Şarkı Yarışması'na Ukrayna ve Rusya arasındaki gerilim şimdiden damga vurdu. Rusya'nın yarışmaya katılmasına önce yeşil sonra kırmızı ışık yakan Avrupa Yayın Birliği (EBU) çok tartışılacak bir karara imza attı. İşte başlamasına üç aydan daha az bir süre kala Eurovision'da yaşanan Ukrayna-Rusya gerginliğinin perde arkası...

Can Şişman / Milliyet.com.tr - Geçen yıl İtalyan rock grubu Måneskin'in zaferiyle sonuçlanan Eurovision Şarkı Yarışması bu yıl 66'ncı kez İtalya'nın Torino şehrinde düzenlenecek. Yarışmaya katılan birçok ülke her yıl bu dönemde temsilcilerini ulusal finallerle belirliyor.

Haberin Devamı

Bu ülkelerden biri de Ukrayna. 'Vidbir' adını taşıyan ve kazananın Eurovision'a katılma biletini elde ettiği Ukrayna'nın ulusal finali son yıllarda sıklıkla tartışmalara konu oluyor. Bunun en büyük nedeni ise Vidbir'de yarışan Ukraynalı şarkıcılara koyulan 'Kırım' kuralı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

CANLI YAYINDA KIRIM'IN YERİNİ SORDU

Ukrayna'nın ulusal finali Vidbir'de yarışacak olan müzisyenlere 2014 yılında, Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesinden sonra önemli bir kural getirildi. Daha önce 2017'de Eurovision'a ev sahipliği yapan Ukrayna, Rusya temsilcisi olarak belirlenen Yuliya Samoylova'nın Kırım'a Rusya üzerinden 2015 yılında giriş yaptığını tespit etmiş ve şarkıcının Ukrayna'ya girişini yasaklamıştı. Bunun üzerine Rusya geri adım atmış ve o yıl yarışmadan çekilmişti. Kırım konusunda hassas olan Ukrayna, özellikle bu tarihten sonra kendi ulusal finali için de önemli kurallar koymaya başladı. Eurovision'da Ukrayna'yı temsil etmek isteyen Ukraynalı şarkıcıların Vidbir'e katılmaları için 2014'ten beri Rusya'da konser vermemeleri ve izin almadan Kırım topraklarına adım atmamış olmaları şartı belirlendi.

Haberin Devamı

Bu kuralların gün yüzüne çıkması ise 2019 yılında yaşandı. 'Drunk Groove' şarkısıyla Avrupa'nın pek çok ülkesinde adını duyuran Ukraynalı şarkıcı Maruv, Vidbir'in en güçlü favorisiydi. Jüri koltuğunda 2016 yılının Eurovision şampiyonu olan Kırım Tatar kökenli Jamala oturuyordu. Jamala, Maruv'un final performansından sonra şarkıcıdan Kırım'ın konumunu açıkçası belirtmesini istedi. Canlı yayındaki "Kırım Ukrayna'da mı?" sorusuna Maruv'dan "Tabii ki Ukrayna" cevabını alan Jamala, genç şarkıcıyı alkışlamaya başladı. Gecenin sonunda Maruv şampiyon oldu. Ancak ortada bir sorun daha vardı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

YARIŞMADAN ÇEKİLMEK ZORUNDA KALMIŞLARDI

'Siren Song' şarkısıyla Eurovision'a katılmak isteyen ve Vidbir zaferinden sonra Eurovision bahislerinde bir anda zirveyi zorlamaya başlayan Maruv ile Ukrayna'nın yayıncı kuruluşu arasında bir kontrat krizi yaşandı. Vidbir sonrasında Rusya'da konser vermeye hazırlanan ve o dönemde Rusya'da büyük bir popülarite yakalayan Maruv'a yetkililer onun artık bir Ukrayna temsilcisi olduğunu ve ülkenin toprak bütünlüğünü tanımayan bir ülkede konser vermesinin mümkün olmayacağını söyledi.

Haberin Devamı

Yaşanan kontrat krizi 48 içinde olumlu sonuçlanmayınca yayıncı kuruluş bu kez Vidbir'in ikincisi Freedom Jazz grubuna teklifi götürdü. Gruptan olumsuz yanıt gelince bu kez Vidbir üçüncü olan ve Avrupa'da büyük bir hayran kitlesine sahip olan elektro-folk grubu Kazka'ya teklif gitti. Ancak Kazka grubu da yayıncı kuruluşun teklifini kabul etmedi. Ukrayna, temsilci belirleyememe krizi yüzünden o yıl Eurovision Şarkı Yarışması'ndan çekildiğini duyurdu.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

KIRIMLI UKRAYNA HARİTASINI GÖSTERDİLER

Eurovision hayranları arasında geniş bir yankı uyandıran bu olay hafızalardaki yerini korurken yeni bir gelişme daha yaşandı. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Vidbir'de bir kez daha Kırım krizi patlak verdi. 'Stefania' adlı şarkılarıyla halktan en yüksek oyu alan ve büyük favori olarak görülen Kalush Orchestra geceyi ikincilikle tamamladı. Vidbir'in kazananı ise Eurovision şampiyonu Jamala'nın Kırım Tatarlarının sürgününü anlattığı '1944' şarkısına benzerliğiyle dikkat çeken 'Shadows Of Forgotten Ancestors' (Türkçesi 'Unutulmuş Ataların Gölgeleri') şarkısı oldu.

Haberin Devamı

Şarkının finalinde Kırım'ı da barındıran bir Ukrayna haritasının arka planda kameraya yansıtıldığı bu performans özellikle jüriyi etkilemeyi başardı. Ukrayna ve Rusya arasındaki gerilime Eurovision sahnesinde Ukrayna'nın bu şarkıyla cevap vereceğini düşünenler ise yanıldı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Alina Pash'ın Vidbir zaferinden hemen sonra şarkıcı hakkında pek çok spekülasyon ortaya atıldı. Alina Pash ve ekibinin yayıncı kuruluş UA:PBC'ye sunduğu Kırım'a giriş belgesinin aslında sahte olduğu iddiası bir anda ülkeyi ayağı kaldırdı ve konuyla ilgili 'sahtecilik' suçu üzerine soruşturma başlatıldı. Yapılan ilk açıklamada yayıncı kuruluşa sunulan belgenin Ukrayna Devlet Sınır Koruma Servisi tarafından onaylanmadığı sürece şarkıcının Eurovision'a katılmasının mümkün olmayacağı ve kendisiyle bir sözleşme imzalanmayacağı açıklandı.

Haberin Devamı

Yapılan analizler sonrasında söz konusu belgenin Ukrayna Devlet Sınır Koruma Servisi birimleri tarafından oluşturulmadığı açıklaması yapıldı. Alina Pash ise Kırım'a giriş belgesinin kendisi tarafından alınmadığını, artık çalışmadığı bir ekip arkadaşı tarafından alındığını açıkladı. Yaşanan bu gelişmelerden sonra sosyal medya hesaplarından pek çok tehdit mesajı aldığını açıklayan "Ben bir sanatçıyım, politikacı değil. Tüm bu saldırılara ve baskılara, tehditlere karşı koyacak bir halkla ilişkiler ekibine, yöneticilere, avukatlara sahip değilim. Bu sanal savaşı ve nefreti istemiyorum. Artık bu kirli hikâyede olmak istemiyorum. Adaylığımı büyük bir üzüntüyle geri çekiyorum" açıklamasında bulundu ve adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

'BİR SKANDAL YAŞANACAĞINI HİSSETMİŞTİM'

Başlatılan soruşturma sürecinde Alina Pash'ın adaylıktan çekilmesi üzerine bu yılki Vidbir'in jüri koltuğunda oturan isimlerden Tina Karol'dan çok konuşulan bir açıklama geldi. Ülkesini 2006 yılında Eurovision'da temsil eden Ukraynalı pop yıldızı, Maruv ile başlayıp Alina Pash'la devam eden Kırım meselesinin Avrupa çapında kötü gözüktüğünü söyledi ve "Bunun gibi başka bir ülkede yok. Bu mutlaka kontrol edilmeliydi. Belirli kurallar varsa mutlaka kontrol edilmeli. Herkesin daha sonra şaşırmasına gerek yok" açıklamasında bulundu.

Alina Pash'a diğer jüri üyeleri Jamala ve Yaroslav Lodyhin'in aksine 8 tam puan yerine 6 puan verdiğini hatırlatan Karol, "Yarışma öncesinde Alina Pash ile ilgili her şey yolunda mı diye özellikle sordum. Bana her şeyin yolunda olduğunu, kontrollerin yapıldığını söylediler. Bir skandal yaşanacağını hissetmiştim" diye konuştu.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

'BU ZOR ZAMANLARDA KENDİMİZİ DÜNYAYA GÖSTERMELİYİZ'

Ukrayna'nın yayıncı kuruluşu UA:PBC, yaşanan bu gelişmeler üzerine Vidbir'in ikincisi Kalush Orchestra grubuna teklif götürüldüğünü duyurdu. Yapılan anlaşmalar sonucunda Kalush Orchestra'nın folk, rap ve pop türlerini bir araya getiren ve Eurovision hayranlarında heyecan uyandıran şarkıları 'Stefania'nın Ukrayna'yı Eurovision'da temsil etmesine karar verildi.

Kalush Orchestra'nın solisti Oleh Psyuk, yaşanan gelişmelerin geride kaldığını belirterek, "Ülkemizin zor zamanlarında kendimizi dünyaya yeniden göstermeliyiz" diye konuştu. Kalush Orchestra'nın Ukrayna temsilcisi olarak belirlendiği günden sadece birkaç gün sonra ise Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim en yüksek seviyeye ulaştı ve Ukrayna, Rusya tarafından işgal edildi.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

BAHİSLERDE İKİNCİ SIRAYA YERLEŞTİ

Şimdiden 'Stefania' şarkılarıyla Avrupalı Eurovision hayranları arasında büyük ilgi uyandıran Kalush Orchestra grubu Eurovision bahislerinde yaşanan olaylar sonrasında bir anda ikinci sıraya yükseldi. Henüz Eurovision temsilcisini belirlemeyen az sayıda ülkeden biri olan Rusya ise bir anda 22'nci sıraya kadar geriledi. Ukrayna'ya özellikle Baltık ülkelerinin temsilcilerinden büyük bir destek geldi.

Geçtiğimiz haftalarda Letonya'nın ulusal finali Supernova'yı kazanan Citi Zēni grubu Eurovision'u düzenleyen kuruluş Avrupa Yayın Birliği'nin (EBU) Rusya'nın Eurovision'a katılımı ile ilgili kararını yeniden gözden geçirmesini talep etti. Grubun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Letonya temsilcileri olarak Ukrayna'nın yanında olduklarını ve Eurovision'a katılacak diğer delegasyon üyeleri ve şarkıcıların da benzer bir tavır içinde olmaları gerektiği vurgulandı. Bir başka Baltık ülkesi olan Litvanya'nın ulusal finali 'Pabandom iš Naujo'yu kazanan Monika Liu da Instagram hesabından yaptığı açıklamada Ukrayna'nın yanında olduğunu "Ukrayna kendini savunacak ve galip gelecek. Dünya Putin'i durdurmalı. Şimdi Ukrayna'nın yanında olma zamanı" sözleriyle ifade etti.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

RUSYA DİSKALİFİYE EDİLECEK Mİ?

Başta Letonya ve Litvanya'nın Eurovision 2022 temsilcileri olmak üzere çok sayıda isimden Rusya tepkisi gelmeye başlayınca harekete geçen Ukrayna yayıncı kuruluşu UA:PBC, Avrupa Yayın Birliği'ne (EBU) çağrıda bulundu. Ukrayna kuruluşunun Yönetim Kurulu Başkanı Mykola Chernotytsky, Rusya'nın şu anda uluslararası hukuka aykırı şekilde davrandığını ve yerinin Eurovision olmadığını vurguladı.

Ukrayna'nın yayıncı kuruluşu UA:PBC, Rusya'nın EBU üyeliğinin askıya alınması ve ülkenin 2022 Eurovision Şarkı Yarışması'ndan diskalifiye edilmesi talebinde bulundu. Ukrayna'nın bu talebi pek çok popüler Eurovision hayran sitesinde ses getirdi, pek çok Eurovision hayranı Rusya'nın Eurovision'dan diskalifiye edilmesi yönünde görüşlerini paylaştı. Dalga dalga büyüyen bu çağrıya Avrupa Yayın Birliği'nden yanıt ise gecikmedi.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

İLK TEPKİ İSVEÇ'TEN GELDİ

Avrupa Yayın Birliği'nden yapılan ilk açıklamada Rusya'nın yarışmadan diskalifiye edilmesinin söz konusu olmadığı açıklandı. EBU'dan bir sözcünün yaptığı açıklamada "Eurovision Şarkı Yarışması, ülkeleri birleştiren ve müzik aracılığıyla çeşitliliği kutlayan, politik olmayan bir kültürel etkinliktir. Rusya ve Ukrayna yayıncıları bu yıl Torino'da bulunma sözü verdiler. Ve şu anda her iki ülkeden sanatçıları ağırlamayı planlıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Bu karara ilk büyük tepki ise İsveç'ten geldi. İsveç devlet kanalı SVT'nin Genel Müdürü Hanna Stjärne, EBU'nun Rusya kararını kınadı. Hanna Stjärne, "EBU'nun yeniden düşünmesi gerekiyor. Apolitik bir olay olarak Eurovision'un temel fikrine sempati duyuyorum. Ancak Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesiyle birlikte durum son derece ciddi" ifadelerini kullandı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

'ŞU ANDA AVRUPA'NIN BİRLİK OLMASI GEREKİYOR'

İsveç'ten sonra bir süre sessiz kalınması ve bir tepki gösterilmemesi Eurovision hayranları arasında büyük bir huzursuzluk yarattı, tepkiler çığ gibi büyüdü. İsveç'ten sonraki ilk tepki yine Kuzey Avrupa'dan geldi. Danimarka devlet kanalı DR, Rusya'nın Eurovision'a katılmaması gerektiğini belirtti. DR'de şef editör olarak görev yapan Gustav Lützhøft, "Şu anda Rusya'nın Eurovision'da yarışmasını yanlış buluyoruz. EBU ile iletişime geçtik" ifadelerini kullandı.

Benzer bir tepki de bir diğer İskandinavya ülkesi Norveç'ten geldi. Norveç devlet kanalı NRK, Avrupa Yayın Birliği'ne Rusya'nın Eurovision'a katılmaması gerektiğini belirtti. NRK'nın Genel Direktörü Thor Gjermund Eriksen, "NRK olarak EBU'ya Rusya'nın bu yıl Eurovision'da yer almaması gerektiği yönünde bir tavsiyede bulunduk. EBU'nun doğru kararı vereceğine güvenimiz tam" diye konuştu. İsveç, Danimarka ve Norveç'ten gelen tepkilerden sonra bu kez bir Batı Avrupa ülkesi olan Hollanda'dan geldi. Hollanda'nın yayıncı kuruluşu Avrotros'un Genel Müdürü Eric van Stade, "Şu anda Avrupa'nın birlik olması gerekiyor. Rusya'nın hareketleri özgürlük ve insan hakları gibi evrensel değerlere yönelik ciddi bir tehdit barındırıyor. Görüşümüz Rusya'nın EBU üyeliğinin askıya alınması yönünde" diye konuştu.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

FİNLANDİYA 'RUSYA VARSA BİZ YOKUZ' DEDİ

Peş peşe gelen bu tepkilerden en serti ise yine bir Kuzey Avrupa ülkesi olan Finlandiya'dan geldi. EBU'nun kararını sert bir şekilde eleştiren Finlandiya devlet kanalı YLE, Avrupa Yayın Birliği'ne çağrı yaparak Rusya'nın Eurovision'a katılmasına izin verilmesi halinde yarışmadan çekileceklerini duyurdu. YLE'nin açıklamasında, "Hukuk, demokrasi, insan onuru ve ifade özgürlüğünü savunuyoruz. Bu kriterlere aykırı davranan Rusya ile aynı organizasyonda yer almamız mümkün değil" ifadeleri kullanıldı.

Finlandiya'nın sert tepkisinden sonra ise Baltık ülkeleri Estonya ve Litvanya'dan benzer bir 'çekilme' açıklaması yapıldı. Estonya yayıncı kuruluşu ERR, bu yıl ancak Rusya'nın katılmaması halinde yarışmaya katılacaklarını duyurdu. Litvanya devlet kanalı LRT ise Avrupa Yayın Birliği'ne Rusya'nın Eurovision'dan diskalifiye edilmesi için çağrıda bulundu. Son büyük tepki ise yine Kuzey Avrupa'dan, bu kez İzlanda'dan geldi. İzlanda devlet kanalı RÚV, Rusya'nın Eurovision'a katılmaması gerektiğini belirtti.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

EBU KARAR DEĞİŞTİRDİ

Ukrayna ile başlayıp İsveç, Danimarka, Norveç, Hollanda, Finlandiya, Estonya, Litvanya ve İzlanda olarak devam eden tepkiler zinciri EBU'nun geri adım atmasıyla sonuçlandı. Rusya'nın Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkarıldığı dakikalarda bir açıklama yayınlayan Avrupa Yayın Birliği, bu kez Rusya'ya kırmızı ışık yaktı. EBU, Rusya'nın bu sene İtalya'da düzenlenecek olan Eurovision Şarkı Yarışması'ndan diskalifiye edildiğini açıkladı.

Kararın üyeler arasında geniş bir değerlendirme sonucu alındığını vurgulayan EBU, Rusya'nın bu yıl Eurovision'da yer almasının yarışmanın itibarını zedeleyebileceğinden dolayı bu kararın alındığını duyurdu. EBU'nun açıklamasında, "EBU, kendini kamu hizmetinin değerlerini korumaya adamış yayıncıların apolitik bir üyesidir. Uluslararası alışverişi ve anlayışı teşvik eden, dinleyicileri bir araya getiren, müzik aracılığıyla çeşitliliği kutlayan ve Avrupa’yı tek bir sahnede birleştiren kültürel bir rekabetin değerlerini korumaya kendimizi adamış durumdayız" ifadeleri yer aldı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

EBU'NUN ALDIĞI KARAR DOĞRU MU?

Rusya hakkında verilen 'diskalifiye' kararı doğru bir karar mı? EBU'nun Rusya'ya önce yeşil sonra kırmızı ışık yakmasını nasıl yorumlayabiliriz? Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz "Türkiye'nin Eurovision Serüveni" kitabının yazarı olan müzik yazarı Doç. Dr. Michael Kuyucu, EBU'nun Eurovision'da daha önce hiçbir zaman ülkelerin politik durumlarına göre karar almadığının altını çizdi.

Diskalifiye gibi kararların Eurovision'da yarışacak şarkıların içeriklerine göre belirlendiğini vurgulayan müzik yazarı Kuyucu, "Eğer şarkının içeriğinde, özellikle de sözlerinde tıpkı geçmişte 2021'de Belarus ve 2009'da Gürcistan'ın yaptığı gibi herhangi bir politik propaganda söz konusuysa, işte o zaman onay vermeme ve diskalifiye kararları alınabiliyor" diye konuştu. Avrupa Yayın Birliği'nin aldığı ilk kararın doğru, ikinci kararın ise yanlış olduğunu söyleyen Doç. Dr. Michael Kuyucu, "Yaşananlar son derece üzücü. Ama hukuk her zaman ön planda olmalı" dedi.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

'RUSYA İLERLEYEN DÖNEMDE ONLARI MAHKEMEYE VEREBİLİR'

EBU'nun tüzüğünde apolitik oldukları, BM'nin tanıdığı ülkeler içerisinde -yarışmaya özel anlaşmayla katılan Avustralya istisnası dışında- kendilerine bağlı tüm ülkelerin Eurovision'a katılma haklarının olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Michael Kuyucu, "Eğer barış sağlanırsa, Rusya "Siz o zaman neden tüzüğü uygulamadınız?" deyip EBU'yu ilerleyen dönemde mahkemeye verebilir" diye konuştu.

"Yarışmaya katılacak şarkıların sözlerinde siyasi ideoloji yer almaması tüzüklerinde var" diyen Doç. Dr. Kuyucu, "Eğer Rusya, Ukrayna hakkında olumsuz sözler içeren bir şarkıyla yarışmaya katılsaydı işte o zaman "Siz, bizim yarışmamız aracılığıyla propaganda yapıyorsunuz" denilerek, ancak o zaman Rusya'nın diskalifiye edilmesi tartışmaya kapalı bir konu oldu, işte o zaman hukuken doğru bir adım atılmış olunurdu" ifadelerini kullandı.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

'KUZEY AVRUPA ÜLKELERİNİN MAHALLE BASKISI ETKİLİ OLDU'

EBU'nun ikinci kararı öncesinde İsveç, Danimarka, Norveç, Finlandiya ve İzlanda gibi Kuzey Avrupa ülkelerinin eş zamanlı olarak tepki gösterdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Michael Kuyucu, bu ülkeler arasındaki görüş birliğinin Rusya'nın İsveç ve Finlandiya'ya yönelik "NATO'ya katılırsanız askeri sonuçları olur" açıklamasından sonra gelmiş olmasına dikkat çekti. Doç. Dr. Kuyucu, "İkinci kararın alınmasında Avrupa Konseyi kararının dışında Kuzey ülkelerinin mahalle baskısı da etkili oldu diyebiliriz. Kuzey Avrupa ülkelerinin Eurovision'da güçlü ve baskın olduğunu bir kez daha hatırlamış olduk" yorumunda bulundu.

EBU'nun sadece birkaç gün içinde 180 derece farklı bir karara imza atmasını ise 'prestij kaybı' olarak yorumlayan Doç. Dr. Kuyucu, "2022 yılı bugüne kadar Eurovision'un siyasetten en çok etkilendiği yıl olabilir. Yarışmanın siyasi olup olmadığı her zaman tartışmalı bir konuydu. Daha önce bazı ülkelerden küçük başvurular olmuştu ama her defasında EBU bu talepleri reddetmişti ve hiçbir zaman geri adım atmamıştı. EBU ilk defa bu yıl mahalle baskısından etkilenmiş oldu" diye konuştu.

Rusya kararı Yüksek gerilim Eurovisiona sıçradı

'AVRUPA KONSEYİ'NDEN ÖNCE BÖYLE BİR KARAR ALABİLİRLER MİYDİ?'

Gelen tepkilerden sonra Avrupa Yayın Birliği'nin kendi tüzüğüyle çelişen bir karara imza attığını vurgulayan Doç. Dr. Michael Kuyucu, "Ama EBU, Avrupa Konseyi'nin aldığı karardan sonra dahi "Kararımızın arkasındayız, yarışmaya Rusya'yı alıyoruz" deme cesaretine sahip olabilir miydi? Olamazdı. Avrupa Konseyi'nden önce de zaten kendileriyle çelişebilecek bir karar alamazlardı" diye konuştu.

Rusya'nın şu andaki önceliğinin Eurovision olmadığını söyleyen Doç. Dr. Kuyucu, "Ancak ilerleyen dönemlerde Rusya hukuken hakkını arayabilir. Putin'in Eurovision'u önemsediğini biliyoruz. 2008'de Eurovision'u kazanan Dima Bilan'ı bizzat kendisi tebrik etmiş ve birlikte etkinliklere katılmışlardı" dedi. EBU'nun aldığı ikinci kararı doğru bulmadığının altını çizen ve her zaman hukukun ön planda olması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Kuyucu, "İşgal gibi bir hukuksuzluğa tüzükle çelişecek bir hukuksuzlukla karşılık verilmesi ne kadar adil?" dedi.