Geri Dön

Sanki Türkiye’nin AB iştahı söndü!

Sanki Türkiye’nin AB iştahı söndü!
Güldener Sonumut

Avrupa Birliği’nin (AB) aday ülke sıfatıyla Türkiye ile ilgili 1998’den bu yana her yıl yayınladığı ülke raporu, artık kamuoyunda pek ilgi görmüyor. Eskiden bu raporları önceden elde etmek için harcanan çabalar ve raporun her bir sayfasında yer alan ufak detaylara yönelik yapılan araştırmalar geride kaldı. Günlerce tefrika halinde yayınlanan taslak raporlar, artık mazi oldu. Türkiye’de kamuoyunun heyecan balonu da söndü. Zira Avrupa Komisyonu, bu yıl ilerleme raporlarının yayın tarihini sır gibi saklamaya çalıştı. Son güne kadar hangi tarihte yayınlanacağına ilişkin hiçbir bilgi paylaşılmadı. Alman meslektaşlarım da aday ülkelerin ilerleme raporlarının yayınlanacağını, Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı David Mc Allister’in sözcüsünden haber aldı. Milliyet’in sadık okuyucuları ise, 3 Ekim tarihli gazetemizin bu köşesinde raporun yayınlanacağı tarih ve Türkiye raporunun konu başlıkları hakkında
bilgi sahibi oldu.

Türkiye raporunun yayınlanması sayesinde Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varheyli’nin, Ankara konusunda toplam “5 dakika” söz almasına da şahit olabildik. Göreve geldiğinden bu yana Türkiye konusunda sessizliğini koruyan Varheyli’nin, görev süresi sona erene kadar da bu trendi devam ettireceği görülüyor. Zaten Avrupa Komisyonu, sanki sahada bir eksik komiserle görev yapıyor. Teşbihte hata olmaz misali, Galatasaray’ın ilk 11’inde Arda Turan’ın yer alması gibi. 

Sonuçta Avrupa Komisyonu ile Avrupa’daki Hristiyan Demokratlar, Türk halkının AB iştahını ve AB merakını söndürmeyi başardılar sanki. Bir önceki Genişleme Komiseri Johannes Hahn, Türkiye’deki heyecanı söndürmek için epey mesai harcamıştı. Yeni komiserin Türkiye’deki AB heyecanını canlandırmak için enerjisi yetmez, zira öyle bir isteği, projesi veya stratejisi de yok. Mesaisini ağırlıklı olarak sadece Batı Balkanlar ile AB’nin komşuluk politikalarına harcayacağının sinyalini verdi. O konuda bir başarı gösterse bari...

Sanki Türkiye’nin AB iştahı söndü

Avrupa Merkez Bankası sanal paralara göz dikti

Merkezi Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan Avrupa Merkez Bankası, 2008’den bu yana Avrupa Birliği ve dünya ekonomisini kurtarmakla meşgul. Bu nedenle para birimleri dünyasında yaşanan güncel gelişmeleri pek bir göz ardı eden AMB, Euro bölgesine üye ülkelerin ekonomisini kurtarmakla yetinmedi, para birimleri savaşı içerisinde Euro’nun rekabet değerini muhafaza etmeye çalıştı. Dolar ile Yuan arasında yaşanan kambiyo savaşından nasibini alan Euro, ABD Dolarına karşı aşırı değerlenmemeye çalıştı. Hatta uzun süre AMB, Euro bölgesinde büyümeyi gerçekleştirmek için enflasyon ithal etmeye çalıştı, ancak şu ana kadar pek başarılı olmadı.

Bu konu başlıklarıyla megül olan AMB ve merkezi Basel’de bulunan Dünya Ödemeler Bankası (BIS), uzun süre Bitcoin gibi sanal para piyasasını göz ardı etti. Ancak gerek BIS gerekse AMB için bıçak kemiğe dayandı. Para basmak bir ülke için önemli egemenlik hakkıdır. BIS ve AMB bu hakkı ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Silikon Vadisi’ndeki internet dehalarının eline geçmesini istemiyor. Bitcoin, G20 tarafından aktif bir kripto varlık olarak kabul ediliyor. Ünlü sosyal paylaşım sitesi Facebook’un piyasaya sürmeyi hedeflediği Libra ise AMB ve BIS için daha tehlikeli bir “para birimi” olabilir. Bu yüzden de Libra’nın piyasaya sürülmesi, en azından AB ülkelerinde geçerlilik kazanabilmesi için BIS ve AMB, ilginç bir yönetmelik çalışmasına başladı. Libra gibi sanal para birimlerinin Avrupa piyasalarında işlem görebilmeleri için AB yönetmeliğini harfiyen yerine getirmesi gerekecek. Konunun uzmanlarına göre Libra’nın yönetmelikteki yükümlülükleri anlayıp yerine getirmesi en az iki yıla mal olacak. O tarihe kadar AMB ve merkez bankaları, kendi sanal paralarını sürecekler piyasaya... AB’nin, para politikalarının geleceğini Silikon Vadisi’nde dirsek çürüten dahilere bırakmak istemediği kesin.

AB’de kadın-erkek eşitliği çok uzun zaman alacak

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ilginç bir araştırmaya imza attı. Kadınlar ile erkekler arasındaki gelir adaletsizliği, her zaman kadın-erkek eşitliği konusunda önemli bir başlık oluşturmuştur. Nitekim Avrupa Birliği’nin istatistik enstitüsü Eurostat’in verilerine yola çıkan ETUC, üye ülkelerde aynı işi yapan bir erkek ile bir kadının gelir farklılıklarını hesapladı. Bununla da yetinmeyip, bu gelir farklılıklarının giderilmesi için alınan önlemlerle, bu farklılıkların hangi tarihte giderilebileceğini ülke ülke sıraladı. Bu çerçevede Belçika’da kadınlarla erkekler arasında gelir adaletinin 2028’de sağlanabileceğini hesaplayan ETUC, Almanya’nın bu hedefe ancak 2121 yılında ulaşabileceğini düşünüyor. Bu sistemin devam etmesi halinde Fransa da bu farkın 2100 yılında kapanma ihtimalinin bulunduğu belirtiliyor. ETUC araştırmasında AB’ye üye 9 ülkede kadınlarla erkekler arasında gelir ayrımının artabileceğine de işaret ediliyor. 

Burada çıkartılacak bir ders varsa, kadın-Erkek eşitliği AB ülkelerinin birçoğunda hala bir slogan. Maaşa dayalı eşitlik için biraz daha beklemek gerekecek. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın bir kadın olması da, bu süreci hızlandırmaya maalesef yetmeyecek.

 

Oğlu tarafından tabancayla vurulduğu iddia edilen kadın ağır yaralandıDenizli'nin Pamukkale ilçesinde oğlu tarafından tabancayla vurulduğu iddia edilen kadın ağır yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber