Geri Dön
DünyaYaşayan efsane Attenborough

Yaşayan efsane Attenborough

Glasgow’da düzenlenen iklim zirvesinde yaptığı konuşmayla dikkatleri üzerine çeken İngiliz belgeselci natüralist David Attenborough, 95 yıllık, yaşamında 7 kıtada 39 ülkeyi gezerek gezegenimizin sırlarını ve güzelliklerini ekranlara taşıdı

Yaşayan efsane Attenborough

DIŞ HABERLER - Birleşmiş Milletler’in (BM) 26. İklim Konferansı’nın açılış konuşmacıları arasındaki bir ismi, iklim değişikliği konusunda hareket geçmediği için dünya liderlerine tepki gösteren gençler de merakla bekliyordu: Sir David Attenborough. David Attenborough ismi ilk bakışta tanıdık gelmeyebilir ama 40 yıldan fazla bir süredir dünyada ayak basmadığı kıta bırakmayan ve doğaya dair pek çok belgeseli, karizmatik sesiyle evlerimize taşıyan bir doğa tarihçisi. Aslında Aatenborough’u tanımlayan pek çok sıfat var: Çevreci, doğa tarihçisi, yayıncı, yazar, natüralist, kaşif ve en önemlisi çevre aktivisti.

Polonya’daki BM İklim Konferansı’nda yaptığı konuşmada ülkelere “medeniyetlerimizin çöküşünü” durdurmak için yalvarmasıyla dikkati çeken Attenborough, COP26’daki konuşmasında ise insanlara ve insanlığa seslendi. İnsanların “Gezegende şu ana kadar varolan en büyük sorun çözücü” olduklarını belirten İngiliz natüralist, geleceğe dair iyimserliğini de anlattı: “Hayatım boyunca korkunç bir düşüşe tanıklık ettim. Siz ise, hayatınızda, muhteşem bir iyileşmeye tanıklık edebilirsiniz, etmelisiniz” diyerek de sözlerini bitirdi. İngiliz “The Guardian”a verdiği bir röportajında ise, “gezegenin, okyanuslarının bir sonu olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Geçmişte tüm balıkçılığı, ringa, morina balıklarını yok ettiğimizi kabul etmeliyiz. Bir plana ihtiyacımız var. Bir sınır, dizginleme göstermeliyiz. Karşılıklı olarak. Birbirimizle her zaman rekabet içinde olmadığımızı bilmeliyiz” ifadelerini kullanarak mevcut durumu anlatmaya çalışıyordu.

Değişime tanıklık etti

David Attenborough, dünyaya ve doğaya ait ne varsa, hayvanlardan bitkilere, su altından farklı coğrafyaların özelliklerine kadar, insanlara dünyanın doğa harikalarını gösterdi, zarar vermeden doğanın nasıl bir parçası olunabileceğini anlattı. 95 yaşına gelse de hâlâ aynı merak ve ilgi duygusuyla belgeseller çekmeye, iklim değişikliğiyle mücadeleye ön saflarda devam eden yaşayan bir efsane. Dünyanın her kıtasını gezen ve yarım asırdan fazla bir süredir değişimine en yakından tanıklık ederek bizleri de bu yolculuğun bir parçası yaptı Attenborough.

Dünyanın en çok seyahat eden doğa tarihçisi Attenborough, bizleri okyanusların derinliklerine götürdü, Afrika ovalarında gezdirdi, okyanusun en derinliklerine dalırdı, Amazon’daki yağmur ormanlarının kalbine taşıdı. Attenborough, özellikle insanların göremeyeceği en muhteşem doğa mucizelerini gösteren, aslında insanın gezegen üzerinde bıraktığı olumsuz etkileri, doğanın kendi başınalığının muhteşemliğini anlatan BBC belgesel serileri ile tanınıyor. Bunlar arasında Yeryüzü (Planet Earth), Mavi Gezegen (The Blue Planet) ve Gezegenimiz (Our Planet) serileri tanıdık gelecektir. Son dönem işlerinden Gezegenimizde Bir Yaşam (A Life on Our Planet) adlı belgeseli ile hem kendi hayatını hem dünyanın yaşadıklarını ortaya koydu.

Yaşayan efsane Attenborough

Attenborough, çevre aktivisti Greta Thunberg’in en büyük destekçilerinden biri.

32 üniversite diploması var

Ünlü belgeselcinin araştırmacı kimliğinin yanı sıra bilim ve eğitime yaptığı katkı nedeniyle, İngiltere’nin dört bir yanından 32 fahri diplomanın verilmesine neden oldu.

18 bitki ve hayvana ismi verildi

Keşfedilmemiş kabilelerin peşinden giden, o güne kadar hiç bilinmeyen hayvan cinslerini bulan, Antartika’daki hayatı en doğal haliyle anlatan, gorillerin arasına karışarak onlarla dostluk kurabilen, kuşlarla dans eden Attenborough, gezegene ve doğaya dair tüm güzellikleri en ilginç haliyle bizlere sundu. Merakı ve ilgisi o kadar gelişmişti ki, keşifleri ve başarıları nedeniyle 18’den fazla bitki ve hayvan türü, David Attenborough’un adını aldı. Bir dönem fosillere odaklanan belgeselci Attenborough’un adının bir dinazor türüne bile verildiğini de söylemeden geçmeyelim: Attenborosaurus! Attenborough’un belgesellerinde en ikonik anlardan biri de 1979 yılında Ruanda’da Life on Earth belgeselini çekerken bir grup gorille karşılaşması ve soğuk kanlığını koruyarak gorillerin arasına karışması oldu. Gorillerin yanında sessizce kameraya durumu anlatmaya devam eden belgeselci, bir süre sonra onların arasında yuvarlanarak doğal hayatın bir parçası oluyor. Attenborough o anları “Bir gorille karşılıklı bakışmada, başka herhangi bir hayvanda bulamayacağınız daha fazla bir anlam ve karşılıklı anlayış var” şeklinde anlatıyordu. BBC’deki bir röportajında ise, hangi hayvan olmak istediği sorulunca, “tembel hayvan” yanıtını vermesi şaşırtıcı gelse de en ilginç hayvanlarla hayatta bir kez yaşanabilecek pek çok anı yaşayan belgeselcinin BBC’deki bir röportajında ise, hangi hayvan olmak istediği sorulunca belgeselci, “tembel hayvan” yanıtını vermişti.

90’larında bir sosyal medya fenomeni

Son dönemde iklim değişimine karşı çalışmalarıyla dikkati çeken Attenborough, aynı zamanda bir sosyal medya fenomeni. Genç influencer’ların kıskanacağı bir takipçi sayısına da sahip: 6 milyon. 2018 yılında İngiltere’de yapılan bir araştırmada, ülkenin en popüler ismi seçildi. Başka hiç kimsenin yaşamadığı gibi gezegeni yaşayan David Attenborough’un 90. Yaş doğum günü hediyesi de elbette şahsına münhasır olacaktı: adı, yeni keşfedilen bir yusufçuğa verildi. Milyarlarca seyirciye ulaşan yapımlarının yanında 90’lı yaşlarında pek çok başarılı işe imza attı ve Mavi Gezegen II adlı belgeseli, 91 yaşındayken yılın en çok izlenen TV programı oldu. 93 yaşındayken Netflix’te yayınlanan Gezegenimiz belgesel serisi tüm dünyada 33 milyon kişi tarafından izlendi. 95 yıllık bir ömürde tüm dünyayı gezmiş ve tüm dünyadan milyonlarca insana gezegeni, doğaya karşı sorumluluklarımızı, farklı türlerin yaşam dengesini anlatmış, nesillerce insanın doğaya merakını körüklemiş ve çevre konusunda bilinçlendirmiş biri olarak Attenborough hâlâ bitmek tükenmez enerjisiyle ilham vermeye devam ediyor. Yaşayan efsane David Attenborough, bir konuşmasında “Keşke dünya iki kat daha büyük olsaydı ve yarısı hâlâ keşfedilmemiş olsaydı” diyerek merak ve keşif duygusunu anlatmıştı.

Renkli televizyonculuğun babası

Attenborough profesyonel kariyerine BBC’de başladı. Kanaldaki pek çok görevinin yanı sıra 1960’lı ve 1970’li yılları programlar direktörü olarak çalıştı. BBC markasını güçlendiren bir isim olmasının ötesinde, nesiller boyu BBC denince akla gelen en itibarlı isim olmayı başardı. 80 yıl boyunca televizyon programcılığının vazgeçilmez bir parçası oldu, bazen sadece senarist, bazen sunucu özellikle kariyerinin çoğunluğunda da belgeselci olarak. Ancak BBC’de yöneticilik pozisyonlarında görev almasına rağmen, sözleşmesinde hem gezmesini ve program yapmasını sağlayacak bir madde koydurtmayı da ihmal etmedi. BBC’de pek çok değişime imza atan İngiliz natüralist, siyah-beyaz ekranlı televizyonculuktan renkliye geçiş sürecinde de bulunmanın ötesinde, İngiltere’de ilk renkli televizyonculuğunu getiren kişi olarak da biliniyor. Wimbledon tenis turnuvasını renkli ekranlarda sunulmasını sağladıktan sonra, yine bir ilke imza atan Attenborough, 1960’larda televizyonlarda ilk defa bilardo yayınlayan kişi olmuştur da aynı zamanda. Sadece 1979 yılına geldiğinde yaklaşık iki buçuk milyon kilometre giderek, 39 ülke gezmiş ve Life on Earth belgeselleri için 650 farklı türü çekmişti. Milyonlarca kez izlenen belgesellerinin ardından 1985 yılında Sör unvanı almaya hak kazandı. 1990’lı yıllarda BBC’den emekliliğini konuşan Attenborough, kurumsal bir görevi kalmasa da ne BBC ne de kendisi aralarındaki koparamadı.

‘Milli hazine’

Attenborough, ilk belgesellerinde ve programlarında dünya doğasının harikalarına odaklanmıştı, ancak yakın dönem çalışmalarında kendisini bitmek tükenmez enerjisiyle daha çok çevresel sorunların bir savunucusu, aktivisti olarak görüyoruz. Gezegenin biyoçeşitliliğinin yenilenmesi, nüfus artışının kontrol altına alınması, yenilenebilir enerji, iklim değişimiyle mücadele, et tüketimini azaltma ve doğanın korunması gibi konular İngiliz belgeselcinin daha çok odaklandığı konular arasında yer aldı.

Emekli olmama konusunda ısrarcı olan ve sürekli üreten Attenborough’un kariyeri o kadar dolu ki, İngiliz Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) ödüllerini tüm kategorilerde, yani siyah-beyaz, renkli, yüksek çözünürlüklü, 3 boyutlu (3D) ve 4K çözünürlüklü kategorilerin hepsinde ödül alan tek kişi olma unvanına sahip. Ayrıca 2018 ve 2019 yıllarında Primetime Emmy Ödülleri’nde iki kez en iyi sunucu ödülü aldı. David Attenborough’un her ne kadar hoşuna gitmese de İngiltere’de “milli hazine” olarak anıldığını da hatırlatalım.

 

 

 

 

Eleştirilere yanıt: 1-2 saat gitmekten doğal bir şey olmaz
İmamoğlu'na peş peşe tepkiler! 'Ne görüştüğünü açıklamak zorunda'
Omicron ile savaşta ilginç yöntem! Yükselişi frenledi...
Millet İttifakı'nda 'yok sayma' çatlağı! CHP'li belediyelere eleştiri
Neye uğradığını şaşırdı! Bizzat yüzüne söyledi: Utanç verici bir manzara
Rüya ev! Görenin ağzı açık kaldı...
Kuryeler itiraz etmişti! Trendyol'dan zam açıklaması
Anne ve babasını aynı anda kaybetmişti: Eksi dört derecede yan yana ölüm
Galatasaray'dan bomba golcü hamlesi! Eski Fenerbahçeli...
Emre Karayel bebeğinin yüzünü gösterdi: Baba oldum ben!
'Kar' bereketi! Randevu patlaması yaşanıyor
Gözler saat 22.00'de! Piyasalar nasıl etkilenecek?
ABD'de korkunç cinayet! Türk öğretmen öldürüldü
G.Saray istiyordu, F.Bahçe kapıyor! Resmi transfer girişimi
Kuzey Kutbu'nda yeni cephe açıldı! Savaş gemileri adım adım izleniyor

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler