Geri Dön

Yine baskı altında

ABD Senatosu, ardı ardına Trump yönetimini memnun etmeyecek kararları onaylarken, Amerika Başkanı, eski avukatı Cohen’in yaptığı açıklamalar nedeniyle sıkıntıya girdi.

Yine baskı altında

ABD Senatosu’nun gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı sorumlu tutan ortak karar tasarısını kabul etmesi sonrasında, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik farklı noktalardan baskı büyüyor. Senato’dan Yemen’de Suudi Arabistan’a verilen askeri desteğin kesilmesi yönündeki kararı da, Trump yönetimini zora soktu.

ABD Senatosu, Trump’ın savaş yetkilerini kısıtlayacak ve ABD’nin Yemen’de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona verdiği askeri desteğin durdurulmasını öngören yasa tasarısını önceki gün kabul etti. ABD’li senatörler Bernie Sanders, Mike Lee ve Chris Murphy tarafından sunulan yasa tasarısı, Genel Kurul’da yapılan oylama sonucunda 41 “Hayır” oyuna karşı 56 “Evet” oyuyla kabul edildi. Oylama sonrasında Genel Kurula hitap eden Senatör Sanders, “ABD artık Yemen’de dünyanın en kötü insani krizine neden olan Suudi Arabistan’ın müdahalesine ortak olmayacak. Bugün Suudi Arabistan’daki despotik rejime, askeri maceralarının bir parçası olmayacağımızı söylüyoruz” ifadelerini kullandı. New Jersey Senatörü Bob Menendez ise karara “Evet” oyu vermesinde Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın “Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinden sorumlu olduğu” yönündeki inancının büyük rol oynadığını belirtti. Trump yönetimi, Kaşıkçı cinayeti ve Yemen’deki krize rağmen Suudi Arabistan’a desteğini sürdürüyordu.

‘Kötüye mi kullanıldı?’

ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) açıkladığı üzere, ABD’nin Yemen’de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona verdiği yakıt ikmal desteğinin maliyetinin 331 milyon dolar olduğu ortaya çıkarken, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) bu miktarın talep edileceği belirtiliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Trump’ın 2017’deki göreve başlama törenini organize eden heyetin, bu amaçla toplanan 100 milyon dolardan fazla bağışı kötüye kullanıp kullanmadığına ilişkin soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan konuya yakın kaynaklar, New York’taki federal savcıların, Trump’ın 2017’deki göreve başlama töreni için kurulan heyetin, tören için toplanan 107 milyon dolarlık bağışı kötüye kullanıp kullanmadığını soruşturduğunu söyledi. Soruşturmanın henüz erken aşamalarında olduğunu vurgulayan kaynaklar, bazı bağışçıların Trump yönetimine erişim, siyasi ayrıcalıklar ya da resmi yönetimi etkileme karşılığında para verdiği iddialarının da soruşturulduğunu kaydetti. Kaynaklar, soruşturmanın bir kısmının, Trump’ın eski avukatı Michael Cohen’e yönelik yürütülen federal soruşturma kapsamında ele geçirilen kanıtlara dayandığını belirtti.

Açılış töreni heyetinden yapılan yazılı açıklamadaysa, törenin tamamıyla kanunlara uygun olduğu vurgulandı. WSJ’nin haberine bir yanıt da Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders’dan geldi. Sanders gazetecilerin sorusu üzerine, “Bu konuda Başkan Trump ya da eşinin yapacak bir şeyi yok. Başkan Trump’ın yaptığı en büyük şey açılış törenine katılmak, elini kaldırmak ve görevi için yemin etmekti. Başkan o zamanlar göreve başlama töreniyle ilgili şeylere değil, geçiş sürecine odaklanmıştı” açıklamasında bulundu.

‘Ödemelerden haberi vardı’

New York’taki federal mahkemede görülen davada 3 yıl hapse mahkum edilen Trump’ın eski avukatı Michael Cohen, dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump’la ilişkileri olduğu iddia edilen iki kadına susmaları için yasa dışı para ödemek, seçim kampanya finansman kurallarını ihlal etmek, banka dolandırıcılığı yapmak ve Moskova’daki bir emlak projesi için Trump’a aracılık etmek gibi konularda federal yetkililere yalan söylemekle suçlanan Cohen, yaptığı ödemelerden Trump’ın haberi olduğunu öne sürdü. ABC News’a konuşan Cohen, “Paraları ödememi o istedi; bu işlere girmemi o yönlendirdi” dedi. Cohen, Başkan’ın bu ödemelerin yapılmasının yanlış olduğunu bildiğini de öne sürdü. Açıklamalar sonrasında Trump’a da “başkanlık seçimlerini etkilemeye çalışmak” suçlaması yöneltilebileceği ifade ediliyor.

Husilerden ilginç karar

Yemen’de Husilerin Yüksek Devrim Konseyi Başkanı Muhammed Ali el-Husi, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın çocuklarının talebi veya rıza göstermesi durumunda esir takası kapsamında Suudi Arabistan’dan Kaşıkçı’nın cesedini isteyeceklerini açıkladı. Husi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Çocukları bizden talep etmesi veya rıza göstermesi durumunda esir takası kapsamında Suudi Arabistan’dan Kaşıkçı’nın cesedini isteyeceğiz” ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili ülkelerden, esir takası yapılmadan kendilerine bilgi vermelerini isteyen Husi, ellerinde Suudi esirler bulunduğuna işaret etti. İsveç’te önceki gün sona eren görüşmelerde taraflar arasında 16 bin esire ilişkin listeler karşılıklı teslim alındı. Uluslararası Kızılhaç Komisyonu aracılığıyla 20 Ocak’ta esir takası işleminin gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Kenevir bahçesini köpeklerleKocaeli’nin Kandıra ilçesinde, pitbull ve kangal cinsi köpeklerle korumaya alınan çiftliğe yapılan baskında 44 kilo 400 gram esrar ve 1352 kök kenevir ele geçirildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber