Geri Dön
EgeAltınordu zoru başardı

Altınordu zoru başardı

Spor Toto 1. Lig’de 5 maçlık mağlubiyet serisinin ardından şampiyonluk yarışı veren Ankaragücü’nü 2-1’lik skorla geçen Altınordu, üzerindeki karabulutları dağıttı. 3 puandan çok daha fazlasını elde eden kırmızı lacivertlileri değerlendiren yazarlarımız, “Gençler, güçlü Ankaragücü karşısında zaman zaman zorlanmasına rağmen iyi ve doğru bir oyun oynadı. Planlarını takım halinde uyguladı ve hak ettiği 3 puanı aldı” dedi

Altınordu zoru başardı

Bülent Buda: Büyük ozan Nazım Hikmet, “Hiç geriye dönmedim. Geriye dönmeyi sevmem” der bir şiirinde. Biz geriye dönmeden edemiyoruz. Kolay, ucuz kaybettiğimiz puanları düşünmeden edemiyoruz. Bu muhteşem galibiyetin öncüleri 3 A 1 B. Ali Emre, Ali Dere, Ahmet İlhan ve Burak İnce. Elbette Hüsamettin’in soluklanmadan maçın bitimine değin maçın içinde kalmasını, ikinci golde genç Metehan’ın kusursuz gol servisini de ıskalamayalım. Ahmet İlhan müthiş bir sezon çıkarmayı, öyle de bitirmeyi hedefliyor. Şeytanın avukatlığını yapıp düşünüyorum. Bu sezonun bitiminde Ahmet İlhan da mı?! Futbolcu koşuşturmaya başlar. Kaslar ısınır, gelgitler yaşanır. Kaçanlar, goller derken zaman tükenir. Hakem bitişi üfler. Tabelaya bakınca ne olup bittiğinin ayırdına varırlar. Benim gibi ekran karşısında elinde kalem, önünde defter bir tür dokuz doğurursunuz böylesine bir oyunda. Ve Hüseyin Eroğlu’nun vurguladığı öz güven sorunu. Çok değerli bir saptama. Takımın en çok gereksinim duyduğu kavram. Böylesine görkemli bir yengi ile başlasın, sürdürülsün, yaşam biçimine dönüştürülsün öz güven.

Fatih Tanfer: Altınordu, Ankaragücü karşısında 3 puanı kazanıp derin bir nefes aldı. Bu sene lig çok zor. 4 takım düşüyor. Bugün itibariyle puan cetveline bakın, ifadelerimin doğruluğunu anlarsınız. Altınordu’nun oyun planı çok adamla savunma yapıp hızlı kontra ataklarla gol aramak üzerineydi. Ve Ahmet İlhan alınan 3 puanın başrol oyuncusuydu. Herkes koştu, mücadele etti. Güçlü Ankaragücü karşısında zaman zaman zorlanmasına rağmen iyi ve doğru bir oyun oynadı. Takım halinde hücum ve defans yaptı. Hak ettiği 3 puanı aldı. Sevenlerini mutlu etti.

Mehmet Demirtaş: Alt ve üst sıralarda yaşanan değişkenliklerin ve sürpriz sonuçların ardından Altınordu-Ankaragücü başka perspektiften yaşandı. Maçın genelinde tempo inişli çıkışlı bir grafikteydi. Maça hızlı başlayan Ankaragücü’ne ilk yarının ortalarında Altınordu eşlik etse de bu yarı sayı getirmedi iki tarafa da. Zorunlu değişiklik ile alana ayak basan Burak İnce’nin serbest yapısı ve top dağıtma özelliği kırmızı lacivertlilere hareket alanı kazandırdı. İkinci yarının perdesi penaltı golüyle açıldı. Burada da Burak sahne aldı ve penaltıda başrol oynadı. Maçta eşitlik gelmişti ki Ahmet İlhan defans arasına sızması, kaleci ve defans oyuncularını ekarte etmesine soğukkanlı tavrını da ekleyince hayat Altınordu için güzelleşti. Skoru eline alan Altınordu, kendi alanında rakibini savuşturmak adına savaşım gösterdi bu kez. Haftalar sonra kazanan İzmir temsilcisi, iyi oynamasa da birebir mücadele etti ve ihtiyaç duyduğu zafere ulaştı.

YÜKSELİŞ DÖNEMİ

Bülent Buda: Biri deplasman, iç sahada iki maç, dört puan. Ve de takıma gerçek kimliğine ulaşacak fırsatı veren çıkış vizesidir. Ama yine de göz ardı etmememiz gereken gerçek, iki maçta kazanılan dört puan lig sıralamasının altında gezinenlerden edinildi. Savunmanın rakiplerine gol pozisyonu vermediğini gözlemlerken öte yandan uçlarda forvetlerin gol pozisyonu üretiminde çok cılız kaldıklarını da vurgulamalıyız. Oyunun akışına göre beş futbolcu değişikliğini de yapabilen kadro derinliğine sahip olmak her takımın yaşadığı bir zenginlik değil. Yine de özellikle uçlarda yaşanan pozisyon ve gol sıkıntısı giderilmedikçe kuşku ve de endişe kafalardaki rahatsızlığını sürdürecektir. 90 dakikalık oyunda merkezdeki gol ayaklarının tek pozisyonla dahi buluşamamış olmaları giderek daha büyük sıkıntılar yaratır.

Fatih Tanfer: Artık işin şakası yok. Şampiyonluğun en kuvvetli adaylarından birisi dediğimiz Manisa FK, puan cetveline baktığımız zaman ölüm grubunda hiç de iyi bir yerde değil. Balıkesirspor maçında baskılı oynadı. Üretken değildi. Maalesef futbolun doğrularını da yapamıyorlar. Etkili hücumcuları olmasına rağmen sahada hiçbir varlıklarını göremiyoruz. Toparlanma zamanı geldi.

Mehmet Demirtaş: Alt sıraları yakından ilgilendiren mücadelede geçen hafta talihsizliğini kıran Manisa FK, Balıkesir’in konuğu oldu. İki ekibin de pozisyonlar bulmak adına ciddi uğraş verdiği bir maç oynandı. Anıl Koç önderliğinde gelişen ataklarda etkili olan Manisa ve siyah beyazlıların açıklarını bulup hataya zorlayan Balıkesir vardı. Fakat Balıkesir net pozisyon bulmada çok ciddi sorunlar yaşadı. Savunmalar ise maçın gole ya da gollere sahne olmamasının sebebiydi. Maçın ilerleyen dakikalarıyla ters orantılı olarak düşen tempoda hücum hatları verimsiz bir gün geçirdi. Manisa özellikle ikinci yarıda hatlarının arasındaki bağlantıyı iyi kuramadı. Blokları birbirinden uzak ve kopuktular. Final dokunuşlarındaki pasif tavır sonucu gol de çıkmadı 90 dakikadan.

Robin Hood ve öğrencileri!

Bülent Buda: Oyunun 25. dakikasıydı. Söylendim kendi kendime, “Bu çocuk, bugün bu maçı bitiremez. Bu kadar koşuya, mücadeleye kasları izin vermez” diye. Mohamed Mahdi Sabbah. Genç adam. Ustalara özgü birinci sınıf bir gol. Ve durmaksızın omega saat gibi tıkır tıkır çalışan bir makine. Nihayetinde 79’da oyundan çıktı kenar yönetiminin doğru saptamasıyla. Yerine oyuna katılan genç Batuhan, 68’de oyuna katılan Gomes’e ‘al da at’ türünden nefis bir servis yaptı. Gomes de böylesi birinci sınıf pası ustalara özgü dokunuşuyla, teşekkürleriyle tabelayı ikiledi. İki hafta altı puan. Harika bir çıkış. Moral ile birlikteliğin, takım olma kültürünün pekişmesi. Böylesine iştahlı, basan, yenilgiyi hazmedemeyen Kocaelispor’u seyircisi önünde devirmek kahramanlara özgü bir duruştur. Kimilerine bu tür övgüler abartılı gelebilir. “Ne oldu ki, şampiyon mu oldular?”denilebilir. Desinler, sorun değil. Sarı lacivertli genç adamlar her hafta birkaç tık üstüne koyarak oyun kalitelerini, takım olma duygusunu ve de profesyonellik bilincini geliştiriyorlar. Kutlamak ödevdir.

Fatih Tanfer: Evinde kazanıyor, deplasmanda bir türlü istediği 3 puana ulaşamıyordu. Bunu Kocaelispor karşısında başardı. Yazmaya devam edeceğim. Menemen’in her maçında bol aksiyon, mücadele ve kazanma arzusu vardır. Bunu bu maçta da gördük. Genç Sabbah, Menemenspor’u 1-0 öne geçiren golü attıktan sonra orta alanla forvet hattı arasındaki bağlantıyı iyi kurdu. Kaleci Batuhan, Ömer, kaptan Mazlum harika oynadılar. Evet ikinci yarıda büyük baskı yediler ancak her geçen gün ustalık dönemine yaklaşan Teknik Direktör Cenk Laleci, yaptığı hamlelerle 3 puanın alınmasında önemli rol oynadı. Ve bu ölüm grubunda derin bir oh çekti.

Mehmet Demirtaş: Sonradan oyuna girip skora direkt etki etmese de katkısı tartışılmaz olan oyunculardan Sabbah ilk 11’de, Toni Gomes ise girdi 68’de. Ve bu iki oyuncu imzalı golle Kocaeli deplasmanından 3 puan ile döndüler İzmir’e. Her takımın aksayan, tıkanan yanları ve nükseden sorunları olabilir elbette. Önemli olan bu açıkları kapatmayı bilmektir. Menemenspor her mücadelede istediği sonucu elde edemese de bilinçli bir takım. Bu galibiyet alt sıralarla bağı koparmak kadar üste tutunmak adına da çok mühimdi. 90 dakika sonucu harika ve haklı sevinç yaşadılar. Ligin en mütevazı, en genç, en düşük bütçeli takımı Menemenspor’u en iyi şekilde lig mücadelesi içinde tutan sarı lacivertli taraftarların ‘Robin Hood’ lakabını taktığı Cenk Laleci’ye teşekkürlerimizi sunuyoruz.