Geri Dön

Antika radyoların sesi

Antika radyoların sesi

“Eğer bir şeyler kazanmak istiyorsanız topu olan bir spor yapın. Eğer anlamlı bir deneyim yaşamak istiyorsanız maraton koşun.”

Emil Zatopek

Özcan Kırdı, 413 Sokak No: 46 Damlacık/İzmir doğumlu. Tüm yaşamımda en çok sevdiğim insan Zeynep Kırdı’nın 3 erkek oğlunun üçüncüsü. Uzun yıllar önce Kemeraltı’nda 4 iş yeri vardı. Elektrik malzemeleri, elektrikli aletler, bisiklet satan. Sadık Atay-Cihat Aksel-Şenocak-Necip Sadık Damlapınar... O yıllarda her mağazanın bir de radyo tamir atölyesi vardı...

Özcan Ağabeyim ilkokul sonrası Sadık Atay’da çırak olarak başladı. Kısa süre sonra kalfa oldu radyo tamir atölyesinde. Zamanın çok sıkı ustalarının yanında yetişti. Hayim Tatlıdil-Muzaffer Denizaltı aklımda kalan efsane ustalar. Farklı yörelerden İzmir’e göç eden bir kabile gibiydik Damlacık’ta. Annem, teyzem Girit-Kandiye’den; iki amcam ile babam Alanya’nın ismini bilmediğim bir Yörük köyünden. Teyzemler beş, iki amcam toplam 10 kişi. Bizimkiler de beş, etti 20. Bu kalabalık içinde futbolu seven, oynayan 2 kişiydik Özcan Ağabeyim ve de ben. Damlacıkspor’da da bir sezon birlikte oynadık. Ben 14, Özcan Ağabeyim 21 yaşındaydı. Ağabeyimin babası, Hüsnü Kırdı denizciydi. ‘Dede’ olarak seslenirdim ona. Ben hayatımda ne anne ne de baba tarafımdan büyük annelerimi ve büyük babalarımı tanıyamadım. O nedenle de teyzemin eşini dede olarak belledim. Hüsnü Dedem, genç yaş sayılabilecek yaşta kötü bir hastalığa yakalandı, kurtarılamadı. Yaşamımdaki ilk ve en kötü vurgundu benim için. Onun kaybıyla ailenin yükünü üstlenen büyük oğul Sami Kırdı, Beyhan Yenge’den olan ilk oğluna Hüsnü adını verdi. Teyzemin aşığıydım. Onu yitirişimiz ikinci büyük kayıp oldu benim için. İlk torunu Hüsnü Kırdı, bu kez ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen kızına Zeynep adını verdi. Yani dedem Hüsnü Kırdı ile teyzem Zeynep Kırdı, yaşamlarını hala sürdürüyorlar.

***

Özcan Ağabeyim askerliğini denizci olarak tam 36 ayda tamamladı. Döndüğünde büyük ağabey Sami Kırdı, Fevzi Paşa Bulvarı Kemal Paşa Bedesteni No: 1’de oto yedek parçacılığı yaptığı dükkanını boşalttı. Radyo tamir atölyesine dönüştürüp sevgili kardeşi Özcan’a, “Buyur, dükkan senin” dedi. “Bir şeyi ta içinizden verirseniz o artık küçük ya da büyük olmaz. Gerçek olur.” Sevgili Özcan Ağabeyim, o gerçekle yaklaşık 60 yıl büyük bir aşk yaşadı. Evlendi; çocukları, torunları hepsi o ağabeyinin ona armağan ettiği büyük, anlamlı gerçeğin ürünleri. Yıllarca eline eski, antika, arıza yapmış lambalı radyolarını alan Özcan Ağabeyim’e koştu. Radyolar onun sevgiyle bağlandığı ayrılmaz parçalarıydı. O, antikaları salt tamir etmez, onarmaz büyük bir özenle okşar, severdi. “Ege’de Sonsöz” ne güzel duyurmuş; “İzmirli Özcan Kırdı ustaya veda, antika radyoların sesi sustu!”

Damlacık’ta uzun yıllar yaşayan kabilenin 19. üyesini de yitirdik. Geride kalan son 20. üye benim. Hazırlıklı olmalıyım.

Esen kalın, iyi pazarlar.

Antika radyoların sesi

“Giordano Bruno’nun İki Şey Öğretisi” 2

İki şey başarının sırrıdır

1) Ustalardan ustalığı öğrenmek

2) Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla birlikte yakalamanın gizidir

1) Niyetin saf olması

2) Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır

1) Sorunun değil çözümün parçası olmak

2) Hayata ve her şeye yeni, özgün bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller

1) Aşırılık (Abartı-israf)

2) Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir

1) Gülümseme

2) Sükût (Susmak)

İki şey değeri kaybedilince anlaşılır

1) Anne

2) Baba

İki şey geri alınmaz

1) Geçen zaman

2) Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir

1) Sevgi

2) Bilgi

İki şey hayatta önemli olan her şey içindir

1) Nefes alabilmek

2) Nefes verebilmek

Antika radyoların sesi

Ünlü sporculardan özlü sözler

 

“Barcelona’dan ayrılmamın tek sebebi ne mi? Mükemmel oynuyorduk ve yapacağımız yeni hiçbir şey kalmamıştı” (Pep Guardiola)

“Şampiyonları şampiyon yapan spor salonları değildir. Şampiyonları şampiyon yapan derinlerdeki bir şeydir; bir arzu, bir hayal, bir vizyon” (Muhammed Ali)

“Bir milyon hata yapabilirsin. Sadece aynı hatayı iki kez yapma” (Michael Phelps)

“Futbolla yatıp kalkmıyorsan, hayatın tamamen futbol değilse gerçek bir futbolcu değilsindir. Sadece üzerinde forma olan bir adamsın!” (Sergio Ramos)

“Futbol bir uyuşturucu olsaydı aşırı dozdan ölürdüm” (Fernando Torres)

 “Bir maçı kaybetmemeye çalışmaktansa kazanmaya çalışırken kaybetmeyi tercih ederim” (Jürgen Klopp)

Fıkra

Adamın biri, Peugeot marka bir minibüs alır. Sonraki gün yolcu taşımaya çıkar. Minibüs tıklım tıklım, tutar kasabanın yolunu ve gittikçe hızlanır. Yolculardan biri, “Kaptan yavaş. Bir yere!” der. Şoför, “Sen Peugeot’u biliyor musun?” der. Yolcu, “Hayır!” der. Şoför, “O zaman susacaksın” der. Minibüs hızlanmaya devam eder. Bir yolcu daha seslenir, “Oğlum ben hastayım, biraz yavaş!” Şoför yine sorar, “Sen Peugeot’u biliyor musun?” Amca ne bilsin, “Hayır!” der. “O zaman susacaksın der” şoför. Bu kez bir kadın seslenir, “Hamileyim! Lütfen biraz yavaş, çocuğumu düşüreceğim!” Şoför yine sorar, “Sen Peugeot’u biliyor musun?” Kadın, “Yok!” der. Şoför yine aynı cevabı verir. Arkadan kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir, “Yavaş git kardeşim, öldüreceksin bizi!” Şoför yine sorar, “Sen Peugeot’u biliyor musun?” Genç, “Biliyorum lan, ne olacak?” der. Şoför, “O zaman çabuk söyle, bunun freni nerede?” 

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber