EgeBel ve boyun fıtığında yeni umut: Coblation tekniği

Bel ve boyun fıtığında yeni umut: Coblation tekniği

27.06.2026 - 00:01 | Son Güncellenme:

Bel ve boyun fıtığında her hasta için ameliyat gerekmeyebiliyor. Özellikle erken evredeki fıtıklarda, iğne deliğinden uygulanan ve diskin sinire yaptığı baskıyı azaltmayı amaçlayan Coblation (RF) yöntemi, kısa sürede günlük yaşama dönüş imkanı sunuyor

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Bel ve boyun fıtığında yeni umut: Coblation tekniği

DİDEM SEYMEN - Bel ve boyun fıtığı, günümüzde en sık görülen omurga problemleri arasında yer alıyor. Ağrı, uyuşma, karıncalanma ve hareket kısıtlılığına yol açabilen bu rahatsızlıkta tedavi seçenekleri her geçen gün gelişiyor. Bodrum Memorial Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Karaoğlan, özellikle erken evredeki bel ve boyun fıtıklarında uygulanabilen Coblation (RF) tekniğinin, cerrahiye ihtiyaç duyulmayan hastalarda etkili bir alternatif olarak öne çıktığını belirterek yöntemin kimlere uygulanabileceğini ve sağladığı avantajları anlattı…

Haberin Devamı
Haberin Devamı

■ Bel ve boyun fıtığı nedir?

Omurgamız, üst üste dizilmiş kemiklerden (omurlardan) oluşur. Her iki omur arasında “disk” adı verilen yastıkçıklar vardır. Bu diskler; hareket sırasında yükü emer, omurgaya esneklik kazandırır. Disklerin ortasında “nükleus” adı verilen jel kıvamında bir madde bulunur. Zamanla veya yanlış hareketler sonucu disk zayıflayıp bu jel öne, yana veya arkaya doğru taşabilir. İşte bu duruma halk arasında “fıtık” denir.

Belde olursa bel fıtığı, boyunda olursa boyun fıtığı adını alır. Fıtık ilerledikçe sinirlere baskı yapar ve ağrı, uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi şikâyetlere neden olabilir.

Haberin Devamı

Bel ve boyun fıtığında yeni umut: Coblation tekniği

Haberin Devamı

■ Her fıtık aynı mıdır? Evreleri var mı?

Haberin Devamı

Fıtık oluşumu farklı evrelere ayrılır.

  • Evre I–II: Diskin hafifçe dışarı taşması (bulging ve protrüzyon) söz konusudur. Çoğu zaman jel içerik tamamen dışarı çıkmamıştır. Sinir üzerindeki baskı hafif veya orta düzeydedir.

Bu aşamada sinirler geri dönüşsüz hasar görmemiştir ve cerrahi dışı yöntemlerle iyileşme şansı yüksektir. Evre III'te ise disk iyice dışarı çıkarak sinirleri şiddetli bir şekilde ezer ve güç kaybına sebep olur. Genelde mikrodiskektomi ameliyatı gerekli olur.

Haberin Devamı

Cerrahi dışı (konservatif) tedaviler

Evre I–II’de ilk tercih genellikle ameliyatsız yöntemlerdir:

  • İstirahat ve yaşam tarzı düzenleme: Ağrıyı artıran hareketlerden kaçınma, doğru duruş alışkanlığı kazanma.
  • İlaç tedavisi: Ağrı kesici, kas gevşetici, iltihap giderici ilaçlar.
  • Fizik tedavi: Kasları güçlendiren egzersizler, sıcak-soğuk uygulamalar, elektrik akımı (TENS), masaj.
  • Enjeksiyonlar: Özellikle sinir kökü çevresine verilen kortizon içeren iğneler, şişliği ve iltihabı azaltarak rahatlama sağlar.

Bu yöntemler, bazı hastalarda iyileşme sağlayabilir.

■ Peki ya bu yöntemler yetmezse? Uyguladığınız Coblation (RF) yöntemi nedir?

Bazı hastalarda ilaç, fizik tedavi ve iğneler yeterli olmaz. İşte bu noktada Coblation Nükleoplasti adı verilen, cilde herhangi bir kesi yapılmadan, iğne deliğinden uygulanan yeni bir yöntem devreye girebilir.

■ Nasıl yapılır?

Haberin Devamı
  • Sadece lokal anestezi (uyutmadan, bölgesel uyuşturma) ile yapılır.
  • Röntgen cihazı eşliğinde, bel veya boyundan ince bir iğne ile diskin içine girilir.
  • İğnenin içinden geçen özel bir prob, radyo dalgalarıyla “plazma” enerjisi üretir.
  • Bu enerji, diskin içindeki jelimsi dokunun bir kısmını yakmadan, düşük ısıyla buharlaştırır.
  • Böylece diskin hacmi küçülür, sinire olan baskı azalır.

■ Bu yöntemin avantajları nelerdir?

  • Cilt kesisi ve dikiş yoktur.
  • İşlem süresi genelde 15-20 dakikadır.
  • Çoğu zaman hasta aynı gün taburcu olabilir.
  • Çevre dokulara zarar verme riski, klasik cerrahiye göre çok daha düşüktür.
  • İyileşme süreci kısa, günlük hayata dönüş hızlıdır.

■ Bu yöntem kimlere uygundur?

  • MR’da küçük, sınırlı fıtığı olan (Evre I–II)
  • Şiddetli ağrısına rağmen ilaç, fizik tedavi ve enjeksiyondan yeterli fayda görmeyen hastalar.
  • Sinir hasarı başlamamış, güç kaybı hafif veya hiç olmayan hastalar.
  • Genel sağlık durumu işlemi kaldırabilecek kişiler 

Başarı oranı nedir?

Bilimsel çalışmalar, uygun hastada başarı oranının %70–80 civarında olabileceğini gösteriyor. Ancak hiçbir yöntem gibi bu yöntemde de garanti diye bir şey yoktur. Bazı hastalarda şikâyetler kısmen düzelebilir veya bir süre sonra tekrar edebilir. Sonuç olarak bel ve boyun fıtığında erken evrede teşhis ve doğru yapılan tedavi planı ile çoğu zaman ameliyatsız şekilde iyileşmek mümkündür. Coblation gibi yeni ve modern yöntemler, uygun hastada yaşam kalitesini hızla artırabilir. Ancak her hastanın durumu farklıdır; bu nedenle en doğru kararı, muayene ve tetkikler sonrası uzman doktor vermelidir. 

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler