Geri Dön

"Çiçekçilik ruhu hep içimdeydi"

Dedesi sayesinde şakayıkların arasında büyüyen Maria Bulanalp, KOSGEB’in girişimci kadınlara yönelik desteğiyle başladığı çiçekçilikte tasarımlarıyla kendine bir kulvar açtı, içindeki ruhu yaşama geçirdi

"Çiçekçilik ruhu hep içimdeydi"
NİHAN YARKENT İNCE

Kalbini önce Türkiye’nin güneşine, sonra da hayatının aşkına kaptıran Maria Bulanalp, çocukluk hayalini İzmir’de gerçekleştirdi. Büyüdüğü çiçek bahçesini İzmir’e taşıdı, doğuştan gelen yeteneğiyle girişimciliğini birleştirdi. Yeni nesil bir çiçekçilik anlayışı geliştirdi. Öyle ki Türkiye’nin sayılı otelleri dahi artık Maria’nın çiçekleriyle süsleniyor. Siz bir buket hayal ediyorsunuz, o hayalinizi gerçekleştiriyor. Maria’nın çiçekleri, hayatınızda göreceğiniz en güzelleri. Sizi mis kokulu bir dünyaya davet ediyorum. Bir de tüyo, bu yılın çiçek dünyasındaki trendi para çiçeği. Evinize alıyorsunuz ve bereket kapınızı çalıyor. 

Türkiye’ye yolculuk nasıl başladı?

Aslen Moldovalıyım. Anneme çok düşkünüm ve o Türkiye’de mutlu bir evlilik yapmıştı. Onunla birlikte Türkiye’ye geldim. İlk gelişimde küçüktüm, güneşi beni cezbetti. 19 yaşından itibaren artık tamamen Türkiye’de kalmaya başladım. Uzun süre İstanbul’da ihracat bölümünde tekstilde çalıştım. Çok güzeldi.

Sonra ne oldu?

Âşık oldum ve evlendim. Her şey daha da güzel oldu. Eşim İzmirli. O hep buraya gelmek istiyor, ama ben erteliyordum. Sonra eşim bir rahatsızlık geçirdi ve İzmir’e dönmeyi kesin olarak istedi. Bundan sekiz sene önceydi. İşimi bırakmıştım, tekstil dünyası İstanbul’da daha küresel. İzmir’in bu açıdan biraz daha yol alması gerekiyordu, yani kendime uygun bir iş bulamayacağımı anlamıştım. Aslında bunu mazeret yaptım, çünkü içimde hep bir çiçekçilik ruhu vardı.

Peki neden çiçekçilik?

Çiçeklere küçüklüğümden beri sevgim var. Dedemden almışım bu özelliğimi. Dedem de çok severdi, büyük bir çiçek bahçesi vardı. Onun sayesinde ben en güzel çiçeklerin, şakayıkların arasında büyüdüm. Hep çocukluğumda içinde büyüdüğüm o çiçekleri aradım.

İzmir’de bu sektöre adım atmanız nasıl oldu?

Dedim ki ben çiçek satacağım, ama yeni nesil bir çiçekçi olacağım. Bunu tasarımla buluşturacağım. Sosyal medyada sayfa açtım, fotoğraflar koymaya başladım. Talepler giderek çoğaldı, gelinler buket istedi. Onlar sayesinde gelin buketine yöneldim. Başlangıçta evden kendi kendime yapıyordum. Ama gelinler çoğalınca ne yapabilirim diye düşündüm. KOSGEB’in girişimci kadınlara yönelik desteğini aldım eşim de “Ben de sana destek olurum” deyince bu yolculuğu çıktık.

Çiçekçilik ruhu hep içimdeydi

Kaç senedir çiçekçisiniz?

35 yaşındayım. 35 senedir benim hayatımda çiçek hep vardı. Küçükken görevim vazoyu doldurmaktı. Ama ticari olarak altı senedir çiçekçiyim.

‘Kadın, 5 dakika bakmalı’

Yeni nesil çiçekçilik dediniz, bunu biraz açalım...

Aynen öyle. Otellerle de çalışıyoruz. Düğünlerde çiçeklendirme de yapıyoruz. Burada en önemli konu tasarım. Çiçekle ilgili her zaman farklı bir tasarım hazırlıyoruz. Her buketimizde bir ruh var, her tasarımımızda çiçeklerimizin sevgisini sunuyoruz.

Nelere dikkat ediyorsunuz?

Çiçek buketi hazırlarken paketleme, tazelik ve uyum bizim için çok önemli. Bir kadının, eline aldığında beş dakika çiçeğe bakması gerekiyor. Çiçek, önce kadının gözünü doyurmalı. Olmayan, bulunamayan çiçeklerle de dikkat çekiyoruz.

Olmayan çiçekleri getirdik dediniz...

Evet. Pandemi sürecinde üretim biraz arttı ama önceden istediğimiz çiçekleri Türkiye’de bulmak çok zordu. Çiçek konusunda dünyanın merkezi Hollanda. Örneğin şakayık, Türkiye’de yoktu. Nisan ve Temmuz ayları arasında şakayık Türkiye’de de bulunabiliyor artık. Nisanda aldığımız şakayıkların kokusunu unutamıyoruz. Farklı, ithal güller de var...

Türkiye’de çiçekçiliği nasıl görüyorsunuz?

Türkiye çok güzel bir ülke. Kışı var, yazı var. Çiçek konusunda farklılıklara yönelmek gerekiyor. Türkiye’de yalnızca bir bölgeden ulaşıyoruz çoğu çiçeğe. Hepsi olmasa bile aslında çoğu çiçek Türkiye’de de üretilebilir. Çiçeğe olan talep arttı, insanlar artık farklılık istiyor. Biz de onlara bu farklılığı sunmalıyız.

‘Hayatı hatırlatıyor’

Çiçeğin değeri nasıl belirlenir?

Aslında çiçeğin hammaddesi zaten fiyatı belirleyen bir unsur. Onun dışında tasarımı, paketlemesi de fiyatı belirleyen etkenler. Biz fark yaratmaya çalışıyoruz. Hayalleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Görseli yüksek olan çiçekler biraz daha pahalı. Ama klasik çiçeklerimiz daha uygun. Hepsini paketlemede farklılaştırırız. Bazı müşterilerimiz tek bir çiçeğe alışıyor, hep onu istiyor. Yani değeri aslında biraz da kişiyle alakalı.

En çok satılan hangisi?

Bitkiler, hayatımızda çok büyük bir yer kaplıyor. Bu aralar en çok talep görenler kaktüsler, paraçiçeği ve devetabanı.

Devetabanı eskiden anneannelerimizin baktığı bir çiçek. Tarih sürekli tekrarlıyor. Bitkiler de de öyle. Pandemide saksı çiçeği çok çoğaldı. İnsanlar evini güzelleştirmek istedi. Farkındalığımız arttı, çiçeğe ve yeşile.

Çiçek bize hayatı hatırlatıyor. Yaşadığımız bu sıkıntılı dönemde doğayı eve getirmeye çalışıyoruz.

Çiçek sizin için neyi ifade ediyor?

Aslında bu sorunun tek kelimelik bir yanıtı var. Çiçek bir duygu. Bir çok şeyi ifade ediyor. Örneğin hayatı, hayatımızın güzelliklerini...

Yaşamın değerini bilmeyi; mutlu olmayı, mutlu etmeyi, sevgiyi... Çiçek, tüm güzel duyguları ifade ediyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber