Geri Dön

Eski dostlar...

Eski dostlar...




Bu hafta içinde yakın dostlardan, Ege Bölgesi Sanayi Odası başkanlarından Sabri Tanık ile karşılaştık. Coşkuyla birbirimize sarılıp eski günleri andık. Ayrılırken Tanık:
- Yine görüşelim, dedi.
Bu sözlerinden cesaret alıp:
- Eski dostları arayalım, dedim.
Tanık, yüzüme bakarak:
- İstesek de buluşmak zor, dedi.
Haklıydı, kimini yitirmiştik, kimileri de, bir kenara çekilmişti. Artık, ne aranıyor ve ne de arayabiliyorduk.

* * *

Bu yüzden, sık sık, Orhan Seyfi Orhun'un şu dizeleri aklıma gelir.
"Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla ayrıldı yollar bir bir"
Gençlik yıllarımda bunu kabullenemezdim. Sonra, okul, askerlik, iş ve meslek yaşamındaki yer değiştirmeler içinde, yeni dostlarla buluşmuştuk. Aile ve iş yaşamı bunu zorluyordu.
Her akarsu da bir kez yıkanıldığı gibi ölümler, yer ve iş değiştirmelerle, eski dostlardan ayrılıp yeni dostlarla buluşuyorduk.
Bizleri, en çok üzen ise, yakınlardaki olduğu gibi uzaklardaki can dostların ölüm haberleri oluyordu.

* * *

Üç yıl önce yitirdiğimiz, uzun yıllar birlikte çalıştığımız duayen gazetecilerden Nezih Demirkent, eski bir arkadaşımızın ölümü üzerine açtığı telefonda hep şöyle derdi.
- Aman sağlığına dikkat et...
Demirkent, tüm arkadaşlarına böyle derdi, ama kendi sağlığına hiç dikkat etmezdi. Yeni Sabah'ta birlikte olduğumuz Hakkı Devrim, Demirkent'in ölüm haberini ağlayarak bildirdiğinde şöyle demişti:
- Dikkat et, azalıyoruz.
İstanbul'daki gazetecilik yıllarında pek çok yaşlı ve genç arkadaşımızı yitirmiştik. Yaşlı bir gazeteci arkadaşımızı yitirdiğimizin haberini aldığımızda, Hasan Pulur bana bakarak:
- Bizim kuşak azalıyor, demişti.
Her geçen yılla, yaşlı ve genç bir çok dost ve meslektaşımızı yitirdik. Şimdilerde, hepimiz, bir ölüm haberi almanın korkusu içindeyiz.
Son yıllarda, İzmir'de, her hastalanan arkadaşımızı görmek için evine ve hastaneye koştuk. Cenaze namazlarında buluştuk.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti onursal başkanlarından İlhan Esen'in tabutu başında bir konuşma yapan Başkan Erol Akıncılar, hıçkırmaya başlayınca hepimiz ağlamaklı olmuştuk.

* * *

Belki bu yüzden, emekli olduğunuz ve yaşlandığınızda, yakın ve uzaklardaki dostları aramak isteğiniz artıkça artar. Ve bu istek içinizde bir düğüm oluşturur.
Küçük kentlerde, eski dostlarınızı bulmak oldukça kolaydır. Büyük kentlerde ise, kimi nerede ve nasıl arayıp bulacaksınız.
Büyük kentlerimizde, ne gidebileceğimiz eski kahvehaneler ve ne de o güzelim kıraathaneler kaldı. Yine de bazı meslek lokalleri var. Üye iseniz oralara gidebilirsiniz.
Sözün kısası, isterseniz, yine bir yol bulup dostları görebilirsiniz. Sizler de böyle demiyor musunuz?




EGE







İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber