Geri Dön
EgeGöz Göz ruhu geri döndü

Göz Göz ruhu geri döndü

Spor Toto Süper Lig’de şimdiye kadar 10 müsabakada 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 6 yenilgi alan ve son olarak Trabzonspor’a 1-0’lık skorla mağlup olan Göztepe, oynadığı oyunla alkış topladı. Sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Göztepe takır takır oynadı, aslanlar gibi mücadele etti. Var gücünüzle savaşıp rakiplerin ayağını titretmeye devam etmelisiniz” dedi

Göz Göz ruhu geri döndü

 

Bülent Buda: Can yakıcı bir yenilgi. İlk 45’te skor tabelası değişmeliydi. Ve bir kez açık yakalandılar savunmada. O da yedikleri gol oldu. İlk yarının ilk 10 dakikasında üç pozisyon var gole dönüştürülemeyen. Cumartesi akşamı Gürsel Aksel’den yenik çıkmaları sindirilebilir bir sonuç değil. Lider Trabzon’un evrimini, çıkışını, birinci takım olmasını gerçekleştiren nitelikli kramponları yoktu alanda. Doğru kullanılması, puan ya da puanlarla taçlandırılması gereken bir akşamdı. Orta alandan, sağdan, soldan bindirmeler ile kale önüne indirilen elverişli toplara bitirici dokunuş eksikliği ya da beceri yoksunluğu mu demeliyiz? Tek pozisyon, tek gol, üç puanla alanı terk etmesini olası kılan şanslı, talihli bir Gürsel Aksel akşamı Trabzon’un. Bu yenilgi hak edilmedi elbette. Lakin bu denli zorladığınız liderin süngüsünü özellikle ilk yarıda düşürmek, teslim almak, lideri yazgısıyla baş başa bırakmak olasıydı. Tek koşulla. Becerili final dokunuşlarıyla. Gole, gollere ulaşarak. Neticede özellikle futbolcuların çok üzüleceği bir futbol akşamı. Hayatın sonu değil ama niye kaybedilsin ki?

Fatih Tanfer: Göztepe, Trabzonspor karşısında coşkusu, enerjisi ve kazanma hırsı üst düzeyde olan takımdı. Öyle iyi bir oyun oynadı ki maçın sonunda mağlubiyeti hiç hak etmedi. Geleneksel futbol laflarından olan “futbolun adaleti yoktur” bir kez daha doğrulandı. Elbette Halil’in yokluğu Göztepe adına eksiklikti. Ancak herkes görevini çok iyi yaptı. Üst düzey bir performans ortaya koydu. Takımları tanımasak lider hangisi diye sorardık. Tek kelime ile yazık oldu. Ancak bir gerçek Göztepe bu mağlubiyetle düşme hattının içerisinde kaldı. Bulunduğu yeri kesinlikle hak etmiyor. Ama futbolda geçerli olan kriter alınan sonuçlardır. Göztepe’nin iyi oyununun yanına artık puan ve puanları da ilave ederek Trabzon maçında gördüğümüz harika seyircisini mutlu etme zamanı geldi. Göztepe, Trabzonspor karşısında umut verdi.

Mehmet Demirtaş: Hayattaki ve futboldaki mottolardan en çok beğendiğim, aklıma kazıdığım sözdür “Kaybedince değil vazgeçince yenilirsin.” Göztepe’de tribünde taraftar, sahada formayı kuşanan savaşçılar var oldukça ve de bu mücadele ortaya kondukça kaybetmek de sorun olmaktan çıkıyor.

İyi oynamanın yanı sıra şans faktörü de çok mühimdir. Ne yazık ki sarı kırmızılılar Trabzonspor karşısında pek şanslı gününde değildi. Buraya bir virgül koyacak olursak, Gervinho’ya o kadar hareket alanı bırakırsanız faturayı kesecektir. Bu tip pozisyonlarda kariyerinde çok kez fileleri sarsmış bir isim. Göztepe’ye karşı da imza gollerinden birisini izletti bizlere. Öte yandan Baku’nun oyuna girdikten sonraki pozisyonları geliyor aklıma. Hele 86’da kontrol edip daha verimli vuracağı anda tek dokunuşa gitmesi belki de takımını golden, puandan etti. Gerçi belkilerle gitmiyor bu iş. Hepsinin canı sağ olsun. İrfan Can’ın son dakikadaki çabası, o pozisyonun ardından çalan düdükle birlikte üzüntüsünü dile getirmesi olayı esas güzelleştiren noktalar. Baktığınızda da karşınızda ciddi eksikliklerle İzmir’e gelmesine rağmen ligde namağlup lider ve dünya yıldızları olan bir rakip var. Avrupa’nın havasını koklamış, tam bir takım olgusuyla alanda dik duran, bloklar arasındaki bağlantıda ligin en iyisi olan takım. Bu hususlara rağmen Göztepe takır takır oynadı, aslanlar gibi mücadele etti. O yüzden de bu yapıyı koruyup var gücümüzle savaşıp rakiplerin ayağını titretmeye devam etmeliyiz. Çünkü gerçek Göztepe bu.

Yine yangınlar yine Altay!

Spor Toto Süper Lig’de deplasmanda Öznur Kablo Yeni Malatyaspor’a 2-1 yenilen ve ilk kez üst üste 3. mağlubiyetini alan Altay, bu sezonki en kötü seriyi yakaladı. Siyah beyazlıları değerlendiren yazarlarımız, “Lig sonuncusuyla liderin arasındaki güç farkı çok değil. Gelecekte sıkıntı yaşamamak adına galibiyet serisine başlamalılar. Altay’ın kadro yapısı bunu yapacak güçte” dedi

Bülent Buda: Yokluktan zorunlu bir diziliş. Orta alan oyuncularından savunmacı üretimi. Naderi’nin erken sakatlığı da çorbanın tuzu biberi. Hatalı pas ile top kaybında ön sıradalar. Kayıplar sonrası rakiplerin hızlı ataklarında yaşanan yıkıcı sorunlar.

Söz gelimi ilk gol. Geçtiğimiz hafta vurguladığımız savunma göbeğindeki sıkıntı. Yakaladıkları karşı atak fırsatlarını vites küçülterek üretken kılamamaları. Saçma bir penaltıyla iki farklı geriye düştüklerinde dakika 68. Ahmed Rayan ile Thaciano’nun oyuna katılışları dakika 85’te. Yani Bamba’nın penaltı golüyle fark bire indiğinde.

Oyuna hamleler niye daha önce değil? Bamba ileri uçta iki yöne de toplu topsuz koşular yapıyor. Üretmek için canı çıkıyor. Kappel de bir yerlerde geziniyor. Onu gören, ne yaptığını bilen varsa bir zahmet bize de anlatsın. 10 hafta tamamlandı. Beş yenilgi, attığı 16, yediği 16. Beraberlikle tanışmıyorlar. Ya üç puan alırız ya da üç puan kaybederiz. Tutarlı bir yaklaşım. İşin ironisi bir yana özellikle savunma dizilişindeki sorunlara çözüm üretmek zorunluluk oldu. Elbette gol bölgelerindeki tercihlere de.

Fatih Tanfer: Altay, birinci yarıda kontrollü ve disiplinli bir oyun anlayışıyla oynadı. Ancak Altay’ın bu maçta da en büyük problemi yaptığı top kayıplarıydı.

Hücuma en çok çıkan takım, koşan takım. Her şey güzel. Ama bilhassa hücuma çıkarken kaybedilen toplar Altay adına büyük bir handikaptı. Altay bu zamana kadar oynadığı maçlarda beş galibiyet, beş mağlubiyet aldı. Beraberliği hiç sevmiyor.

Sakatların iyileşmesiyle galibiyet serisinin bu haftaki Sivasspor maçıyla başlayacağına inanıyorum. Lig sonuncusuyla liderin arasındaki güç farkının çok az olduğunu görüyoruz. Onun için gelecekte sıkıntı yaşamamak adına galibiyet serisine başlamalıdır. Altay’ın da kadro yapısı ve gücüyle bu seriyi başlatacağına inanıyorum.

Mehmet Demirtaş: Altay, kötü oynadığı maçlarda da sahada varlığını daha çok duyumsatmalı.

Defans hattının bu denli formsuz olduğu günde ileride top tutamayıp ikinci bölgenin geçirgenliğinin artmasıyla taktik disiplini iyiden iyiye düştü. Savunma reaksiyonları benim içime sinmemeye başladı.

Bu görüntü itibariyle ligin en eleştirilecek alan ve adam savunmasına sahip siyah beyazlılar. Yedikleri son goller genelde kontralardan geliyor. Yani rakiplerini ne orta sahada ne de geride başarıyla karşılıyorlar.

Ayrıca ortalarda da isabet yok. Yani ne akan oyunda ne de kenar toplarında etkili olabildiler. Siyah beyazlıların kenar yönetimine merakla sormak istiyorum. 20’de ilk oyuncu değişiklik hakkına başvuruluyor.

O da zorunluluktan.

Takım bu kadar kötü günündeyken bu değişiklik haricinde 85’e kadar beklemek hangi akla hizmet? Totalde 3 kez ışıklı tabela kalktı Altay için. 5 hak tanınmışken. Anlamak ya da anlamlandırmak oldukça güç. Bence Altay sadece sahada değil kenarda da formsuzluğunu koruyor.

FIBA’dan Sarıca’ya rötarlı ceza

FIBA, Pınar Karşıyaka Antrenörü Ufuk Sarıca’ya geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nin 8’li final maçları sonrası gecikmeli olarak 2 maç ceza kesti. Pınar KSK’den yapılan açıklamada, “Aldığımız bu ceza sonrası gerek cezanın ağırlığı gerekse de tarafımıza tebliğ edilmesinde yaşanan gecikme ve aksaklıklardan kaynaklanan hukuki haklarımızı kullanıp, ilgili yönetmelikler çerçevesinde yasal sürecin takipçisi olacağız” ifadeleri kullanıldı.