Geri Dön
EgeGöztepe’ye yakışan oyun

Göztepe’ye yakışan oyun

Spor Toto Süper Lig’de coşkulu seyircisi önünde Fenerbahçe’yi ağırlayan Göztepe üst üste 5. maçından da galibiyet çıkaramasa da mücadelesiyle alkış topladı. Kendi evinde 4 maç sonra gol sevinci yaşayan sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız “Kazanmayı sonuna kadar hak ettiler. Bu etkileyici oyun, yol gösterici olacaktır” dedi.

Göztepe’ye yakışan oyun

Bülent Buda: Ligin ilk yarısının en iştahlı, en iyi futbolunu oynayıp 2 puan eksik çıktılar alandan. Özellikle ilk yarı farkı ikileyip Fenerbahçe’yi oyun dışı bırakmak olasıydı. Biraz iddialı olacak ama ikinci yarıda yine de farkı açabilirlerdi. Erken eşitlik golü, yine savunmada alan ve adam paylaşımı sorununu gözler önüne serdi. Oyunun bütününe baktığımızda şöhretler karması Fenerbahçe’nin neredeyse gol pozisyonu yok. Ve de Göztepe atakları o denli olgun, dikine, akan, gol isteği buram buram tüten yanına karşın Fenerbahçe teknik birimi korku ya da endişelerinden olacak oyundan hücumcu çıkarıp savunmacı alıyor. Ayrıntıya boğmadan, Göztepe’nin bütünüyle, tartışmasız 3 puanı hak ettiği, hak etmek için tüm çabasını, istediğini sergilediği alandan 2 puan eksik ayrılması bir tür düş kırıklığı. Bu etkileyici oyunu içselleştirmek, geleceği mutlu kılmak için bir yol gösterici olacaktır. Kazanamadılar ama çok iyi oynadılar. Her türlü tebriği hak ediyorlar.

Fatih Tanfer: Futbolun adaleti yok derler ya, doğruluğunu Göztepe adına Fenerbahçe maçında gördük. Göztepe’nin fizik kapasitesi, hava toplarındaki hakimiyeti üst düzeydeydi. Defans üçlüsü Atınç, Arslanagic ve Atakan çok iyiydiler. Başta Obinna vasıtasıyla rakibinden kısa sürede top kapma özelliği yüksek olan taraftı. Berkan hücum aksiyonlarında başarılıyken, Murat maçın başından itibaren Mesut Özil’le eşleşti. Fenerbahçe’nin en etkili oyuncusu İrfan Can ise Atakan tarafından etkisiz hale getirilmeye çalışıldı. Jahovic, yaptığı defans arkası koşular ve attığı golle takımına katkı verdi. Halil bu hafta da hücuma yakın oynayıp etkinliğini gösterdi. Göztepe bilhassa 60. dakikadan sonra kazandığı ikinci toplarla çok etkili oldu. Ancak bu oyunun karşılığı 3 puan olmalıydı. 1 puanın haricinde Göztepe adına diğer kazanım da gelişen futbolu. Hakikaten 3 puanı alamadı. Yazık oldu. 

Mehmet Demirtaş: Giresunspor’un Dolmabahçe’deki farklı galibiyeti, Sivasspor’un Hatayspor önündeki zaferiyle Göztepe için Fenerbahçe mücadelesinin hikayesi başka boyuta evrilmişti. Alınacak bir galibiyet, moral ve motivasyon getirecekken, alandan puansız ayrılmak üst basamaktakilerle bağın bu hafta kopmaya yakın olması anlamına gelecekti. Maçın başlama düdüğü ile birlikte kıran kırana eşleşmeler izledik. Göztepe’nin Fenerbahçe’ye göre en büyük artısı önde yaptığı baskıydı. Yaptıkları her pres Fenerbahçe defansını biraz daha hataya zorladı. Jahovic’in 1-0’ı getiren golünde de bu markajı çok net hissetti sarı lacivertliler. Hatta ev sahibi ekip bu markajı sahanın her yanına yayınca Fenerbahçe oyun kuramadı. İkinci yarının hemen başında Jahovic’in bu maçta en iyi yaptığı şeylerden top saklamadaki başarısı ve Halil’e nefis sunumunda direğe takıldı sarı kırmızılılar. Burada fark 2 olabilecekken, alan ve adam paylaşımındaki basit hata sonrası Serdar Dursun eşitliği buldu Göztepe kalesinde. Bu maçta Atakan’a ayrı bir parantez açsak sanırım o parantez bu satırlarda kapanmayacak. Obinna dinamoydu. Jahovic istekliydi. Halil ağırlığınu koydu. Soner topu iyi dağıttı. Ancak Atakan bir başkaydı. İkinci yarıda da Göztepe maçın mutlak hakimiydi. Pozisyon vermedi. Topları hızla kapıp Jahovic ve Halil’le rakip kaleye inmeye çalıştı. Maçın Göztepe lehine sonuçlanmamasının üzerine hevesler kursakta kaldı.

‘Kazanmaya başlayacağız’

Fenerbahçe’ye karşı müsabakanın büyük bir bölümünü üstün oynadıklarını vurgulayan Göztepe Teknik Direktörü Nestor El Maestro, “Galibiyeti kesinlikle hak eden taraf bizdik. Fenerbahçe karşısında hem fiziksel hem de taktiksel olarak üstünlük bizdeydi. Bu iyi performansımızı gösterdiğimiz takdirde kazanmaya başlayacağız. Çok iyi bir taraftar önünde oynadık, bizi sevenlere galibiyet armağan etmek istiyorduk” dedi.

Altay, günü kurtardı

Spor Toto Süper Lig’de Başakşehir’den 1 puanı söküp alan Altay, sonuçtan memnun kaldı. Galibiyet hasretini 7 maça çıkaran siyah beyazlıları mercek altına alan yorumcularımız, “Puan kayıplarının giderek ivme kazandığı olumsuz süreçten sonra altın değerinde bir puandır kazanılan. Şimdi çıkışa geçmenin tam sırası” dedi.

Bülent Buda: Oynayanlar değil izleyenler, elbette taraftarlar dokuz doğuruyor böylesi maçlarda. Beklendiği gibi oyunda süreç ilerledikçe kalesinde büyüyen, günün kahramanı olarak nitelemekte zorlanmayacağımız Lis’in önderliğinde arkadaşlarına aşıladığı öz güvenle, özellikle savunmada kusursuz alan paylaşımıyla kazanılan çok değerli bir puan. Böylesine zorlu bir oyunda ilk kez ilk 11’de hem de sol bekte günü yaşı küçük, büyük yüreğiyle tamamlayan Kazımcan, savaşçı kimliğinden ödün vermeden yarışmayı, mücadeleyi yaşam biçimi belirleyen Cebrail, 40’ına dayanmış İbrahim’in gelmiş geçmiş kaptanların en yüreklisi, savaşçı kaptan ve de elbette Murat’ın içten mücadelesi. Oyunun büyük bölümü Altay ceza alanı ile çevresinde geçmesi bu oyuncuların öne çıkışını öngörüyor elbette. 81’e 19 gibi topla oynamada büyük bir fark var. Rodriguez, uzun süren sakatlığından sonra etkiliydi, bastı, topu ileriye taşıdı. Rakip karşısında Pinares ve de Kappel ile doğal olarak topla birliktelikleri eksik kaldı. Ve de Bamba bu ortamda bitirici vuruş yapabileceği fırsatlarla buluşamadı. Puan kayıplarının giderek ivme kazandığı olumsuz süreçten sonra altın değerinde bir puandır kazanılan.

Fatih Tanfer: Altay, haftalardır galip gelen Başakşehir karşısında gücünü bilerek futbolun doğrularını yaptı. Defans merkezindeki İbrahim ve Murat kendi aralarındaki mesafeyi iyi korudular. Sağda Cebrail, solda genç Kazımcan bence harika oynadılar. Rakibin baskısı ve pas oyunu karşısında bağlantıları kesmek adına önlemler aldılar. Ancak Altay, Başakşehir’in yaptığı yoğun presle kendi alanından çıkamadı. Hakikaten yetenekli oyunculara sahip güçlü Başakşehir karşısında çok top kaybetmesi en büyük sıkıntısıydı. Ama puan adına büyük mücadele verdi. Hücumda Bamba, Kappel istenilen etkinlikte değildiler. Ama her birisi de verilen görevi yaptı. Yazımın finalinde inanılmaz performans ortaya koyup 1 puanın alınmasında önemli rolü olan Lis’i kutluyorum. Bence alkışı hak etti. Alınan bu 1 puan göreceksiniz ki ileride çok önemli bir kazanç olacak.

Mehmet Demirtaş: Nasıl olur da ilk 7 maç 14 gol atıp ikinci 7’de 4’te kalınırın cevabı gibiydi Başakşehir maçı. Hücum derinliği ve çeşitliliğinden yoksun, pozisyon üretmede kısır ve özel yetenekleri verimsiz. Ritim tutup pas akışını sağlayıp rakip savunma arasına eskisi gibi rahat sızamıyorlar. Başakşehir ilk düdükten itibaren topa hükmedip Altay’ı yönlendirdi. Zaten geçiş hücumlarında kafası karışık Altay da buna isyan edecek kıvamda değildi ne ilk yarıda ne de ikinci yarıda. Başakşehir rüzgarı nereden isterse o yönden estirdi. Altay 20’si ilk yarıda 16’sı ikinci devrede olmak üzere 36 defa rakibini kendi alanına sokmamalı. Kalesinde 20 şut görmemeli. 794 pasta rakip kramponları izlememeli. Yüzde 90 pas isabeti yaptırmamalı. Karşısındaki ekiplere bu kadar tolerans sunmamalı. Son 7 maçta 2 puan toplamak düşündürücü olsa da endişe edilmesi gereken esas nokta takımın tükenmişliği. Altay hiç böyle bir takım değildi. Mental açıdan revize edilmesi gereken yanların olduğu bir gerçek. Bu kabuğun derhal değişmesi şarttır.

Kupada bugün

Altınordu-68 Aksaray BLD (13:00)
Denizlispor-Ağrı 1970 Spor (14:00)
Samsunspor-Uşakspor (14:00)