Geri Dön
EgeGüzel günlere hasret kaldık!

Güzel günlere hasret kaldık!

İzmir ve Ege takımlarının ilk yarı değerlendirmesi yarından itibaren 90+3 köşemizde. Altay’la başlıyoruz

Güzel günlere hasret kaldık!

Süper Lig’de son 6 maçta 5 mağlubiyet ve 1 beraberlikle düşme hattına yaklaşan Göztepe, Teknik Direktör İlhan Palut ile yollarını ayırdı. Sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “İlhan Hoca’ya bugüne kadar verdiği emekler için bizler de teşekkür ediyoruz. Artık ayağı yere sağlam basan bir takım görmek istiyoruz” dedi.

Bülent Buda: Öyle bir gol yediler ki ava giderken avlanmak deniyor böylesine. Kayıplar büyüyor ve o kayıplar Göztepe’yi tehlikeli sulara çekiyor. Futbolda sık karşılaştığımız yorumdur. Topa daha çok sahip olan, ataklarda, pozisyonlarda önde olan taraftık. Çerçeveyi geçemedik lakin rakibin az sayıdaki ataklarından biri gol oldu, maçı kaybettik. Oysa şöyle de denilemez mi; rakip iyi kapandı, biz açma becerisini gösteremedik. Çok sayıda ürettiğimiz gol pozisyonlarında, final vuruşlarında becerili değildik. Yani demem o ki bırakın rakibinizin ne oynadığını ya da oynamadığını. Aynayı kendinize çevirin, olan biteni orada görün. İçten, samimi sözcüklerle kendinizi eleştirin. Birkaç haftadır kafama takılan bir görüntü var alanda. Teknik birim ısrarla o görüntüyü alana sürüyor. Ndiaye ile Ideye birlikte oynadıkları günlerde kaç gol attılar? Kaç puan kazandırdılar takımlarına? Sizce ikisinden biri fazla görünmüyor mu alanda? 59’da oyuna yapılan hamlede savunmacı çıkarıp savunmacı almak neyin göstergesi? Maç sonrası Soner, yayıncı kuruluşun mikrofonlarına şöyle diyor: “Çok denedik, arayışlarımızı çeşitlendirdik, başaramadık. Gol atamadık. Acı bir yenilgi. Şapkamızı önümüze koyup düşünme zamanıdır.” Soner’e aynen katılıyorum. Bence de. Karşınızda bir ayna ve derin düşünceler...

Fatih Tanfer: Göztepe, birinci yarısında iyi oynadığı Antalyaspor karşısında 1-0 mağlup oldu ve taraftarını üzdü. Maçın başından itibaren üç puan adına tempoyu artırdı. Oyunun hakimiydi. Antalya savunmaya yönelik bir futbol sergiledi. Antalyaspor’un 30. dakikada Amilton’un yaptığı kontra atak dışında pozisyonu bile yoktu. İkinci yarıda temposu ve dinamizmi düştü. Antalyaspor golü bulduktan sonra tamamen savunmaya odaklı bir futbol oynadı. Jose Mourinho’nun ifadesiyle otobüsü kalesinin önüne park etti. Göztepe, hücum oyuncularının rakip alanda etkisiz olması, kanatlardan istenilen topların gelmemesiyle mağlup oldu. Yapılan oyuncu değişiklikleri de istenilen neticeyi vermeyince sahadan mağlup ayrıldı. Maç sonu İlhan Palut Hoca ile yollar ayrıldı. Her iki taraf için de hayırlı olsun. Gelinen noktada Göztepe’de çözüm arama zamanı. Büyük moral bozukluğuna, enseyi karartmaya gerek yok. Bu konuda umutlu olmamda benim gerekçem Başkan Mehmet Sepil’in gerekenleri yapacağına olan inancımdır. Başkan Sepil’in Göztepe’ye karşı duyguları ve sevgisi tarif edilemez. Unutulmasın duygular çözüm sürecinde daima etkilidir. Bu nedenle fedakarlıktan kaçınmaz. ‘Neden istediğimiz sonuçları alamıyoruz?’ sorusunun sebeplerini ve çözümlerini sorgulayan akılla problemi çözeceğine inanıyorum. “Çünkü başarı hazırlıklı akıldan yanadır.” Lütfen biraz sabır.

Mehmet Demirtaş: Öncelikle işini hakkıyla, dürüst bir şekilde yapan İlhan Palut’a Göztepe için verdiği emeklerden ötürü teşekkürü bir borç biliyorum. Türk futbolu için genç ve çalışkan hocalara ve hoca adaylarına güvenimiz sonsuz. Her iki taraf için de en hayırlısı olmasını dilerim. Özellikle pandemi sonrası maç sonuçlarının tahmini zorlaşırken, favori diye konuşacağımız takımlar genişledi. Yani bir maçın net kazananı olmamaya başladı. Antalya cephesi, Hatay’dan 6 gol yemenin verdiği psikolojik baskı ile İstanbul’da Galatasaray’dan 1 puanı kapmıştı. Onun akabinde de Karagümrük gibi dinamik bir takıma 3 atıp 3 almıştı. Göztepe ise 5 maçtan yalnızca ve yalnızca tek bir puan koparabilmişti. Bu maç sayısı 6 oldu. Göztepe’de mutlaka iyi oynaması gereken Soner, Halil, Ideye ve Ndiaye yine istenilen seviyenin altında kaldı. Filmi bundan 6 hafta önceye sardığımızda defansı ile öne çıkan ve buradaki gücünü avantaja dönüştüren Göz Göz, defansif zafiyetleri neticesinde çok zorlu bir viraja girdi ve bu virajın sonunu görmek şu an için güç. Hele hele bu tempo ve statik konumla kaliteli bir futbol sergileyerek maç kazanmak imkansıza yakın. Hiç umut aşılayıp sevgi sözcüğü dağıtmaya gerek yok. Bu takımı sizler bu duruma getirdiniz, ayağa kaldıracak ve iddialı bir takım oluşturacak olanlar da yine sizlersiniz. Şunu da es geçmeyelim. Tehlike hattıyla arada pek de bir şey kalmadı.

Göz Göz’de aday çok

Süper Lig’de Fraport-Tav Antalyaspor yenilgisinin ardından Teknik Direktör İlhan Palut’la yollarını ayıran Göztepe’de teknik adam adayları çoğaldı. İlk başta Ünal Karaman isminin gündeme geldiği sarı kırmızılılarda Tolunay Kafkas, Christoph Daum, Hüseyin Eroğlu ve İbrahim Üzülmez gibi çalıştırıcıların listede olduğu öğrenildi.

İlk imza Zulj’dan

Göztepe’nin kiralık olarak kadrosuna dahil ettiği Peter Zulj, sarı kırmızılı ekibin ilk Avusturyalı futbolcusu unvanını aldı. Belçika’nın Anderlecht takımından sezon sonuna kadar kiralanan Avusturyalı Peter Zulj, İzmir temsilcisinde 52. yabancı isim olarak mücadele edecek.

Son dakika faciası

Bülent Buda: Kulübe, rotasyon için yeterli değil. Yalçın Koşukavak’ın maç öncesi dile getirdiği sorun bu. Yani hadi oynamayalım, birer puan paylaşalım dense hemen tamamdır diyecek. İlk yarı golü atan, basan, golleri kaçıran taraftı Denizli. Kaptan yine jeneriklik bir gol attı. Ardından ilk yarının bitimine kadar topa uzak ara sahip, ataklarda, pozisyonlarda önde Rodallega-Sagal, ikinci hatta üçüncü için müthiş istekliler. Vuruyorlar olmuyor. Ya kaleci önlüyor ya da direk sıyırıyor. İkinci yarı inanılmaz bir kimlik dönüşümü ile Pantilimon’un önüne yaslanmış bir takım. Rize’nin net gollük girişimlerine bir biçimde tek kişilik direniş gösterdi. İzleyen sorguluyor haliyle. İlk yarı basan, gol atan, pozisyon üreten, farkı kaçıran takım bu mu? Rakip yenilgiden kurtulma isteğiyle baskılı, sert oyuna geçiş yaptıysa siz de benzerini yapın beyler. Korkmayın, teslim olmayın bu denli kolay. Oyunun son dakikaları Denizli önde. Oyuna yeni katılmış, zinde, çakı gibi görünümlü Sacko ilk buluştuğu topu rakibine öyle kolay teslim ediyor ki bu kadarı da fazla deyip söylenmeden edemiyorsunuz. Yani iki yarı iki farklı kimlikte Denizlispor. Şimdi bu bir puan kazanç mı ya da iki puan kayıp mı?

Fatih Tanfer: Denizlispor, Rize deplasmanında tam 3 puanı aldım dediği anda uzatma dakikalarında yediği golle galibiyeti kaçırdı. Tüm oyuncular doğru bir biçimde oynadılar. Orta alanda topu kazanıp rakip kaleye hızla gitmeyi planladılar. Hızlı ve etkili oyuncuları Rodallega ve Sagal ile etkili hücumlar yaptılar. Rodallega’nın bireysel yetenekleriyle attığı gol harikaydı. Kendisini kişisel olarak çok takdir ediyorum. İlk yarı 3-0 bitebilirdi. Rizespor kalecisi yaptığı inanılmaz kurtarışlarla farkı önledi. Denizlispor ikinci yarıda olumlu ve dengeli bir oyun anlayışıyla merkezi kalabalık tutup rakibini karşıladı. Ancak hakemin Rizespor’un sert oyunu karşısında hoşgörülü olması Denizlispor’u biraz yıldırdı. Bu süreçte Rizespor hücum oyuncuları ile Pantilimon’un mücadelesi vardı. O da inanılmaz kurtarışlar yaptı. 90+3’te yenilen gol, VAR’a rağmen nasıl verildi, anlayamadım. Denizlispor önemli 1 puan aldı. Ancak her 3 günde bir oynanan maçlar, kadro derinliğinin olmaması adına sıkıntı yaratıyor. Kesinlikle takviye olması gerektiğine inanıyorum. Futbolda bir söz vardır ‘Takımın kalbi, antrenörün kalbidir’. İnanıyorum ki Yalçın Hoca yapılacak takviyelerle karakterini takıma yansıtacaktır. Hırslı, inançlı bir Denizlispor izleyeceğimizi düşünüyorum.

Mehmet Demirtaş: Yalçın Hoca, Denizlispor dipteyken takımın başına geçme cesareti gösteriyorsa elini taşın altına koymayı ve kriz yönetmeyi iyi bilen bir teknik patrondur. Bunda hemfikiriz. İlk devrede takım böylesine verimliyken neden ikinci yarı defansa bu kadar yaslanma gereği duyuldu, anlam veremiyorum. Denizlispor Pantilimon-Lopes-Bakalorz-Sagal ve de Rodallega gibi çok özel ayaklara sahip. Özellikle Rodallega, kaptanlığın getirdiği sorumlulukların bilincinde. Attıkça açılıyor, açıldıkça atıyor. Çok güzel bir döngüde. Ona bu profil çok yakışıyor. Ve ayrıca Sagal-Bakalorz gibi isimlerin de kaptanın yükünü hafifletmesiyle hücum hattı çok güzel bir görünümde. Son derece dramatik olan Rize deplasmanından gönül isterdi ki 3 puan alınsın ama son anda gelen eşitlik sayısı puanların paylaşılmasına neden oldu.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler