Geri Dön
EgeMenemenspor keyif veriyor

Menemenspor keyif veriyor

Spor Toto 1. Lig’de önce evinde Balıkesirspor’u ardından da dış sahada Kocaelispor’u dize getiren Nasadoge Menemenspor, sahasında Ankara temsilcisi Keçiörengücü ile 2-2 berabere kaldı. Son 3 maçında 7 puan toplayan sarı lacivertlileri değerlendiren yazarlarımız, “3’te 3 beklentileri sergiledikleri futbol kalitesiyle de örtüşüyor. Alandan iki puan eksik çıktılar. Topladıkları puan az bir şey değil. Değerini bilmek gerek” dedi

Menemenspor keyif veriyor

Bülent Buda: Süper bir erken golle yaptılar açılışı. Birinci sınıf pas akışı. Ahmet Sağat’ın çok iyi yaptığı, kendisiyle özdeşleşen bitirici sağ plasesi. Daha sevinmeyi bile tamamlayamadan hemen ardından hızlı bir atakla gelen Keçiören eşitliği. 9 dakikada 2 gol sanki sağanak yağışla yarışır gibi. Eşitliğin ardından tekrar öne geçme arayışları sürerken rakibin bir biçimde sürpriz diyebileceğimiz öne geçişi ve de geriye düşmenin oluşturduğu düş kırıklığı, futbolcuların oyunlarına yansıdığı iletişimsizlik ile tüketilen dakikalar. İlk yarı uzatmalarında bir Ahmet Sağat plasesini kalecinin köşeden çıkarışı. Batuhan’ın duraksayarak gole adeta davetiye çıkarması izleyeni yadırgattı doğrusu. İkinci yarıda eşitlik geciktikçe oyuna ardı ardına yapılan hamleler. Bir türlü tersine döndürülemeyen yenilme duygusu. Ve sonunda 1 puanı kurtaran kaptanın penaltıdaki üst ağlara çakılan sağ plasesi. Oysa 3’te 3 beklentileri sergiledikleri futbol kalitesiyle örtüşüyordu. Bu kez olmadı. İki puan eksik çıktılar alandan. Yine de 3 maç 7 puan az şey değil. Değerini bilmek gerek.

Fatih Tanfer:  Menemen ile Keçiören arasındaki maçlar yıllardır bol gollü ve heyecanlı geçer. Bu maçta da değişen bir şey yoktu. Ahmet Sağat 5. dakikada yine usta bir vuruşla Menemen’i öne geçirdi. Menemen’in en büyük problemi savunmadan çıkarken kaptırılan toplar. 9. dakikada Mazlum topu kaptırdı. Durum 1-1 oldu. İkinci golde de Sinan’ın zamanlama hatasıyla Keçiören öne geçti. İkinci yarıya Rasheed’i alarak hücumda etkinliği artırmayı hedefledi. Yüreklerini koyup oynuyorlar. Ancak takımda düzeltilmesi gereken birçok problemin olduğunu söylemek zorundayım. Rakibin kapalı savunmasına karşı üretkenlik problemi yaşadı. Orta sahada Muhammed ve Abdullah’ın bence etkisizliği takımın temposunu düşürdü. Sonuçta Mazlum’un penaltısıyla beraberliği yakaladı. Futbolun bir doğrusu vardır. Yenemiyorsan yenilmeyeceksin. Aldığı bu puanla Keçiören’le arasındaki farkı da korudu.

Mehmet Demirtaş: Menemenspor, Keçiören karşısında çok iyi miydi, bu tartışmaya açık. Basit pas hatalarıyla topları rakiplerine teslim ettiler. Bu da tempolarının inişli çıkışlı olmasına neden oldu. Ahmet Sağat her geçen gün üstüne koya koya ilerliyor. Bir yandan da şık gollerle takımını sırtlıyor. Kısa vadede çok kaliteli bir yıldız olacağı kesin. Orta alan çok çabuk düştü. Daha dirençli olsalardı bu maçtan galibiyet de çıkarabilirlerdi. Neticede puan puandır diyerek sıradaki rakibi beklemek en doğrusu olacaktır.

Bu gidiş nereye Altınordu?

Bülent Buda: Eğer iyi futbol golle taçlandırılıp beslenmiyorsa tüm enerjiniz, isteğiniz, çabalarınız, duygularınız anlamsızlaşıyor, değersizleşiyor. Özellikle ikinci yarının ilk 25 dakikasında kusursuz pas akışıyla karşı kalede oluşturulan baskıdan bir türlü çıkmayan kurtarıcı bir son dokunuş. İşte tam o anlarda gel de kaptanı arama. Ahmet İlhan yanlış zamanda kart cezalısı olarak tribüne çıktı. Tüm takımın isteğine, çabasına, yüreğine bir diyeceğimiz yok. Ama ‘Şunları da at artık Ahmet Dereli!’ diyesi geliyor insanın. At da gol kısırlığı sürecini sonlandır, kendine gel. Bir de unutmadan tam 37 dakika aklıma hiç yatmayan bir diziliş, yanlış oyuncu seçimiyle tüketiliyor. Altınordu, genç Kenan Fakılı’nın oyuna katılımı ve de daha akılcı dizilişe, oyun anlayışına geçtikten sonra kendine geldi, oynamaya başladı. Bu lig bir tür arena. Bu arenada kusursuz tekniğin, güzel oyunun, pas akışkanlığında rakibinin başını döndürmen yetmiyor. Daha fazlasına gereksinim var. O da önce basit gollere geçit vermemek ardından da gösteri dozundaki futbolu gollerle taçlandırmak.

Fatih Tanfer: Maç yazımda, “Altınordu’nun meçhule yolculuğu” ifadesini kullanmıştım. Demiştik demek zorunda kalıyorum. Sezon başından itibaren geçen yıla göre eksilen kadrosunun sıkıntısı her geçen gün artarak devam ediyor. Samsunspor maçında bilhassa ikinci yarı inanılmaz goller kaçırdı. Hiç de mağlubiyeti hak eden bir oyun oynamadı. Geçen hafta hakkında methiyeler yazdığımız Ahmet İlhan’a bir çift sözüm var. Türkiye Kupası’nda kırmızı kart görerek maçta atılıp, kaptan olarak takımın en önemli maçında arkadaşlarını yalnız bırakıyorsun. Maalesef sadece o değil, genç golcü Enis de yok. İki golcü tribünde, Altınordu da sahada gol sıkıntısı yaşıyor. Başka söze gerek yok. Altınordu bu hafta bay. Hiç olmazsa devre arasına kadar gerekli puanlar alınır, devrede takviye yapılır. Ve ikinci yarıda toplayacağı puanlarla meçhule gitmeden güvenli bir limana yanaşır.

Mehmet Demirtaş: Altınordu için öncelikli hedef, kulüp DNA’sına sahip çıkmak, o DNA’yı modern futbola uyarlamak ve de bunu sürekli hale getirmek olmalıdır. Bu toprakların çocuklarına inanma ideası hepimizi heyecana sürükleyen bir projedir. Ancak çocukların kramponlarının altına sağladığımız toprakların da verimliliği çok değerlidir. Birçok kez dile getirdik. Bu yüzden yinelemeye gerek yok. Geçen seneyi özlüyoruz, ancak geride kaldı. Gelenler gidenleri mumla arattı, fakat çantadaki ekipmanları en iyi şekilde değerlendirmekten öte şu an için başka şansımız ne yazık ki yok. Bu takımın daha fazla ciddi ataklar üretmeye, oyununu olgunlaştırmaya ihtiyacı var. İlk yarıda yokları oynadıktan sonra elindeki imkanların en iyisini kullanmak adına ikinci perdede kıpırdanma yaşadı. Tek devre ise işi çözmeye yetmedi. Bu takım yeni lezzetlerle iyi oynamak zorunda.

MANİSA FK MUTLU

Bülent Buda: Önemli olan 3 puansa gerisi teferruat mı? Evet öyledir kazanan için. İlk 45’te tık yok. Yaprak kıpırdamıyor. Nedeni, oyun alanı dizilişindeki yanlış seçimler. Maç kazandıransa ikinci yarıdaki oyuncu değişimleri, doğru seçimler. 4 dakika arayla 2 güzel gol. Tam da fark açılabilecekken peki nedir o sonrası korku, kaygıya dönüşen süreç? Hücumcu çıkarıp oyuna savunmacı olarak neyden korkuyorsunuz ki? Hangi büyük aklın ürünüdür o tercih? Karşısındaki rakip hem 10 kişi hem de zorlama dizilişle alanda basıyor ve gole ulaşıyor. Üstüne eşitliği arıyor. Böylesine elverişli bir günde rakibini bu denli cesaretlendirmek nasıl bir anlayışın ya da beklentinin ürünüdür? 3 puanın uzak aradan sonra ne denli değerli olduğunun ayırdındayız elbette. Bakalım ilerleyen haftalarda neler olacak.

Fatih Tanfer: Öncelikle Manisa FK’nın maçlarını evi olan Mümin Özkasap Stadı’nda oynamasının ne kadar önemli olduğunu Kocaelispor maçında gördük. Takım daha düzenliydi. Oyun kurgusu, kazanma hırsı üst düzeydeydi. Nizamettin’in asisti, Okan’ın vuruşu ile gol geldi. İkinci golü atan Gakpa’nın yetenekleri olan bir oyuncu olduğunu yazmıştım. Manisalı dostlardan, ‘Daha ne bir golü ne bir asisti var’ diye cevap gelmişti. O da bu hafta golünü attı. Kocaelispor durumu 2-1 yaptıktan sonra baskısını artırdı. Ancak kalesini doğru savunan, mutlak 3 puan almak isteyen Manisa FK bunu gerçekleştirdi. Manisa FK’nın bu güçlü kadrosuna rağmen puan cetvelinde buralarda olmasının geçici olduğuna inanıyorum. Lig sonunda Play Off yarışı içerisinde olacaklardır

Mehmet Demirtaş:  Lige ilk 3 maçta 0 kayıp ile tarihinde ilk kez merhabayı çakan Manisa Futbol Kulübü’nün rengini Süper Lig tonuna ayarlamaya çalıştığını düşünüp sonraki 7 karşılaşmada 0 kaybın yerini 0 puana bıraktığına şahit olduk. Son 5 randevuda alandan 2 defa 3 puan, 2 defa tek puan ile ayrıldıklarını da hesaba katalım. Şehrin ve camianın güvenini yeniden kazanmak için fazlasını istemek ve yapmak gerekli hale geldi. Ortaya olumlu veriler koyup düzlüğe çıkmak adına çok doğru az yanlış ile oynamak, gramı gramına hesap yapmak tek geçer yol. Kocaeli ise tünelin ucundaki ışığa yürümenin bir adımıydı. “Evimiz” dedikleri ve tarih yazarak 1. Lig’e yükseldikleri Mümin Özkasap’ta sezonun hesabını açtılar.

Sıkıntı son bulmadı

Bülent Buda: Darri’yi 45 dakika kulübede bekletenleri kutlarım. Bu bağlamda ilk dizilişi ve de 45 dakika tek eylemi olmayan, sadece rakiplerine elverişli ortamlar ikram eden deneyimli profesyonelleri de kutlarım. Yine kalesinde bu dirençsiz, eylemsiz, becerisiz görünüme eşlik etmeyen Stackhowiak’ı da içtenlikle kutlarım. Gökhan, becerili sol ayağıyla etkili, yüksek top indirecek, ona da bir kafa vuruşu yapan olacak. Hayalcilikle futbol oyununun başat karakteri örtüşmüyor. İsimlerle futbolu yorumlamayı sevmem. Oyunun kendi halini, serüvenini, eylemlerini dile getirmeyi severim.

Fatih Tanfer: Denizlispor, Fatih Tekke göreve geldikten sonra iyi gidişine Bursaspor maçında son verdi. 3-1 mağlup oldu ve taraftarlarını hayal kırıklığına uğratıp tehlikeli bölgeye biraz daha yanaştı. Umarım bu güçlü kadro yapısı ile bir an evvel düşme hattından uzaklaşır.

Mehmet Demirtaş: Spor Toto 1. Lig, gündelik hesap yapılacak kadar zor bir lig. Her hafta sıralamalarda ve puanlarda ciddi oynamalar oluyor. Bu yüzden de alınan ya da kaybedilen her puan sezon sonunda yerini keşkelere-iyikilere bırakıyor. Örneğin Denizlispor, Bursaspor maçı öncesi 3 puan alması halinde Play Off hattı ile arasındaki farkı eritebilecekken mağlup bitirdiği haftayı küme düşme hattında kapattı. O yüzden ne yapıp edip devreye kadar en üst perdede puan toplayıp rahat bir şekilde ikinci devre için çok çalışmak gerek.