Geri Dön

Nefes nefese derbi

Son zamanların seyir zevki en yüksek maçlarından biri olan ve kıran kırana mücadelesiyle akıllara kazınan Ege derbisi 2-2 bitti. Menemen Belediyespor’un Manisa Büyükşehir Belediyespor’u ağırladığı ve kazananın çıkmadığı zorlu mücadeleyi değerlendiren usta kalemlerimiz, “Tek kelimeyle harika bir maçtı. Başlama düdüğünden bitiş anına kadar unutulmazdı” dedi.

Nefes nefese derbi

Nefes nefese derbi

Bülent Buda: Bir hafta önce 5 olacak maçta 2 puan bırakıldı. Üstüne birde kırmızı kart cezalısı. Haftasonu idmanda Mustafa Şen’in sakatlığıda olan biten olumsuzlukların bonusu.Üstüne Pazar günü böylesine sıkı bir maç. Rakip 32. dakikada 10 kişi kaldı. O haliyle bile hatalı bir top kullanma sonucu öne geçti. İkinci yarıda önce Talha, ardından Alberk zihinlerde iz bırakacak iki gol attılar, öne geçtiler. Rakipde 10 kişi. Ne güzel değil mi? Bundan iyisi şamda kayısı. Farkın açılması beklenirken Taşkın oyun dışı kalıyor vede Manisa’nın gençleri penaltıyla eşitliğe ulaşıyor. Bütün takımın zihinsel yapısı alabora oluyor. Konuk uzatmalarda 3 tanede net gol kaçırıyor. Geçtiğimiz haftanın yorumunu bir uyarıyla bitirmiştim. Bu denli puan kaybıyla, bu denli çok gol yiyerek şampiyon olunmaz. Bu sorunlara kayıp futbolcularıda eklersek ortaya çıkan görünümden başarı çıkmayacağını bilmek öyle fazlaca akıl gerektirmiyor..

Fatih Tanfer: Futbol adına heyecanlı, pozisyonu ve golü bol üst düzeyde bir maç izledik. Menemen kendi evinde kazanamayarak lider Tuzlaspor’un iki puan gerisine düştü. Elbette Menemenspor’un Mustafa Şen, Umut ve Semih gibi 3 önemli oyuncusunun eksikliğinin sıkıntısını yaşadı.(Bu futbolcularda Ankara’da bırakılan 2 puanda oyun alanındalardı) Uzun lig maratonunda böyle sakatlıklar, cezalılar ve sonuçta aksilikler olacaktır. Öncelikle Veli maça iyi başlamadı. Yerleşim ve adam paylaşımında hata yaptı. Yenilen golde rakibine adeta alda at dedi. Maçın başında aynı hatayı yapmış fakat Manisa BŞB bu hatayı değerlendirememişti. 32. dakikada Yaser atıldı Manisa BŞB 10 kişi kaldı. Ancak golü atan 10 kişi takım oldu. İkinci yarıya Menemenspor büyük bir coşkuyla başladı. Müthiş bir pres, oyunun kanatlara yayılması ve bu yılın en güzel gol yarışmasına girebilecek Talha ve Alberk tarafından atılan iki şahane gol. Sonrası futbolda atılan goller sonrası ilk beş dakika tehlikelidir düşüncesi kendini doğruladı. Ceza sahası içerisinde Ufukhan’ın frikiğinde Taşkın’&ın eline çarpan top penaltı ve karşılaşma 2-2 oldu. Sonrası uzatmalarda Manisa BŞB’nin kaçırdığı 3 net pozisyon. Menemen’de Veli ile bir gol kaçırdı. Menemen adına bu maçın özeti, 60 dakika 10 kişi oynayan rakibini yenemiyorsun, maalesef liderin 2 puan gerisinde kalıyorsun. Bu hafta Manisa BŞB, lider Tuzla ile oynuyor. Pendik deplasmanından alınabilecek 3 puan bu kaybın üstüne sünger çekebilir. Menemenspor’da da bu gücün olduğuna inanıyorum.

Mehmet Demirtaş: Menemen’in önemli eksikleri ile çıktığı bu zorlu derbide, kazananın çıkmaması ve sahada alınan 2-2’lik skor aslında Menemen adına ne denli zor bir maç olduğunu apaçık gözler önüne seriyor. Manisa BŞB gibi genç ve istekli bir kadro karşısında önemli oyuncularından yoksun çıktığını hissettirmeyecek şekilde büyük bir mücadele sergilediler. Maç aslında tam da beklediğim gibi geçti. Talha ve Alberk’in attığı iki fanstastik gol uzun süre konuşulacak cinsten. Menemen bu maçtan 3 puan çıkarabilirdi. Neden olmadı yerine şimdi neler yapılacağı konuşulmalı.

Bülent Buda: Bu denli zihinsel, psikolojik savrulmalarla ligi bitiremezsiniz. Daha 32. dakikada hemde bir hücumcunun ikinci sarıdan oyun dışı kalması ne demektir? Tamam hakemin düdükleri yersiz, yanlış. Ama herkesin kulübe dahil o tepkilerin dozu anlaşılır değil. Motivasyon, maça kafaca hazır olma tamam. Ama bu kadarı fazla. Ligi biteremezsiniz. Bir maç ki 7 sarı birde ikinciden kırmızıyla 10 kişi. Oysa ne güzel bir balık yakalamışsın öne geçmişsin hem de ilk yarının bitimine doğru. İkinci yarı başlamış, rakip 10 kişi ölçüsüz geliyor. İkinciyi atamıyorsun, üstüne iki gol yiyerek mağlup duruma düşüyorsun. Başta Levent Hoca ve tüm takım kendini gözden geçirsin. Rakip dağılmış, hele uzatmalarda kaçanlar. Bu ligde bende varım, deniyorsa ki bence öyle. Kulübe dahil oyun alanındaki zihinsel hazırlık öncelik olmalı.

Fatih Tanfer: Manisa BŞB, Menemen karşısında başlama düdüğüyle birlikte takım halinde beraber hareket ettiler. Sahanın her yerinde topun arkasına geçtiler. Pas oyununu iyi yaptılar. Defansı doğru pozisyon aldı. Ufukhan ile Erhan merkezi sağlam tuttu. 15. dakikadan sonrada maçın mutlak hakimiydiler. Ancak Yaser’in gereksiz şekilde oyundan atılması elbette oyun tempo ve planlamasını olumsuz etkiledi. Ancak Veli’nin yaptığı büyük hata, devrenin son dakikasında Onur’un attığı golle 1-0 önce geçtiler kısacası da soluklandılar. Ancak ikinci yarıyla birlikte Menemen’in coşkusu ve temposu karşısında oyunu merkeze sıkıştırmaya çalıştı ancak Menemen’in 30’ar metre mesafeden atılan iki şahane golle yenik duruma düştüler. Elbette 10 kişi olmanın sıkıntısını yaşadılar. Yenik duruma düştükten sonra verdiği tepki doğruydu. Puan almak için ne yapması gerektiğini bilen ve tempoyu arttıran bir takım vardı. Sonrası penaltıdan beraberliği sağladı. Uzatma dakikalarında da 3 net gol pozisyonunu kaçırdı. Maçtan çıktım eve dönüyorum kim sevindi kim üzüldü. Bu maçın kaybedeni kimdi diye yolda düşündüm. Bu hafta Manisada, lider Tuzla karşısında Manisa BŞB’nin inanılmaz önemli bir maçı var. Güzel bir maç futbolseverleri bekliyor.

Mehmet Demirtaş: Manisa BŞB lige başladığı günden bu yana istekli ve dirayetli futboluyla bu seviyeye geldi. Bundan sonrasında da böyle olacağını görür gibiyim. Sahada harika işlere imza atılıyor. Daha maçın başı denebilecek sürede 10 kişi kalmak böylesine önemli bir maçta olacak iş değil. Tabiiki zorlu bir deplasman Menemen. Ben bu maçın kaybedeninin olduğunu düşünmüyorum. Hele ki Manisa adına hiç düşünmüyorum. Güzel ve zorlu 1 puan. Kutlarım Manisa BŞB’yi.

Nefes nefese derbi

Uşakspor’da kale düştü!

Bülent Buda: İkinci yenilgi hemde kendi alanında. 8. sıraya paraşütsüz indiler. Uşak hem az atıyor, hem de az yiyor. Şaşırtan bir grafik. Zirve yarışına ortak olmanın ilk koşulu kendi alanında yenilmeyeceksin. Haftaya tahmini olarak kolay sayılabilecek bir maç. Oysa dış maçların kolayı olmaz. Her takım bir dönemde yalpalar. Olan biteni ciddiye alırsa toparlanır. Uşak’ta tutkulu bir taraftar topluluğu var. Görünen o ki o taraftar oyun alanından beklediği karşılığı alamıyor. Futbolcular böylesine sorunla zamanların içinden çıkmasını bilmeli.

Fatih Tanfer: İki haftada iki mağlubiyet ve 21 puanla 8. sıraya gerileyen Uşakspor. Bu haftaki rakip deplasmanda Bayrampaşa. Fikstür öyle gösteriyor ki Play Off yarışında olmak için moral motivasyonun en üst olduğu son dört hafta. Çünkü devre bitimine kadar evinde 2 maçı var. Galibiyetler herşeyi Uşakspor’un lehine geliştirir. Aksi halde hedeften uzaklaşan Uşakspor ve coşkulu taraftarının morali bozulabilir. Herşeyi bir kenara bırakıp ilk yarının son 4 haftasına en üst düzeyde motivasyon gerektiğine inanıyorum.

Mehmet Demirtaş: Utaş Uşakspor’a adeta nazar değdi. Tam 294 gün sonra evinde de mağlubiyetle tanıştı. Sezon başından bu yana düzenli ve yenilgisiz gidiyorlar, çalışıyorlar puanları topluyorlar derken... Deplasmanda ligin formda ekiplerinden Bodrumspor’a 3 puan bırakıp yenilmezlik serisini sonlandırdılar. Evinde Kastamonu’ya 2-0 yenilerek de uzun süren evinde yenilmemezlik serisini bozuyorlar. Neyseler futbolda işe yaramaz. Bir an önce silkinip kendine gelmelidir Uşak’lı futbolcular. Potansiyellerinin farkında olmalılar.

Nefes nefese derbi

Naz Naz pes etmiyor

Fatih Tanfer: Nazilli Belediyespor Batman Petrolspor karşısında kazandığı takdirde üst gruba iyice yaklaşacağı umudundaydı. Ancak futbol bu 17 ve 21. dakikalarda yediği iki golle 2-0 yenik duruma düştü. İkinci yarı başlarken 3 oyuncu değiştirme hakkını da kullandı. Yasin, 49’da penaltıyı kaçırdı. Ancak geçtiğimiz haftalarda da ifade etmiştim Nazilli’nin asla yenilgiyi kabul etmeme oyun anlayışı ve kazanma hırsı seyircisininde müthiş desteğiyle en üst noktaya çıktı. Mert zor pozisyonda durumu 2-1 yaptı. Sergen ihraç oldu takımını 10 kişi bıraktı. Penaltıyı kaçıran Yasin Dülger, frikikten yaptığı şahane vuruşla santrası yapılmayan bir golle eşitliğe ulaştı ve 1 puanı hanesine yazdırdı. Bu haftaki rakibi deplasmanda Yomraspor. Bu oyuncu grubu, taraftarı ve inancıyla Nazilli BLD’nin en azından Play Off yarışında olacağına inancım tamdır.

Mehmet Demirtaş: Nazilli Belediyespor’da pes etmek yok. Sezon başından bu yana çok farklı bir çizgi izliyorlar. Takım, camia ve taraftar olarak tek bir şey var. O da galibiyet. Herkes başarıya aç ve hasret. Hedef bir üst lig. Sonunda o özlenen taraftar potansiyelini de yakaladı Naz Naz. Maçı konuşmak gerekirse, şansını şanssızlığa çevirip sonrasında Batman’a Nazilli’de olduklarını hatırlattılar. Ahmet Hoca’nın kararları takımı maçın başında da olduğu gibi sıkıntıya sokabiliyor. Yasin’e de bir parantez açmak isterim. Bana Nazilli’deki performansı ile eski Muğdat’ı anımsatmıyor değil. Kimsenin kolay puan kayıplarına tahammülü yok. Nazilli Belediyespor o güzel taraftarına ve güçlü camiasına yakışanı yapacaktır...

Nefes nefese derbi

Kaf Kaf artık yenilmiyor

Bülent Buda: Maç notlarıma bakıyorum 8. dakikada Battal akıllı bir aşırtma yapıyor, kaleci kornere çeliyor. 27. dakikada Onur Kıntaş bir duran top kullanıyor. Vuruş zayıf olmasına rağmen kaliteli. Kaleciyi şaşırtıyor, direkten dönüyor. 37. dakikada Harun ceza alanı içinde kale karşısında topa iyi yatıp kaliteli bir vole atabilse gol olacak, olmuyor ve maçın bitimine kadar Karşıyaka’nın ne etkili bir atağı ne de bu da kaçmaz diyebileceğimiz bir gol pozisyonu var. Lige tutunmanın birinci koşulu kendi sahanda topluyacağın 3 puana bağlı. Haftalardır süren dipdeki gezintiden sonra elbette ulaşılan yer ile toplanan puanlar başarıdır. Ancak ses getiren bir takım olabilmenin ilk koşulu futbolcuların kendilerini daha çok geliştirebilmeleridir..

Fatih Tanfer: Karşıyaka Bülent Abim’in ifade ettiği gibi ilk devrede 3 pozisyon buldu. İkinci yarıda ise gerçekten bu yıl gördüğüm en etkisiz maçlarından birtanesini oynadı. Aslında maçın başından itibaren orta alanda Mustafa Aşan ve Arif sorumluluk aldılar iyi mücadaele ettiler rakibin oyununu bozdular. Battal ile Harun ilk yarıda hücumda etkililerdi her ikisininde pozisyonu vardı. Hücumda Hakan Kuş iyi oynamıyor dersek haksızlık yapmış oluruz. Gayretli ve çok koşuyor. Ancak etkili olabilmesi için cezaalanı içerisinde gol bölgelerinde olması gerekiyor. Harun’a kafayla indirip Harun’un değerlendiremediği pozisyonda olduğu gibi. Karşıyaka bilhassa ikinci yarıda oyunu düşük tempoda oynadı. Takım halinde üretken değildi. Defansı enine dar kapandıkları için sağlam kaldılar. Cenk’in yerine oynayan Fatih, Metin’in yanında görevini başarıyla yerine getirdi. Kaleci Erdoğan iyi niyetli (Ancak ayaklarını daha iyi kullanmayı geliştirmesi şart. Birde teknik heyetin kaleci Erdoğan’a topu taça atmasının ayıp olmadığını belirtemesi gerekir. Rakibi Çatalca ise puan cetvelinde bulunduğu yeri hakettiği gösterdi. Bu oyun sonrası alınan 1 puan kazançtır. Ancak Mesut Hoca’nın başta hücumda oyun anlamında alternatifler ve üretkenlik sağlaması kesinlikle şartır. Karşıyaka taraftarı bu yıl boyunca galiba bu korku filmini hep izleyecek.

Özlemiştik

Bülent Buda: Nihayet 3 gol 3 puan. Taraftar derin bir oh çekmiştir. Rakip ahım şahım değil ama olsun. Geride kalan haftalardaki gel gitler herkesi hırpaladı. Takımın kendine gelmesi için gollü bir galibiyete ihtiyacı vardı. Haftaya Şilespor sıralamada dördüncü. Gerçek güç sınaması böyle maçlardır.

Fatih Tanfer: Tirespor, yeni teknik direktörü ile çıktığı ilk maçta 3 puanı 3 golle alarak hem taraftarını hem de başkanı Mutlu’yu ‘Mutlu’ etti. Yaptığı tesisleşme hamlesi, bir üst lige çıkmak için seçenekli oyuncu grubuyla elbette hedefine ulaşmayı hak ediyor. Bir koşulla daha iyi olmak zorundalar. Şile Yıldızspor deplasmanıda bu düşüncelerimiz için ilk durak.

Mehmet Demirtaş: Yeni teknik adam ve yine 3 puan. Hele ki 3 gollü 3 puan en sevileni. Taraftar da camia da derin bir oh çekti diyebiliriz. Ligin başından bu yana istikrarlı yürüyen bir Tire’yi izliyor ve konuşuyoruz. Bize ve kendilerine galibiyeti alıştırdılar. Bunu da sürdürmeliler. Bana göre Tire bir üst ligi sonuna kadar hak ediyor.

Seyirlik değil ömürlük sevda

Bülent Buda: Skora bakınca belli ki sıkı bir direniş, asla pes etmeme durumu var. Tek farklı yenilgiler hep böyledir ve üzer insanı. Olsun, haftaya Buca’da alınacak 3 puan sıralamada takımı bir tık daha yukarı çeker. Gençler hem sorunları anladılar buna karşılık kazancak ritmide yakaladılar. Ciddi yarışıyorlar asla pes etmiyorlar. Bu gelişmeler önemlidir.

Fatih Tanfer: Trabzon’dan alınan mağlubiyet Başkan Cihan Aktaş’ın 5 maçta 5 galibiyet inancının gerçekleşmesini engelledi. Rakiplerinde yaptığı puan kayıpları alınan bu mağlubiyetin üzüntüsünü az da olsa hafifletti. Bu hafta 12 puanla 15. sıradaki Bucaspor’un rakibi 14 puanlı Fatsa Belediyespor. Puanlara bakılınca Buca’nın kazanmak zorunda olduğu bir maç olacak. (Düşme hattındaki Halide Edip ile Cizrespor’un birbiriyle oynaması gerçeği göz önüne alınırsa kazanılacak 3 puanın Bucaspor’u üst sıraya taşıyacağı gerçeği unutulmamalıdır. Seyircinin desteği bu maçta en üste çıkmalıdır.

Mehmet Demirtaş: Bundan önceki 3 maçı da kazanıp güzel bir seri yakaladılar. Bucaspor, Trabzon’da kaybetti ancak kazanma hırsları ile gelecek adına umut veriyor gençler. Güçlü taraftarıda kenetlendi bu gençleri yalnız bırakmıyor. Bir seri yakalayarak ligin ilk yarısını düşme hattından uzak bitirmesi, Buca için çok önemli.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber