Geri Dön
EgeÖzlenen tablo

Özlenen tablo

Evinde eylülden bu yana yüzü gülmeyen, son 5 randevusundan da galibiyet çıkaramayan Göztepe, önemli müsabakada Gaziantep FK’yi Jahovic’in golleriyle 2-1 yendi ve taraftarını mutlu etti. Zaferini seriye bağlamak isteyen sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Sonunda kazandılar. Tribünler de derin bir soluk aldı. Ve de o büyük acıyla 3 direk önüne geçen yürekli İrfan Can, özveriyle kucaklanmayı hak ediyor” dedi.

Özlenen tablo

Bülent Buda: Jahovic takır takır Türkçe konuşuyor. Keyfi de yerinde. İki gol attı, kendine geldi. Hele golün ikincisi kılçıksız, rafine Jahovic golü. Halil’den araya kusursuz, tek pas ve golcünün fuleli, kendine yakışan savunma arkası koşusu. Ve de patenti yine kendine ait bitirici, sert sağ plase. Berkan duran top kullanma ustalığının her maçta üstüne koyuyor. 45 dakikadaki 2 fark, tribündeki coşkulu taraftarın uzun zamandır beklentisinin karşılığı. Mutlu bir ilk yarı ikinci yarıdaki beklentileri köpüklendiriyor. Ama öyle de olmuyor. Obinna dengesi bozuk bir günde 7 dakika arayla 2 sarıyı hak ediyor adeta. Yorgun ve 10 kişi Göztepe. Oyuna hamleler yerinde. Yalçın ile Ndiaye doğru seçimler. İrfan Can’ın önü kalabalık. İleri uçlar Antep savunmasını zorlayamıyor. Topu rakip sahada gezdirecek kas gücündeki düşüşler. İrfan Can’ın önünü panayıra dönüştürüyor. Yani rahatlamış skor Antep’in golüyle kaosa dönüşüyor. 3 puan her zaman, her yerde önemli ve değerli. Sonunda kazandılar. Tribünler de derin bir soluk aldı. Ve de elbette sevgili İrfan Can’ın trajedisi. O büyük acıyla 3 direk önüne geçmesi büyük bir özveri. O büyük acı sonrası yaptığı özveri ile kucaklanmayı hak ediyor İrfan Can.

Fatih Tanfer: -Göztepe haftalar sonra evinde kazanıp 3 puanı aldı ve derin bir oh çekti. İki ayrı devrede iki ayrı oyun izledik. Birinci yarıda Göztepe takım halinde mükemmele yakın bir plan uyguladı. Tüm oyuncular kazanmak adına büyük çaba gösterdiler.
-Göztepe iyi oynuyor, bir türlü gol atamıyordu. Mühim olan 3 puanı almak ise bunu başaramıyordu. Bu maçta devreye Jahovic girdi ve golcülüğünü gösterdi. Penaltı golü sonrası Halil’in 45+4’te defans arkasına attığı topa yaptığı koşu ve gol vuruşu tam usta işiydi.
-Takım halinde pres yaptı, top kazandı. Kararlılık, irade ve cesaret üst düzeydeydi.
-Gaziantep birinci ve ikinci devrenin uzatmalarında ve de Kenan Özer’in maça girer girmez attığı şut direğe takıldı. Maç boyunca Gaziantep’in toplam 3 şutunun direkten dönmesi Göztepe adına bir şanstı.
-Halil yeni oyun planındaki yerinde çok etkili. Maç boyunca Ertuğrul yanından ayrılmadı.
-İkinci yarının başında Obinna’nın oyundan atılması ve sonrasında Recep durumu 2-1 yapınca kalan süre Göztepe adına çok sıkıntılıydı.
-Göztepe, 10 kişi kaldıktan sonra takım boyunu kısa tutarak rakibinin aradığı hızlı hücumları engelledi. 3 puanı almak adına akıllı oynadı. Herkes koştu, mücadele etti ve kendileri adına çok önemli olan 3 puanı aldılar.

Mehmet Demirtaş: Göztepe, matematiği yapıldığında bir galibiyetten fazlasını alacağı Gaziantep karşısında istediği gibi bir oyunla maça başladı. İlk yarıda oyunu ve skoru lehine çeviren sarı kırmızılılar, taraftarının rüzgarını da arkasına almıştı. İkinci yarıysa tamamen stresle geçti. Öncelikle Obinna’nın oyundan atılışı, Recep Niyaz’ın golü derken Gaziantep, Göztepe yetersizliği sayesinde maça ortak oldu bir anda. Yakaladıkları net fırsatlar, direkte patlayan şutlar derken İzmir temsilcisi iyi terledi. Sonunda gülen taraf oldular ancak sevenlerine gerilim dolu anlar yaşattılar. Tribün sizleri değil, siz tribünleri oynatırsınız. Sahadaki coşkunuz eşliğinde taraftarlar da sizleri yalnız bırakmayacaktır. Öyle ya da böyle galibiyet hatırlandı. Üste tırmanış başladı. Devreye dek sistemi oturturlarsa yapılacak transferler sayesinde bu girdaptan çıkacaklardır.

Özlenen tablo

Yürekli mücadele!

Süper Lig’de önce Başakşehir’le golsüz, ardından da Galatasaray’la 2-2 berabere kalan Altay, üst üste iki İstanbul deplasmanından puanla döndü. Siyah beyazlıların mücadelesini öven yazarlarımız, “Tüm takım, İstanbul’da iki haftadır kahramanlara özgü yarışıyor ve de savaşıyor. Kazandıkları puanlardan ötürü onları kutlarız” dedi

Bülent Buda: Şimdi o savaştan çıkan yorgun futbolcuya sorsanız, ‘Anlat şu maçı’ diye. Yanıtı nasıl olurdu? Eğer konuşabilecek gücü varsa diliyle mi ya da parmak işaretiyle mi? Yaşım 79. TV’nin karşısında Cüneyt Çakır bitiş düdüğünü üflediğinde attım kendimi üç kişilik divana. Ve de verdim komutu, ‘Bana seslenmeyin, dokunmayın. İletişim kurmaya çalışmayın. Çünkü bittim!’ Ayıldım. Başladım defteri karalamaya. Tüm takım, İstanbul’da iki haftadır kahramanlara özgü yarışıyor. Böyle günlerin ateşleyicileri olur. Onlar öne çıkar. Lis ile Poko gibi. Böyle anların iş bitiricileri, topu ayağına yakıştıranları olur. Söz gelimi Pinares. Becerili sol ayak, sağ kanattan uzak köşeye bitirici sol plaseyi yapıştırıyor. Bunlar, Denizli’nin en iyi bildiği işler. Bir de yürekliler ile öz güvenliler vardır. Bamba, dakika 90. Topun penaltıda arkasında. Her babayiğidin harcı olmayan işler. Bitirici vuruş, ustalığın yanı sıra yürek ister. Ve de savaşçılar. Akranları hacca gitmiş büyük kaptan İbrahim’in önderliğinde ona eşlik eden Cebrail, Murat, Zeki ve de elbette kocaman yürekli, savaşçı Poko. Millet 8 yabancıyla oynuyor. Denizli’nin takımı ise yerli malı haftalarını anımsatıyor. Ve de bitirirken, “Yaşamak bir uyum savaşıysa, zorlanma da yaşamanın bedelidir”. (Prof Dr. Özcan Köknel)

Fatih Tanfer: Altay, Galatasaray karşısında doğru planlama ve anlayışla oynadı. Maç boyunca hırsı ve enerjisiyle öne çıktı. Seyircisinin müthiş desteğini arkasına alan Galatasaray, Altay’a büyük baskı kurdu. Ancak Altay, Başakşehir’den sonra Galatasaray’dan da puan alarak nasıl güçlü bir takım olduğunu ispatladı. Maça VAR kararları damga vurdu. Galatasaray’ın ilk golünde Murat’a yapılan mutlak faul görülmedi. Ligin ne kadar zor olduğunu, her takımın birbirini yenebileceğini görüyoruz. Altay’ın iki haftadır deplasmanda yakaladığı yenilmezlik serisine bu hafta evinde Hatayspor’u mağlup ederek devam edeceğine inanıyorum. Eğer maç Alsancak Mustafa Denizli Stadı’nda oynanırsa tarihi bir gün yaşanacaktır. Altay güçlü, hırslı ve kazanma arzusu üst düzeyde bir takım.

Mehmet Demirtaş: İki ekibin de kötü gidişata engel olmak için çıkış maçı yakıştırması yaptığı 90 dakikaya Altay, hevesli bir giriş yaptı. Geri dörtlüsü Galatasaray’a duvar örerken, sarı kırmızılıların kilidi açmaması adına iyi direndi. Hücum bölgesi ise özellikle Galatasaray savunmasının sol yakasından akınlar bulup tehlikeli olmaya çalıştı. Pinares’in üç sarı kırmızılı defansı ardına takıp ustalara yaraşır bir son vuruşla bulduğu gol, hücum aksiyonlarının sürekliliği için çok değerliydi.

Bu golün ardından da farkı artıracak çeşitli ataklar geliştirmeyi bildiler. İlk yarıda rakip alanda ev sahibi Galatasaray’a nazaran daha fazla gözüktüler. Bir de golleri sıralayıp makası açabilselerdi... Altay defansının ilk 45’te neredeyse tek kötü dizilimi Halil’in eşitlik golündeydi. İkinci yarı ise gol atmadaki ısrarını Altay kalesinde iyiden iyiye hissettiren Galatasaray, öne geçmenin yollarını aradı. Bu evrede hücum oyununu eleştirilebilir bulduğum Altay, gerideki başarısı ile puanı aldı bir kez  daha İstanbul’dan.