Geri Dön
EgeŞansalan böyle istedi!

Şansalan böyle istedi!

Süper Lig’de devrenin son haftasında Beşiktaş deplasmanına çıkan Göztepe, hakem Ali Şansalan’ın kararlarının öne çıktığı maçtan 2-1 mağlup ayrıldı. Sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Göztepe iyi oynadı, puanı sonuna kadar hak etti. Maalesef hakem sonucu belirleyen isim oldu” dedi

Şansalan böyle istedi!

Bülent Buda: Göztepe ilk yarıda baskı altında oynadı. Karşı kaleye az gitti. 3 pozisyon buldu, birini gole dönüştürdü. Hem de iyi, sağlam bir gol. Savunma dik, sağlam durdu. Sallanmadı, savrulmadı. İkinci yarıya oyuncu hamleleriyle giriş yapan Beşiktaş, hemen ilk dakikalarda gole ulaştı. Bu bağlamda İrfan Can’ın bacak arası durumu hoş değildi. Ve sonra Göztepe, o denli oturaklı, olgun, sağlam ataklar yaptı ki 60’ta Ndiaye’nin öz güveni sağlam olsa o net, maçı koparacak gol pozisyonunda topu kaleciye kaptırmazdı. Yine de o pozisyonun ardından 2 tane daha olgun ve dolgun girişim vardı. Ve 2’yi ararken, çok da yaklaşmışken ikinciyi yemeleri düş kırıklığı. Kalede İrfan Can’ın kötü günlerinden biriydi. Oyuna hamleler gecikmeliydi. Yanıtı da vardır herhalde. Zorunluluktan. Kulübede tabelayı sallayacak oyuncu yok denilebilir. Sonuçta ligin en formda takımına yenildiler iyi bir oyunla. Benim derdim de o ligin en iyisini bu oyunla devirebilirlerdi.

Fatih Tanfer: Göztepe’nin, Beşiktaş deplasmanında maçın başından itibaren takım halinde konsantrasyonu ve kendine güveni üst düzeydeydi. Beşiktaş’ın daha etkili olduğu birinci yarıda Tripic’in golüyle 1-0 öne geçti. İkinci yarı savunma yapmanın en iyi yolu topu rakip kalede tutmak mantığı ile Beşiktaş alanında daha çok görülmeye başladı ve Beşiktaş Ljajic ile beraberliği sağladı. Hep yazarım, futbolda sonuçları sahadaki oyuncular belirlemelidir diye. Kaleci Ersin’in Halil’i ceza sahası içerisinde itmesi 10 kusurlu hareketten biriydi ve mutlak penaltı verilmeliydi. Ali Şansalan tespit edemedi. VAR’da görevli Suat Arslanboğa izlemeye bile davet etmedi. Böylesi bir çifte standart Türk hakemliğini de zora sokuyor. Olan da Göztepe’nin puanına oluyor.

Sonrası Ndiaye, Ersin’i çalımlamak isterken mutlak bir golü kaçırdı. Bu da maçın kırılma noktasıydı. Göztepe, uzatmalarda Marko’nun da kafa şutu gol olmayınca sahadan mağlup ayrılmak zorunda kaldı. Göztepe iyi oynadı, mücadele etti. Hepsi doğru. Ancak futbolda geçerli olan kriter maç sonucudur. Sonuçta Göztepe, hak ettiği puanı alamadan evine döndü. Oynanan oyundan şahsen geleceğe umutla baktım. Sebebine gelince, Göztepe’nin futbol anlayışı doğruydu. Her geçen gün futbolcuların ve futbol anlayışının gelişmesi istenilen Göztepe’yi izletecektir.
Mehmet Demirtaş: 150 yıllık futbol tarihinde hem şansı hem de şanssızlığı aynı dönemde yaşadığımız ilk futbol mevsimi sanırım bu evre. İtiraf etmeliyim VAR ilk kez bu topraklarda kendini gösterdiğinde futbolun kimyasına taban tabana zıt olduğunu düşünenlerdendim. Fakat zaman ilerledikçe VAR bize çok şey öğretti. Kameraların bu kadar farklı perspektiften pozisyonları gözler önüne sermesiyle de hakemlik konusunda sınıfta kaldığımızı bir nevi belgeler nitelikteydi. Sözüm ona Ali Şansalan, Beşiktaş-Göztepe maçında verdiği tarihi(!) kararlarla gündemin ana maddesi konumuna geldi.

Ghezzal’ın bir futbol topuna değil, rakibine kafa vuruşu, siyah beyazlı kaleci Ersin’in Göztepe kaptanı Halil’e yaptığı müdahalede sonrası VAR’a çağırılmaması, Mensah’ın, Gökhan Töre’nin ayağa basmaları, akıllara gelen ilk pozisyonlar. Burada niyet okuyucusu değiliz.

Diğer yandan da haksızlık karşısında susmayacağımız da biline! Sizin çarşıdan pazardan domates çalmanızla, futbolcuların emeğini çalmanız arasında en ufak fark bile yok. İki durumda da ailenizin rızkını muallakta bırakıyorsunuz. Bu a takımı b takımı değil, tüm camiaların hakları için geçerli.

İnsanlar yalnızca somut bir şeyleri çalmazlar. Hırsızlık bundan ibaret değildir. İş öyle bir raddeye geldi ki, ipin ucu kaçıyor. Tam da bu noktada MHK ve TFF’ye yeni sorumluluklar geliyor. Bu utanç verici lekeyi temizleyelim, temizletelim. Yoksa gemi batmak üzere!

Göztepe’nin 3 atlısı

Göztepe’de 3 oyuncu bu sezon 20 lig maçının tamamında forma giyerek istikrarlı bir görüntü ortaya koydu. Sarı kırmızılılarda kanat oyuncusu Halil Akbunar, orta saha Soner Aydoğdu ve forvet Cherif Ndiaye tüm maçlarda forma giymeyi başardı. Bu sezon 6 gol atıp 6 da asist yaparak takımın en skorer oyuncusu olan Halil, 20 maça da ilk on birde başlayıp 1764 dakika sahada kaldı. Soner de tıpkı Halil gibi tüm karşılaşmalara ilk on birde başladı. Ndiaye ise ilk 6 maça yedek kulübesinde başladı. Daha sonra formayı kapan Senegalli golcü son 14 mücadelede on birde görev yaptı. Ndiaye ligde Büyükşehir Belediye Erzurumspor, MKE Ankaragücü (2), Fatih Karagümrük ve Gençlerbirliği maçlarında fileleri sarstı, 1 de asist yaptı. Öte yandan Göztepe’nin sezon başında Kocaelispor’dan kadrosuna dahil ettiği Burak Süleyman, yeşil siyahlı ekibe kiralandı. Göztepe Kulübü’nden yapılan açıklamada, transferi konusunda resmi görüşmeler ve işlemleri tamamlanan Burak Süleyman’ın sezon sonuna kadar Misli.com 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Kocaelispor’da kiralık olarak forma giyeceği belirtildi.

Horoz toparlanamadı

Bülent Buda: Hiç uzatmadan bodoslama gireyim konuya. Bir zaman önce Prosinecki de denedi sağ ayaklı Lopes’i sol bekte. Bir süre vazgeçmedi, takım yenildi, çuvalladı ve Prosinecki de gitti. Yalçın Hoca’ya kırgınlığım şu, kulübede sol ayağını hem de 3 numara pozisyonunda o bölgeyi iyi kullanan 2 adam oturuyor. Çelişki burada. Kulübede belki hiç oturmamış Sagal, en son ne zaman gol attı unuttuk. Sergilenen bu futbolun niteliği bu lig için yetersiz. İndikleri yerden bu görünümle yukarıya doğru yönelmek büyük bir olasılıkla uzak duruyor. Konuk Karagümrük, ilk yarıyı önde bitiriyor. Yenik Denizli ikinci yarıya ilk 45’te çok şey becermiş gibi değişmeyen dizilişle oyun alanına çıkıyor. Ve de oyun felsefesinde hiçbir değişiklik yapmadan. Denizli kaptanının işlevsel olduğu zamanlarda harika goller attı, maçlar kazandı. Kaptan da yetersiz, üretimsiz günlerden geçiyor. Ve takım ne gol ne maç kazanıyor. Tünelin ucu görünmüyor. Bütünüyle karanlık.

Fatih Tanfer: Denizlispor, evinde mağlubiyet serisine devam etti. Maç sonrası Yalçın Hoca gerekli transferlerin yapılmasının şart olduğunu söyledi. Bu Denizlispor’da bilinen bir gerçek ancak takviye edilmesi gereken bölgeler kesinlikle defans ve orta saha. Denizlispor’un elinde başta Rodallega, Sagal ve yeni transfer Ahmed gibi çok yetenekli oyuncular var. Savunmada yapılan hatalar takımın en büyük sorunu. Evinde maç kazanamamasının sebebi de kapalı defansları açamaması, oyunu rakip alana taşıyamaması. Defans ve hücum arasındaki köprü görevinin iyi yapılmamasının sıkıntılarını yaşıyor. Orta alandan hücuma geçişlerde büyük sorun var. Karagümrük maçını izledikten sonra Denizlispor için kötü demek haksızlık olur. Mücadele ediyor, atak yapıyor ama istediği sonucu alamıyor. Orta alana yön veren, dikine ve iyi final pasları atan lider bir oyuncuya ihtiyaç olduğunu bu maçta gördük. Ancak puan cetvelindeki bulunulan yer de acı bir gerçek.

Mehmet Demirtaş: Denizlispor kadar az gol bulan bir Erzurumspor var, onlar kadar çok yiyen bir Gençlerbirliği var. Yani 20 takımlı lig baz alındığında hem oyun olarak hem eldeki veriler olarak bir hayli can sıkıcı. Oyunlarını tutturamadıklarına -ki belli bir oyun stili var mı onu da anlamış değilim- ya da maçta geriye düştüklerinde çok keyifsiz bir takım profiline bürünüyorlar. Her rakip de onlara haliyle bu izni vermiyor. Bir bakıma zor ve stresli atmosferi yönetme becerisi gösteremiyorlar. Maçın belli bir evresinde rakipleriyle kora kor mücadele etseler de bu oranı daha fazla zaman diliminde tutamıyorlar. İşleri zor değil zor ötesi.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler