Geri Dön
EgeSavaşan yürekler

Savaşan yürekler

TFF 1. Lig ekiplerinden Samsunspor’u 3-2 mağlup etmeyi başaran Menemenspor, özellikle bu sezon evinde topladığı puanlarla rakiplerine geçit vermiyor. Sarı lacivertlileri değerlendiren yazarlarımız, “Milli ara Cenk Laleci ve öğrencilerine iyi gelmiş. Sahaya kazanma hırslarını sonuna kadar yansıttılar. Gurur duyulacak, keyif veren futbolu hem oynadılar hem de izlettiler” dedi

Savaşan yürekler

Bülent Buda: Nazım Hikmet, sevgili yoldaşı ressam Abidin Dino’ya, “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” demiş. Abidin Dino’dan Nazım’a yanıt var ama uzun gelir bu köşeye. Kibirli, kendini üstün görenlere karşı iyi yarış, bitir işi, süngüsü düşsün, şaşkın bakınsın çevresine. Birkaç hafta önce, “Batuhan’ın önüne yaslanmayın. Çıkın, basın, yarışın, isteğin. Göreceksiniz her şey daha güzel olacak” demişiz. İşte bu kez basıyorlar, gidiyorlar, zorluyorlar. Ne diyordu bilge kişi? “Korkarak yaşarsan hayatı seyredersin”. Oysa hayatı yaşamak değerli olan. Git, üstüne üstüne aban, zorla, korkma. Gelir goller arkasından. Topa gidenler kazanır. Topu bekleyenler havasını alır. Rasheed büyük girdi oyuna. Köşe vuruşu, Ömer’in kafası birinci sınıf. Ardından bir miktar yine skoru koruma kaygısı. Eşitlik golü ve sonra günün bence güzeli Rasheed, aldı penaltıyı. Kaleci bir yöne, top öte yöne… kaptan Mazlum’un vuruşu birinci sınıftı. Ve üstüne Toni Gomes’in aldığı sahne, Ahmet Sağat’ın kusursuz, biçimli sol vuruşu. Fark 2 ve hayatın güzelleştiği anlar. Ve korkular, endişeler, erken gelen bir ikinci gol, acabalar… hayır tersi. Bence fark açılabilirdi. Bir miktar daha öz güven. Skor, kibirlilere karşı alçak gönüllülerin zaferidir. Ve bitirirken, kutlarım sevgili Cenk Laleci’yi. Önünden taca çıkan topları eline alarak futbolculara verişindeki zarafet duygulandırıcıydı.

Fatih Tanfer: Menemenspor’la ilgili yorumlarımızda takımı; koşan, asla yenilgiyi kabul etmeyen, her maçında aksiyon olan bir ekip olarak tarif etmiştik. Bu hafta, bir oyuncusu Menemen’in toplam değerinden daha fazla olan Samsunspor karşısında hakikaten sahaya yüreklerini yansıttılar. Gurur duyulacak bir futbol oynadılar. Her futbolcu inanılmaz performans gösterdi. Cenk Hoca zamanında yaptığı doğru değişikliklerle takımını pozitif etkiledi. Bundan sonra bu iyi gidişin devamı gerekiyor.

Mehmet Demirtaş: Menemenspor, Samsunspor’un ilk yarıdaki orta alan planında zorlanırken, Cenk Laleci’nin taktiksel disiplinine sadık kalarak ikinci yarıda bambaşkaydı. Bundaki en büyük etken de fiziksel olarak maç boyunca rakibine nazaran daha diri kalması oldu. Süper Lig ya da daha büyük lig tecrübesi bir yana bu ligi çok iyi bilen oyuncusu bile neredeyse yok Menemenspor’un. Buna rağmen verdikleri mücadele ile parmak ısırtıyorlar. Haklı zaferleri yüzleri güldürüyor. Bu arada Ahmet Sağat ileride ismi pek çok takımla anılıp kulübe para kazandırmayı başaracak bir oyuncu. Aman nazar değmesin.

Türkiye’nin Altınordusu tecrübe kurbanı!

Bülent Buda: Kırılgan gençlik, deneyimli, eski kaşarlara karşı 2 farkla öne geçti. Sonra ne olduysa büyük farklı yenilgiyle alanı terk ettiler. Tabela 2’ye 0’dan 6-2’ye dönüşmüş. Bu dramatik süreçte belirgin olan sakatlanıp çıkıncaya kadar kalesinde Ali Emre’nin tek kişilik direnişi. Ve o 6 gollük süreç.
8 gol var. En iyisi birincisi. Sami Satılmış henüz 17’sinde. Ayaklarından füze çıktı sanki karşı kaleye. Takımı oyun alanına dizmede sorunlar var belli ki. Söz gelimi Hüsamettin’in pozisyonu. Rahmi savunmanın bir yerlerine sıkıştırılmış. Maç bitti ancak soyunma odasına yönelince görebildim. Benzer evreleri yaşayarak geride bırakmış ak saçlı bir ihtiyar böyle diyor, “O hikayeyi orada bırakın. Anılarınızda kalsın. Ama gününüzü de mahvetmesine izin vermeyin”. Yaşam sürüyor ve sizleri bekleyen daha çok bol gollü skorlar var. Sadece ders çıkarın.

Fatih Tanfer: Tek kelime ile inanılacak gibi değil. Önce Sami’nin şahane golü, sonra Ahmet Dereli ve Ahmet İlhan’ın ortak yapımı ikinci golle Erzurum’da 2-0 öne geçme ve ilk devrenin uzatmalarında Eren tarafından atılan 2 gol ve devrenin 2-2 bitmesi. İkinci yarıda kalede görülen 4 gol ve maç bitiminde maçın 6-2 tamamlanması. TFF 1. Lig çok güçlü takımlardan kurulu bir lig. Eğer sizin 9 oyuncunuz gittiyse transfer yapmanız şart diye hep söyledim. İşte bu maçta da tecrübe farkı ortaya çıktı. Bir an evvel toparlanılması şart.

Mehmet Demirtaş: Böylesine senaryolara filmlerde rastlıyoruz. Öncelikle 5’te enfes bir açılış yapıyor, ardından ilk yarı bitmeden çok da verimli olmadığınız evreye bir gol daha sıkıştırıp makası bir kademe daha açıyorsunuz. Öyle bir ilk yarı uzatması oluyor ki, soluğunuz kesiliyor, dakikalar saat oluveriyor. Komedi bölümü burada devreye giriyor ve 2 fark eriyor. İkinci 45 ise tam manasıyla dram türüne giriyor. 4 gol daha yiyip hüzne boğuyorsunuz insanları. Son haftalarda öyle bir görüntü çıktı ki ortaya bir galibiyet bir mağlubiyet şeklinde dönüyor çark. Sezon öncesinden süregelen yazacak, çizecek çok yanlış var ancak en iyisini ‘Futbolun Don Kişot’u unvanını taşıyan Başkan Seyit Mehmet Özkan bilir! Umarım ders alınır. 

Vazgeçmek yok Manisa FK

Bülent Buda: Geçtiğimiz hafta yazı bittikten sonra fazla mı yüklendim acaba diyerek üzülmüştüm. Bir sezon önce rakiplerini silindirle ezer gibi müthiş oyunlarla yenilgisiz bir üst lige tırmanan bir takıma karşı daha hoşgörülü olmak zorunluluk olmalı bizler için. Neyse sonra milli maç arası şu sıralar. Tartışırlar, kendilerini sorgularlar, lige başladıkları kimliğe ligin dibindeki Adanaspor karşısında kazanarak dönüşüm yaparlar diye umutla beklemiştim bu maçı. Lakin milli maç arasında gidişat kötüye evrildiğinden teknik birim operasyonu ve maç. Gerekli ya da gereksizdir. Onu sorgulamak bize düşmez. Umutla geçtik TV’nin karşısına. Orgill de oynuyor. Haliyle umudumuz köpüklendi. Oyun başladı. Dakikalar geçiyor. Yaprak kıpırdamıyor takımda. Maçı koparacak, dönüşümü gerçekleştirecek bir istek, eylem, girişim, yaratıcılık, yarışmacılık, beklentilerimizin çok gerisinde. Ve sonuçta 3 fark yiyorlar gol atamadan. Yani diyeceğim o ki yine siftahsız kapatıyorlar günü. Sözün bittiği yerdeyiz. Durum tatsız.

Fatih Tanfer: Manisa FK, geçen yıl TFF 1. Lig’e çıkarken yenilmezlik rekoru kırmıştı. Bu yıl da ilk 3 maçı kazandıktan sonra haftalardır mağlubiyet serisi devam ediyor. Kısacası zoru başarıyor. Bu güçlü kadronun Adanaspor karşısında 3-0 mağlup olmasını izledim. Büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Tespitler ve öngörüler bizim, sorunları çözmek Manisa FK yönetiminin. Bu kötü gidişe dur deme zamanı geldi ve maalesef geçiyor.

Mehmet Demirtaş: Sevgili Başkan Mevlüt Aktan, yaptığı açıklamayla Kubilay Aktaş, Anıl Koç, Andre Sousa, Sadi Karaduman ve Kemal Rüzgar’ın süresiz olarak kadro dışı olduğunu beyan etti. Yönetimden, teknik ekipten ayrılıkları açıkladı. Yani olay yalnızca yeşil çimlerde değilmiş. Eğer bu kronikleşen sorun çözülecekse kökünden çözülecek sinyalidir bu açıklama. Camia olarak büyük bir saygı duyuyorum onlara. Bu güzel kulübe daha fazla zarar vermeden çözüm bulmak en iyisi olacaktır.

Umudun adı Horoz

Bülent Buda: Sağdan ve soldan Gökhan Süzen’in kullandığı duran top sayısı kaç acaba? Ve de büyük çoğunluğu etkili, gol olasılığı yüksek, nitelikli vuruşlar. Bir tanesi gol oldu. Sol savunmacı kullandı. Sağ savunmacı kafayı yapıştırdı. Hem de bitime doğru. İşte Hakan’ın o golü geriye dönüşün başlangıcı oldu. Ve nihayet günün üretken, maçı isteyen isimlerinden Aissati, Kevin Mayi’ye, ‘Şu topa düzgün dokun, gol olur’ servisini yaptı. Ve de yenilgiyle ayrılacakları maçı kazandılar. Nihayet diyoruz çünkü böylesine seçenekli oyuncu topluluğunun bu tür maçları kaybetmesi affedilir, hoş görülür değil. Denizli, rakibi Balıkesir’den nicelik ve de nitelik olarak çok üstün olmasına karşın neredeyse maçı yitirecekti. Nedeni haftalardır eksik ve de yetersiz kalan final dokunuşlarıyla bozuk para gibi tüketilen, harcanan girişimler ile arayışlar. Bundan böyle puansız günleri geride bırakarak çıkışa yönelmek bir tür zorunluluk. Bir sorun da tribünlerdeki izleyici sayısı. Büyükşehir Denizli’nin demografik yapısıyla hiç de örtüşmeyen, açıkçası yakışmayan, ıssız diyebileceğimiz tenhalık.

Fatih Tanfer: Denizlispor, maçın başında Balıkesirspor karşısında 1-0 yenik duruma düştükten sonra, geriye dönme arzusu, hırsı ile maçı asla bırakmadı. Denizlispor’un elinde hakikaten güçlü ve yetenekli oyuncular var. Ve son düdüğe kadar da mücadele edip 90+4’te Mayi’nin golüyle 3 puanı aldılar. Ancak durum 1-0 iken Balıkesirspor’un direkten dönen şutu maçın kırılma noktasıydı. Denizlispor seyircisinin coşkusu, takıma sahip çıkma duygusu da her geçen gün artıyor. Bu da takıma pozitif yansıyor.