Geri Dön

Spor, sağlık ve çay

Spor, sağlık ve çay

Sporda İzmir’in kamuoyu ve lobi gücünü sıkça dile getirdiğimiz şu günlerde, bu hafta bambaşka bir konuyu ele almak istiyorum. Bildiğiniz gibi iyi bir sporcunun yetişmesinde antrenmanların ne kadar önemi varsa, beslenmenin de bir o kadar önemi var.

Beslenme konusu başlı başına fasiküller tutan bir unsur olduğu için bugün yazımda sporcuların doğru beslenmesinde çaya değineceğim. Konunun uzmanı diyebileceğim kıymetli dostum Neslihan Keskinoğlu ile bu konu üzerine sohbet ettiğimizde, bırakın çayın sporcu beslenmesindeki yerini, demlemeyi bile bilmediğimizi, alışkanlıklarımızın ne kadar hatalı olduğunu öğrendim.

“Bitkilerin gücüne inanın” sloganını sık sık kullanan Neslihan Keskinoğlu, spor öncesi kahve alışkanlığının çaya dönüşebileceğini söylediğinde tabir-i caizse çakralarım açıldı. Örneğin son dönemde çeşitli yağlı ürünlerle desteklenmiş kahveler yerine, içinde kafein barındıran mate çayı da yağ yaktırıcı etkisi sayesinde tercih edilebiliyormuş.

Tabii spor öncesi dedikten sonra, insanın aklına ister istemez spor sonrası da geliyor. Bunun için de Neslihan Keskinoğlu, “Spor sonrasındaysa vücutta biriken laktik asitten kurtulmak ve onu bedenin dışına atmak için Afrika çalısı olarak da bilinen roobis çayı tüketilebilir. Hücre yenileme özelliği de bulunan bu çay, soğuk demleme yoluyla da tüketilebilir” dedi.

Peki tavsiyeler sadece bunlarla mı sınırlı? Elbette hayır. Rezene, melisa, papatya, anason, lavanta çayları da spor sonrası rahatlama amacıyla tüketilebiliyor. Bununla birlikte kombuça çayı da fermente bir çay olarak bağırsak floramızın düzenlenmesinde çok önemli bir etkiye sahipmiş. Kefir ve turşu ile benzer özellikler gösteren bu çayın vegan bir ürün olduğunu da vurgulamak gerekiyor. Ağız ve diş sağlığı için de karanfilli çayın kıymeti büyük.

Neslihan Keskinoğlu sohbetimiz sırasında bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmedi ve “Artık pandemi nedeniyle daha hareketsiz bir hayatımız var. İnsanlar bir mucize arıyor ve çay içerek zayıflamak istiyor. Bana en çok kiloyla alakalı mesajlar geliyor. Kilo verdiren bir çay diye bir şey yoktur. Bunu iddia etmenin hiçbir gerçekliği yoktur ve yalandır. O şekilde piyasaya çıkan ürünlerin de sonu sıkıntılı.

Örneğin çok fazla ödem attırabilir ama o kadar ödem atmak da doğru değil. Temiz beslenme çok önemli. Bitki çayları bunun içinde olmazsa olmaz bir yere sahip. Her şey doğada” dedi. Benden söylemesi...


Ve son olarak gelelim çayı yanlış tüketiyor oluşumuza. Öğrendim ki suyu kaynatıp sonra da demlikte bulunan çayın üstüne döküp onu haşlayarak yakmak son derece hatalıymış.

Doğrusu ılık suyun içine çayın dökülmesi ve çayın o aromasının suya geçmesini beklemek ama tez canlı bir millet olarak bunu şimdilik pek uygulamıyoruz. Umarım yavaş yavaş doğruya yönlenebiliriz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber