Geri Dön

Tenis seyirciliğinin kültürü aşılanmalı

Tenis seyirciliğinin kültürü aşılanmalı

Sevgili tenis dostları, haftalardır sizleri milli sporcularımızla, kıymetli antrenörlerimizle, camiamızdan haberlerle köşe yazımda buluşturuyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Tenisimizin gelişimi için birçok konu hakkında fikir belirtirken, sporumuzun yapı taşlarından olan seyirci faktörüne değinmemişim.

Tenis seyirciliği her şeyden önce bir kültürdür. Futbol, basketbol, voleybol, hentbol müsabakalarını takip edenlerden ayrıldığı kısmı da bu aslında.

Saydığım bu branşların seyirciden çok, taraftarı olur tribünde. Ateşli tezahüratlar, yoğun destekler... Teniste ise böyle bir fanatizmden söz etmek mümkün değildir. Maçı izleyen kitle, sayı alan her iki tarafı da alkışlar. Oyun sırasında sporcuların dikkatini dağıtmamak için, sessiz olur. Hatta ve hatta teniste bir sporcunun kazandığı sayı, kendi başarısından değil, rakip oyuncunun hatasından kaynaklıysa, o sayı alkışlanmaz bile.
İşte böyle bir kültürdür tenis seyirciliği.

Bu seyircilerden biri de İrfan Altundaş. Çok sevdiğim bir ağabeyim olan Altundaş, Türkiye Tenis Federasyonu Asbaşkanı Bülent Necimoğlu ile teniste adeta bir kader birliği yapmışçasına, kendisiyle birlikte sadece İzmir’de değil, farklı şehirlerde de maçları takip eden bir insan.

Tenisi geçmişte televizyonda izledikten sonra canlı olarak ilk kez Necimoğlu’nun bir maçıyla izlediğini anlatan ve ilk olduğu için de unutamadığını vurgulayan İrfan Ağabey, kortlarda seyirci olmak hakkında da dikkat çeken tavsiyelerde bulunuyor.

Altundaş, “Bana göre okullarımızda imkan dahilinde öğrencilerimiz tenisle tanıştırılmalı. En azından tenis kulüplerine adeta geziye gider gibi götürülmeli ve maç izletilmeli.

Böylece tenis sevgisini ilk olarak izleyicilikle tadacak çocuklarımız, ardından belki de bu spora gönül verip başarılı birer sporcu olabilir” diyor.

Ayrıca İrfan Ağabey’in bir de hayali var. “Wimbledon maçlarında mücadele eden Federer, Nadal gibi sporcuları canlı izlemek ister misin?” sorusuna anlamlı bir yanıt veren Altundaş, “Elbette onlar başarılı sporcular olabilir ama ben teniste ilk 100’e girmiş iki Türk tenisçinin maçını izlemeyi daha çok isterim” diyor.
İşte bu son temenni, benim de özlemini çektiğim bir şey sevgili tenis severler. Bakarsınız olduğu günleri de görür ve bu köşeden mutluluğumuzu paylaşırız.

Düzce’de yanan kuyu suyunun analizi yapılacakDüzce Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Uğur Hasırcı, Köprübaşı Ömerefendi köyünde kuyudan çıkan gazın çakmak çakıldığında yanması üzerine incelemede bulundu. Doç. Dr. Hasırcı büyük ihtimalle suya metan gazı karıştığını, ancak yapılacak gaz analizi ile gazın cinsini belirleyeceklerini söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber