Geri Dön

Teşekkürler Sepil Başkan

Göztepe, Konyaspor galibiyetiyle 7. haftada 4.sıraya yükseldi. Süper Lig’de fırtına gibi esen sarı kırmızılıları değerlendiren Milliyet Ege’nin usta isimleri, “Başarının başmimarı Mehmet Sepil’in önderliğinde dillere ‘Avrupa’ parolasını dolayan camiayı kutluyoruz” dedi.

Teşekkürler Sepil Başkan

Bülent Buda: Skora kanıp ıskalamayalım. Konyaspor, İzmirde izlediğim en iyi Süper Lig takımı. Konya’nın talihsizliği Göztepe’de iyiydi. Jerome açılışı yaptı. Büyük sevincim o dur. Yasin asist ile gollerini sürdürüyor. Alparslan kahramanlara özgü savaşıyor. Gassama ile Traore ligin en iyilerinden. Borges’in tek top oyununun hayranıyım. Castro’ya söz bulamıyorum. Beto, Titi, Reis üçlüsü kendi aralarındaki bir takım aksaklıklara karşın savaşını sürdürüyorlar. Bu arada Halil’e geçmiş olsun. Üç olasılıklı bir oyun oldu. Konya yediğinden fazlasını atabilirdi. Göztepe farkı daha da açabilirdi. İki takımda keyifli ve coşkulu bir maç izlettiler. Top iki kale arasında mekik dokudu adeta. Nitelikli bir oyun izledik. Maç yorumlarımızın ardından haftanın takımlarını, teknik adamlarını ve futbolcularını seçiyoruz. Zorlanacağımız bir seçim olacak bu hafta. Beto’dan başlayarak kaç futbolcu sayabiliriz? Her şey bir yana Süper Lig’de güçlü, kaliteli bir takımımız olması sevindiriyor ve mutlu ediyor bizleri. Bu günlere ulaşılabilmesi için uzun soluklu, özenle seçimler yapıldı. Bu günlerin yarışan, izleyeni mutlu eden bir Göztepe olgusu oluştu. Bu aşamada sevgili Sepil tebriklerin büyüğünü hak ediyor. Yaşadıklarımız ve yaşattıkları için teşekkürler Mehmet Bey.
Fatih Tanfer: Göztepe rakibi Konyaspor karşısında takım halinde dirençliydi. Ön alanda baskı yaptı. Bu yaptığı baskı ile Konya’nın yumuşak gardı olan defans merkezindeki Uğur ve Selim’i rahatsız etti hataya zorladı. Yasin’in attığı ikinci golde olduğu gibi. Joreme inanılmaz iyiydi. Press yaptı, birinci golü attı ve Castro’ya üçüncü golün servisini yaptığı. Duran toplarda etkili olan Konyaspor’un kullandığı iki kornerde kalesi önünden topu kafa ile uzaklaştırdı. Kısacası daha ne yaptı. Borges, Alparslan, Castro orta alanda iyi görev paylaşımı yaptılar. Kimse seyirciyi hafife almasın. Futbolu çok iyi biliyor. Alparslan’ın oyundan çıkarken kendine yapılan sevgi gösterileri bir tesadüf değildir. Alparslan’a düşen görev çok daha güçlü ve eksikliklerini tamamlayarak daha iyi olmasıdır. Borges inanılmaz top kullanıyor. Castro iki yönlü oynuyor ve golcü özelliği ile ortaya çıktı. Göztepe defansı birinci yarıda iyiydi. Ancak ikinci yarıda yenilen iki golde pozisyon ve yerleşim hataları vardı. (Ayrıca Konya’nın 8’nolu Jevtovic’in dört pas yaparak Göztepe kalesinde yarattığı tehlikenin ve yenilen gollerin nedenlerini sevgili Bayram hocam kısa sürede giderecektir) Pazartesi maç yazımda başlığımız “Fırtınalar koparsa kopsun”du. Ağır koşullarda ve şiddetli yağmur altında bu performansı göstermek her türlü övgünün üstündedir. Elbette bir çift sözüm de taraflı tarafsız herkesin taktirini toplayan başta kale arkası tribününde yağmurun şiddeti arttıkça desteğini arttıran seyirciyedir. Hep söylüyorlar ya böyle oynayın canımızı verelim, Bütün güzellikleri bu maçta izledik. Göztepe’de başta Başkan Mehmet Sepil olmak üzere, Bayram Hoca’ya futbolculara ve coşkulu taraftara güzel oyun ve futbol adına teşekkürler.
Mehmet Demirtaş: İnançlı Göztepe, muhteşem taraftarının yağan sağanak yağmur altında 3 puanı hanesine yazdırdı. Böylesi coşkulu bir atmosferde kazanmak arzusuyla sahaya çıkan Göztepe’nin doğru oyun planı vardı. Göztepe’de sahanın en iyilerinden biri olan Alparslan görevini iyi yaptı. Defans dörtlüsünün oyun aklı ve mücadelesi özellikle ilk yarıda Konya hücumcularına nefes aldırmadı. Borges ve Castro’nun da katılımı ile güçlü bir orta alan anlayışı oyunu pozitif yönde etkiledi. Halil ve Yasin rakip alana iyi baskı yaptı. Göztepe etkili oyunuyla Konya’yı adeta sahadan sildi. Hak ettiği 3 puanı da aldı ve taraftarının diline tekrardan “Avrupa” şarkılarını doladı.

Gücünü fark et Akhisar

Süper Lig’deki 7. sezonunda tek üç puanını Galatasaray önünde alabilen Akhisar, istediği çizgiyi tutturamadı. Yeni teknik direktörü Cihat Arslan’la çıktığı ilk sınavında da puan yüzü göremeyen yeşil siyahlıların kötü günler geçirdiğini vurgulayan yazarlarımız, “Düş kırıklığı yaşıyoruz. Bildiğimiz Akhisarspor’u görmek istiyoruz” dedi.

Bülent Buda: Alanya’da oynanan futbolun kalitesi beklentilerin karşılığı değildi. Oyunda ilk üç pas Alanya kalesini zorlama 15 dakika sonra gerçekleşti. Bu takım o takım değildi. Sönük ve yetersizdi. İlk gol Alanya’lı Efecan’ın girişimciliği ile dağıttığı Akhisarspor savunmasının özellikle Virseyevic’in pozisyonda izleyici kalması hiç hoş değildi. Bir takımı aşırı özgüven yıkar bitirir. Akhisar ilk yarıda yok. Penaltıda Fatih yine büyüdü ve takımına hadi silkinin anlamında bir mesaj yolladı. Yine de alandaki anormal durum değişmedi. 69’da Alanya 10 kişi kalıyor, 82’de bir eksikle ikinciyi atıyor. Bilal’in oyuna katılımı 10 dakika gecikmeliydi. Duran toptan Seleznyov’a golü attırdı ancak ötesi için zaman yetersizdi. Seleznyov mimiklerle oynamayı sürdürüyor. İyi futbolcu bir diyeceğimiz yok. Ancak futbol alanında tiyatro sahnesi olmadığını öğrenmeli. Manu hiç yoktu. Bayağı aradık özledik. Lopez sağlamsa ve sakatlık sorunu yoksa tabelaya ilk o yazılır. Akhisar’ın istikrarlı bir savunma göbeği var gibi görünüyor. Ancak akıllı hızlı oynayanlar karşısında da açık veriyor.
Fatih Tanfer: Akhisarspor önce Ankaragücü, sonra Alanya deplasmanında nedense maçların birinci yarılarında görülmüyor. Bu yarılar boşa geçiyor. Akhisar’ın bildiğimiz agresif yüksek tempoda ve disiplinli oyun tarzını göremiyoruz. Defans ve orta saha blokları arasındaki dayanışmanın üst düzeye çıkarılması şart. Orta alanda yok desek yanlış olur. Bilal, Güray, Josue gibi oyun zekası ve topu yönlendirme yetenekleri yüksek olan oyuncuları var. Ancak nedense bunların oyun anlayışı kollektif bir biçimde takım oyununa yansımıyor. Cihat hoca göreve geldi. Umarım bu eksiklikleri en kısa zamanda olumlu hale getirir. Bülent abim Seleznyov’la ilgili görüşlerini söyledi. Ara transferden sonra attığı tweet gözümün önünde. Akhisar’ın ne kadar güçlü bir takım olduğunu unutmasın. Biz burdan her hafta kendisine hatırlatmaya devam edeceğiz. Futbolda dün yok bugün vardır. Bizim özlediğimiz Akhisarspor sahada ne yapmak istediğini bilen, taktik ve takım oyunu olarak örnek bir takımdı. En kısa zamanda kavuşmak dileğiyle.
Mehmet Demirtaş: Galatarasaray’ı yendiler, Alanyaspor’a yenildiler. Cihat Hoca ilk sınavına çıkıyor. Akhisarspor mücadelesini gösteriyor. Fakat daha yapıcı oynayan Alanyaspor’du. Geçen hafta Rodriguez’ in penaltısını kurtaran Akhisarspor kalecisi Fatih Öztürk bu hafta da Villafanez’e geçit vermedi. 10 kişi kalan rakibe puan kaptırmanın ise her koşulda bahanesi yoktur. Cihat Hoca, bu takımı biran evvel ayağa kaldırmalı

Bir puan da değerlidir!

Bülent Buda: “Hatay’da fırtına gibi girdiler oyuna” hakemin, başlama düdüğünden 60 saniye sonra önümdeki deftere bu sözcükleri yazmışım. Başladıkları tempo, pas akışı ile gelen ürettikleri pozisyonlarında fnal dokunuşlarında gole ulaşsalar erken öne geçecekler. Oyunun da keyfini çıkaracaklardı. Evet onlar vurgulandığı gibi yeni bir takım. Ancak genç, deneyimsiz diyemeyiz onlar için. İyi koşullarda mükemmel çalışıyor, gelişiyorlar. İzmir’de oynadıkları Denizli maçında golün önündeki barikatı kaldırdılar, farka ulaştılarş, gösteri yaptılar. PHem takım hemde bireysel olarak doyuma ulaştılar. Şunuda söylemeliyiz ki Hatay kendi alanında sert, karşı kaleye akan, gole ulaşma isteğiyle yüklü enerjik bir takım. Gol sonrası Altınordu’nun Hatay üzerinde oluşturduğu baskı yoğun vede eşitliğe ulaşma isteği yüklüydü. Nitekim sonunda ulaştılarda. Ancak tam da oyun biterken uzatmalarda yinede bir puanı Erce’nin bacak arası kurtardı. Gelecek için çok fazla karamsar değilim.
Fatih Tanfer: Hatay’da Altınordu iki devrelik bir oyun oynadı. İlk yarının ilk 10 dakikası hariç, etkisizdi. Çünkü rakibin solda Caner Hüseyin’i, hücumda Sinan ve Selim’i orta alanda çok iyi bir Diallo’su vardı. Altınordu’nun dengesini de bozdu. İkinci yarı gerçek kimliğini bulan IAltınordu Sefa Yılmaz ve Serdar’ın doğru oyunlarıyla hücumda etkinliğini sağladı. Kemal Rüzgar’ında oyuna girmesiyle süratli bir biçimde dikine oynadılar. Cesur ve üretkendiler. İkinci yarıda tam bir takım oyunu oynadılar ve golüde buldular. Ancak defansta Sinan, Orta alanda Oğulcan ve 90+5’de kurtardığı golle Erce 1 puanının alınmasında etkiliydiler. Altınordu’nun şuan 7 maçta 6 puanı var. Maç başına 1 puan bile düşmüyor. Ama en kısa sürede her zamanki gibi çok çalışarak ve yeni gelen oyuncuların uyum sürecini sağlayarak futbolcularda güçlerini sahaya yansıtarak Altınordu’yu hak ettikleri yere getireceklerine eminim...
Mehmet Demirtaş: Altınordu’nun kadrosuna baktığımız zaman geçen sene ilk 11’den 7 tane futbolcu ayrıldı. Yerleri doldu mu? Şuanki perfomansa bakılırsa dolmuş gibi görünmüyor. Özellikle hücum bölgesinde eksikleri var. Herşeye rağmen mücadele ediyorlar. Benim Altınordu’dan ümidim var. İlerleyen haftalar harekete geçeceklerdir.

BÜYÜK ALTAY’ın çabası yetmedi!

Bülent Buda: İzmir’de kaybedilen Giresun maçına göre daha tempolu, arayışları olan bir oyundu. Lakin sıkıntı bazı futbolcuların gününde ya da havasında olmayışları. Alper Hoca ikinci yarının hemen başında iki hamle yapıyorsa bu aşamada bazı futbolcuların günü tamamlama gibi pasif bir görünüme büründüklerini söyleyebiliriz. Emre iki talihsiz gol yedi. O goller Emre’nin kalecikte ulaştığı aşama ile örtüşmüyor. Futbol oyununda anlar vardır. Sizden yanaysa günü kurtarırsınız. 26. dakikada Marco’nun direkten dönüşü gibi. Yine Marco’nun eşitlik golünden sonra sergilenen futbol öne geçme isteği büyüdü. Eğer 8 dakika sonra 2. golü yemeselerdi. İki hafta 2 yengilgi kayıp 6 puan. Elbette hoş değil. Ama yoruma göre en azından bulutların üstünde gezinmeyi önler, sarsar kendine getirir takımı. Benim kişisel bir yaklaşımım var bu lige ilişkin. İki şampiyonluktan sonra ilk yılını oynuyor. Spor Toto 1. Lig’de bence ligde kalmak başarıdır.
Fatih Tanfer: Altay, önce evinde Giresunspor’a yenildi, sonra da deplasmanda Balıkesirspor’a iki haftada kaybedilen puan sayısı 6. Elbette önemli bir kayıp. Neden derseniz Gençlerbirliği puanını 21’e çıkardı. Boluspor 19, Adana Demirspor ise 16. Altay bu son iki maçını alsa puanı 15 olacaktı. Planlamalarda revize payı vardır. Altay’ın şuan ki tabloya göre (Büyük Altay denmesinin birçok gerekçesi, sürekli başarılarıdır.) Bundan sonra alacağı seri galibiyetler elbette yine ilk iki şansını zorlayacaktır. Gerçekçi olalım hedef Play Off yarışının içinde olmaktır. Maça gelince, çok kaleci olduğuna inandığımız Emre, iki hatalı gol yedi, Marco’nun şutu direkten döndü. Yasin’in son dakikada kaçırdığı pozisyon gol olsa yine işler değişebilirdi. Bu mücadelede yılgınlığa ve pes etmeye gerek yok. İki yılda iki şampiyonluk yaşanırken aynı tablonun olduğu günler yaşadım. Altay gücünü bilip, buna hırsınıda ekleyince umutsuzluğa gerek yok.
Mehmet Demirtaş: Son 3 maça baktığımız zaman mücadele var, hırs var ancak sonunu getiremiyorlar. Biz Altay’ın gücünü biliyoruz. İki yılda iki lig atlayan bir camiadan bahsediyoruz. Başarıyı tatmış ve kazanmış bir kulüp Altay. Zor ve dikenli yollardan geçmiş ve o yolların izini iyi bilir bu camia. Hatalardan ders çıkarılacaktır. Bu haftaki Gençlerbirliği karşılaşması hayati önem taşıyor. Altay’ın yol haritasını beliryecek nitelikte. Kolay gelsin.

Denizli’den 3 gol 3 puan

Bülent Buda: 3 farklı galibiyet maçı izlemeyeni yanıltmasın. Kolay olmadı. Elazığ kadrosu güçlü ve nitelikli. Başa baş kora kor coşkulu keyifli maç oldu. Alperen’in şans, talih yüklü golüne kadar maç, iki takım arasında gitti geldi. Keremcan günün adamıydı. İlginç olan ilk gol sol bek indirdi sağ bek bindirdi. Stachowiak günündeydi geçit vermedi. İkinci gole yine Keremcan ayağını soktu. Bu kez sağdan sol ayağıyla indirdi. Ziya’da nefis kafa golü ile taçlandırdı. 82’de Elazığ bir kişi eksildi. 91’de Recep Niyaz tabelayı 3’ledi. Yeşil siyahlıların sergilediği futbol sevenlerine ileti yolluyor. “Bu işi başarabiliriz. Eğer desteğinizi yoğunlaştırırsanız biz iyi bir takımız. Güçlü bir yönetimle tribünlerin özlemini giderebiliriz”
Fatih Tanfer: Denizlispor’un 3-0’lık galibiyetine bakıp Elazığ’ın güçsüz bir takım olduğuna karar verilmemeli. Bilhassa ilk yarıda Denizlispor, Elazığın etkili atakları arasında gol yemedi ise Stachowiak’tı. Ama Deninizli’n coşkusu üst düzeydeydi. En önemlisi ise hücum oyuncularının yetenekleri büyük avantaj. Ziya rakiplerinden çok daha kısa olmasına rağmen alkışları hak etti. Recep Niyaz rastlantısal bir gol atmasına rağmen çabasının karşılığını aldı. Her geçen gün daha iyi takım oyunu oynuyor. Her geçen gün artan seyircisi ise takıma güç katıyor. Denizlispor Spor Toto 1. Lig’in önemli bir belirleyicisi olacaktır.
Mehmet Demirtaş: Denizlispor şahlandı. Yönetim sağlama alındı, kadro oturuyor, eksikler kapanıyor. Yani her şey yolunda. Hücum hattı görevini bilip gol üretiyor, savunma görevlerini yerine getiriyor. Denizlispor, camiasına, taraftarına ve Denizli kentine yakışır şekilde yükseliyor. O eski özlenen güzel günlerine adım adım yürüyor.

Bal Kes, evinde galibiyetle tanıştı

Bülent Buda: Maç öncesi konuşmasında Giray hoca yakınmakta haklıydı. Kafayı sıyırmış bir adam sahaya giriyor hakeme halleniyor ve görevliler uyuyor. Ceza kulübe ve seyirciye kesiliyor. Haksızlık bu. Kendi alanlarında ilk galibiyeti aldılar. Ligin değişmeden bir arada kalan tek takımı Balıkesirspor. İletişimlerini ezbere yapabilirler diyoruz ama pek de olmuyor. Her defasında Balıkesir ilk 6’ya oynar demişimdir. Lakin sergilenen futbolun kalitesi ilk 6’ya göre değil. Yanıltıp yanlış yargılara neden olmasın. Takımın kalitesi demedim oynanan futbolun kalitesinden söz ediyorum. Sergilenen futbol alandaki futbolcuların beceri ve yaratıcılıkları ile örtüşmüyor. 3 olasılıklı bir maç oynadılar Altay karşısında. Talihleri iyi gitti önce çıktılar maçtan. Takım halinde henüz iyi düzeye gelemediler. Bireysel girişim yaratıcılık ile kazanılan bir maçtı. .
Fatih Tanfer: Gecen hafta Balıkesirspor ile ilgili yazımızda Giray Hoca’nın ne kadar güçlü bir kadrosu olduğunu ifade ettiğini belirmiş, ilave olarak da şahsen benimde bu inancımın yıllardır sürdüğünü belirtmişytim. Bu güçlü kadro tam bir hamle yapmak istiyor ancak haftalardır içimi acıtan bir olay var. Evinde oynadığı Ümraniyespor maçında ne ve kimin adamı olduğu belli olmayan bir seyirci Balıkesirspor’u getirdiği hale bakınız. Yazık. Bu olay kesinlikle basit bir olay değildir. Organize bir olaydır. Ve her yönüylede araştırılmalıdır. Neden bu kadar üstünde durdum. Bülent Abim teknik analizini yaptı. Beni üzen 9 puanlı Balıkesir, Ümraniye maçını kazansa ilk 6’yı zorlayacaktı. Bu yarışın sonuna kadar içinde olacaktı. Bu olumsuzluklara rağmen başaracağına da inanıyorum.

23 Şubat 2020 Günün Özeti Milliyet'te23 Şubat 2020 Günün Özeti Milliyet'te
23 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni23 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber