Geri Dön

Tokyo'da rüzgar gibi eseceğim

İtalya’da Garda Gölü’nde RS:X Rüzgar Sörfü Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği derecesiyle ülkemiz adına 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları kotası alan ve kendi sınıfında olimpiyatlara katılan ilk Türk sporcu olan Uralp, “Japonya’da ülkemi gururlandırarak tarihe geçeceğim” dedi

Tokyo'da rüzgar gibi eseceğim

Kendi sınıfında 2020 Tokyo Olimpiyatları’na kota alan ilk Türk sporcu olma şansını İtalya’da Garda Gölü’nde RS:X sınıfında elde ettiği derece ile kazanan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi olan Milli Sörfçü Dilara Uralp, Milliyet Ege Spor’un konuğu oldu. Spor Müdürümüz Mehmet Demirtaş ve usta yazar Fatih Tanfer’e samimi açıklamalarda bulunan Uralp, “Hayatımda ilk defa bir Dünya Şampiyonası’nda altın gruba kaldım ve 106 kişi arasında 36. sırada tamamlayarak en iyi derecemi yapmış oldum. Tokyo Olimpiyatları’nda da en iyi dereceyi elde ederek başta ülkemi temsil edeceğim, ardından da İzmir’i gururlandırmayı sürdüreceğim” dedi.

Tokyoda rüzgar gibi eseceğim

İtalya’da 2019 RS:X Dünya Şampiyonası’nda Altın Gruba kalan ve Tokyo 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları kotasını alan Milli yelkenci Dilara Uralp Milliyet Ege’ye konuk oldu

 

Sörf ile nasıl tanıştın?

Çocukluğumdan bu yana hep sporun içinde oldum. Ailemin spora olan ilgisi bana da yansıdı. 10 yaşındayken de bu sporla tanıştım. Babam, Çeşmealtı Rüzgar Sörfü ve Yelken Kulübü’nde hem başkan hem de antrenör. Böylelikle bu spora olan ilgimin de temelleri böyle oluştu. Spora olan ilgim sörfe olan bağlılığımı oluşturdu.

Bir günün nasıl geçiyor?

Genel sabah ve öğle olmak üzere 2 defa denize çıkıyorum. Denizin dışında da koşu ve bisiklet gibi performans arttırıcı branşlardan faydalanıyorum. Beslenme konusunda hiç destek görmedim. Ben kendim çok ilgili olduğum için, beslenmeme kendim dikkat ediyorum. Rüzgar sörfü dayanıklılık ve güce bağlı bir spor. Her sporda olduğu gibi bu sporda da beslenme çok önemli. Bu sebepten yiyip içtiklerime çok dikkat ediyorum. En doğru şekilde beslenmek için gerekeni yapıyorum. Sağlığıma ve spor hayatıma destek olacak besinler tüketiyorum. Doğru beslenmek performans artıyor ve başarıyı getiriyor.

Başarını neye borçlusun?

Yarışlara en az 10 gün kalana kadar vücuduma kontrollü bir şekilde yükleniyorum. Performansımı en üst seviyeye çıkarıyorum. Yarışın başlayacağı son günlere doğru yoğunluğu daha az antrenmanlar yapıyorum. Doğru şekilde dinleniyorum. Uykuma çok dikkat ediyorum. Beni başarıya taşıyacak hiçbir adımda eksik yapmamaya özen gösteriyorum. 

Sponsor desteğin var mı?

Ne yazık ki herhangi bir sponsorum yok. Ailemin ve devletin desteklediği ölçüde bu sporu yapıp başarı elde etmeye çalışıyorum. Ekipmanlarımız başlı başına çok pahalı parçalardan oluşuyor. İthal ürünler oldukları için de açıkçası bütçemi kimi zaman zora sokuyor. Yarışma için gerekli olan ekipmanlarımın nakliyesi bile harcamalarımda önemli yer tutuyor. Tüm bunlar için her spor dalının ve sporcunun ihtiyaç duyduğu gibi benim de sponsora ihtiyacım oluyor.

Tokyo Olimpiyatları’na nasıl hazırlanacaksınız?

Şubat’a kadar yarışlarım yok. Şubat, Mart, Nisan aylarında dünya’nın her yerinde yarışlarımız olacak. Olimpiyatların yapılacağı yerde Dünya Kupası benzeri yarışlar var. Bütçe bulabilirsem onlara da katılmak isterim. Denizini ve ortamını olimpiyatlar öncesi tanımak istiyorum. Yabancılık çekmemek ve aşina olmak en azından olimpiyatlarda elimi rahatlatır. Diğer yandan bugüne kadar her yarışta izlediğim yolları izlemeye devam edeceğim. Disiplinden kopmadan, rehavete kapılmadan en doğru şekilde hazırlanarak olimpiyatı bekleyeceğim. Olimpiyatlara kadar tecrübemi arttırmak için önümde beni bekleyen yarışları aksatmayacağım. Tokyo’dan da ülkeme en iyi dereceleri getirmek için mücadele vereceğim.

İzmir sörf için yeterli bir şehir mi?

Yeterlinin yanında fazlasıyla donanımlara sahip bir şehir. Denizi, rüzgarı resmen bu spor için biçilmiş kaftan. Artık İzmirlilerde bu sporu benimsedi ve bütünleşti diyebiliriz. Sörf İzmir için bir kültür niteliği bile taşıyor denebilir. Kışın da antrenman yapma şansı buluyoruz. Hava şartları rahat. Bu da yarışlara hazırlanmak adına çok önemli.

Nükhet Hotar’la DEÜ sporda zirveye çıkıyor

Eğitim hayatın ile spor hayatını bir arada nasıl götürüyorsun?

Eğitim hayatım Dokuz Eylül Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünde devam ediyorum. 4. sınıf öğrencisiyim. Eğitim hayatım spor hayatımı dengeliyor. İkisinde de bir aksaklık yaşamıyorum. Bunda en büyük kazanımım değerli Rektörümüz Nükhet Hotar’ın spora ve sporcuya verdiği önem ve katkı en büyük gücüm oluyor. Baktığımız zaman son zamanlarda özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Nükhet Hotar’la birlikte zirveye çıktı. Kendisi sportif başarıların arttırılması noktasında daha fazla içerik üretmeyi amaçlıyor. Sporun ülkelerin tanıtımında etkin bir rolü olduğunun da farkında. Böylesine vizyonu geniş bir rektörümüz olduğu için çok şanslıyız. Ben ve benim gibi farklı branşlarda milli olan sporcuların, üniversite yaşantısı ve spor hayatı hiçbir şekilde aksamıyor. Aksine her anlamda destekleniyor. Rektörümüz Nükhet Hotar’ın sporcu dostu bir üniversite yaratma isteği, kazanımlarını gösteriyor diyebiliriz. Kendisine buradan sizlerin aracılığıyla bana ve spora katkılarından dolayı teşekkürü bir borç biliyorum.

 

Otomobili kucağında bebeği olan kadının üzerine sürdüİstanbul Bahçelievler’de yol verme nedeniyle sürücüler arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Araç sürücülerinden biri diğerinin yanağını ısırdı. Eşinin yanağını ısıran sürücünün kaçmasına engel olmak isteyen kadın kucağında 9 aylık bebeğiyle aracı durdurmaya çalıştı. Sürücü ise bebeğe aldırış etmeden kadının üzerine aracı sürerek olay yerinden kaçtı.
27 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni27 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber