Geri Dön

Türkiye’ye pizzayı sevdiren marka

Üçüncü haftamızda da siz değerli Milliyet Ege okurlarıyla buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz... Portföyümüzde yine özgün bir marka var. İzmir’den yola çıkıp yurda yayılan Pasaport Pizza’nın 20 yıllık serüvenini paylaşıyoruz bugün sizlerle. Genel Müdür Mükremin Özdemir, pizzayı kendi markalarıyla nasıl sevdirdiklerini ve başarılarının sırrını anlatıyor...

Türkiye’ye pizzayı sevdiren marka

- Alışılagelmişin dışında bir geçmişiniz var. Pasaport Pizza’da genel müdür olmadan önce yüksek rütbeli bir askerdiniz. Firmaya geçiş sürecinizi paylaşabilir misiniz bizimle?

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde, askeri okulları da sayarsak 31 yıl üniforma giydim. Askeri orduevi ve sosyal tesislerde 10 yıl kadar görev yaptıktan sonra askeriyeden albay rütbesiyle emekli oldum. Normalin dışında, benim özel sektör maceram emekli olduktan sonra başladı. Askeriye döneminde işletme yüksek lisansı yapmıştım. Bütün bunlar birleşince Pasaport Pizza Genel Müdürlüğü görevime adapte olmak çok kolaylaştı.

- Pasaport Pizza, 20. yılına birçok başarıya imza atmış ve yeniliklere de öncülük etmiş olarak girdi! Başarı stratejinizi konuşmadan önce bize biraz kuruluş hikâyenizden söz eder misiniz?

Pasaport Pizza, 1998 yılında adını da aldığı, İzmir’in Pasaport semtinde ilk restoranıyla hikâyesine başladı. Kuruluşundan itibaren benimsediği seçkin hizmet anlayışını her zaman korudu ve bu yıl 20. yaşını kutluyor! Hamurunun lezzeti ve zengin menü seçenekleriyle kısa sürede İzmir halkının sevgisini ve beğenisi kazandı. Halkımızdan aldığımız bu güçle, kuruluşumuzdan bir yıl sonra franchise hizmeti vermeye başladık. Sonrası gördüğünüz gibi, bugünlere kadar uzandı.

- Franchise sektöründe diğer markalara ilham olan bir başarıya ulaşarak bu yıl 110. şubenizi açtınız! Başarınızın sırlarını, meslektaşlarınız başta olmak üzere pek çok kişi merak ediyordur. Sizi diğer markalardan ayıran özellikler nelerdir?

Biz Pasaport Pizza’da, sektörde yaygın olarak kullanılan ‘donuk hamur’ sistemini bozarak ‘her gün taze hamur’ sistemine geçtik. Pizza hamurumuz bayilerimizde her gün günlük olarak hazırlanıyor. Pizza yapımında kullandığımız bütün ürünlerimiz A kalitede. Rahatlıkla, “Türkiye’de bizden daha kaliteli mozzarella peyniri kullanan yok” diyebilirim. O kadar ki, “Türkiye’de gerçek mozzarella peyniri üretilmiyor” diyen ünlü gurme Vedat Milor, bizim mozzarellamızı tadınca sözünü geri almıştır. Bu kadar kaliteli ürünün birleşiminden lezzetsiz ve kalitesiz pizzanın ortaya çıkması imkânsız gibi bir şey zaten.

Yurtdışına yayılacak

- Hikâyenize İzmir’de başladığınızı söylediniz, ama bugün baktığımızda Türkiye’nin hemen her yerinde Pasaport Pizza şubelerini görüyoruz. Pasaport Pizza’nın hedeflerinden bahsedebilir misiniz, sizi hangi şehirlerde görecekler?

Hedefimiz, sanıldığının aksine dünya devi pizza markalarıyla yarışmak değil, Türkiye’den bir dünya markası çıkarmak! 20. yılımıza 20 yeni bayi hedefiyle girdik. Belirlediğimiz bir yıllık hedefimizi Eylül ayı itibariyle gerçekleştirdik. Şu an 16. bayimizi açtık, 4 bayimizin de projeleri hazır (Bartın, Van Vancity AVM, İzmir Allways, Çankırı) ve yeni bayiler için görüşmelerimiz devam ediyor. Okuyucularımıza şunun sözünü verebilirim ki; Edirne’den Şırnak’a, Artvin’den Muğla’ya 43 ilde yer alıyoruz ve çok yakında olmadığımız şehirlerimize de Pasaport Pizza lezzetini taşıyacağız! Bunun yanı sıra 81 ilde de şubeye sahip olarak tüm Türkiye’de üretim yapan bir pizza zinciri olmayı planlıyoruz. Ayrıca mevcut bayilerimiz için de tadilat ve yenileme projelerimiz devam ediyor. Yurtdışı için de franchise/master franchise görüşmelerimiz sürüyor. Özellikle Irak, İran, İsveç ve Kanada için önemli temaslarımız var.

- Pizza; hayatımıza, mutfağımıza sonradan giren bir lezzet. Siz Anadolu’nun birçok bölgesinde yıllardır pizza satıyorsunuz. Pizzanın Anadolu’da bu denli benimsenmesi için nasıl bir strateji uyguladınız?

Bu, kendimizle gurur duyduğumuz konuların başında! Anadolu halkımızın çoğu bu lezzeti bizimle tattı. Esasen marka bilinirliğimizi artırmakta, bu çok etkili oldu. Halkımızı iyi tanımamız ve menümüze onların damak tadına da hitap edecek pizzalar koymamız, karşılıklı adaptasyon sürecimizi hayli hızlandırdı. Ayrıca, bizi çok memnun ve teşvik eden bir olay var; Karabük şubemize Pasaport lezzetini tatmak için çevre illerden gelen müşterilerimiz var. Halkımızın desteği, kendimizi geliştirme arzumuz da bizim en büyük kamçımız!

- Anadolu’da kurulup markalaşma yolunda istikrarıyla gündeme gelen markaların yer aldığı Anadolu Markaları Yarışması’nda, geçen dönemde prestijli bir ödül kazandınız...

Bu yarışma, Türkiye’nin markalaşma süreci için vazgeçilmez bir değer. Ülkemizde uluslararası reklam desteği olan markaların arasında rekabet edebilmek ve lezzetiyle fark yaratarak zirve yarışı yapmak bizleri mutlu ediyor. 20. yılımızda bu ödülü almak bizim için büyük onur ve gurur kaynağı!

Türkiye’ye pizzayı sevdiren marka

‘Nüfusun yarısı pizza tatmamış’

- Sizin gibi güçlü şirketler sayesinde Türkiye’deki pizza sektörü büyük bir ilerleme gösteriyor. Tecrübelerinize dayanarak Türkiye’deki pizza sektörü hakkında neler söylersiniz?

Yapılan araştırmalara göre, ülkemizde nüfusun yarısı pizza tatmamış durumda. Bu, sektörümüz açısından çok umut vaat eden bir sonuç. Ülkemizde, kadınların da iş hayatında aktif rol almasıyla ev dışı gıda tüketimi giderek artıyor ve bu artışta en büyük payı tutan da pizza. Bu denkleme baktığımda, doğru sektörde olduğumu ve Pasaport Pizza olarak doğru yönde ilerlediğimizi bir kere daha anlıyorum.

- Son olarak, kendi işinin patronu olmak isteyenler adına sormam gerek, bayilik koşullarınız nelerdir?

Tabii ki, hemen söyleyeyim. Franchising hizmetimizde kooperatif mantığıyla çalışıyoruz. Her bayimiz, bizim için ailemizin bir parçası gibi. Bizim için en önemli şey, doğru yatırımcı ve doğru lokasyon. Franchise verme sürecinde defalarca yaptığımız toplantılarda girişimcinin bu iş için doğru kişi olup olmadığını değerlendiriyoruz. Eğer girişimci ve lokasyon uygun ise, bu defa girişimcimize sunabilmemiz için fizibilite çalışmalarına başlıyoruz. AVM ve caddelerde farklı maliyetler ortaya çıkıyor. Okuyucularımızın aklında bir fikir oluşması adına söyleyeyim...

Ortalama yatırım miktarı 250 bin ile 400 bin lira arasında, bayinin özelliklerine (dükkânın metrekaresi, mimari özellikler, depo ve motorlu kurye ihtiyacı vb.) göre değişiyor.

CİMER'e geçen yıl 3 milyon 138 bin başvuru yapıldıCumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER), geçen yıl 3 milyon 138 bin 233 başvuru yapıldı.
Mezarlıkta bulunan 'Fındık' okulun maskotu olduTokat'ın Turhal ilçesinde mezarlıkta bulunan ve 'Fındık' adı verilen yavru köpek, 37 öğrencili Kayacık Köyü Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu'nun maskotu oldu. Okulun bahçesinde yapılan kulübede yaşayan ve forma giydirilen Fındık, zaman zaman derslere de katılırken, öğrencilere keyifli zamanlar geçiriyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber