Geri Dön
EgeYürü bildiğin yolda

Yürü bildiğin yolda

Süper Lig’de üst üste iki galibiyetle ivme yakalayan Göztepe, üçüncüye imza atmak için ağırladığı Kayserispor mücadelesinden 1-1 beraberlikle ayrıldı. Sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Bu şartlarda alınan her puanın önemi büyük. Sarı kırmızılıların da puan cetvelindeki konumunda sorun yok” dedi

Yürü bildiğin yolda

Bülent Buda: Kaptan 100’ler kulübüne girdiği günde takımın en isteklisi, girişimci olanıydı. Bu karakterini de takımı geriye düştüğünde skoru kabul etmeyen dışa vurumu ile Soner’e yaptığı asisti, skor eşitliği ve de kazanılan 1 puan ile kanıtladı.

Şunu demek istiyorum; Göztepe rakibi Kayseri karşısında iki puan kaybetmedi. Bir puan kazandı. Oyunun büyük bölümünde topu kazandıklarında, atağa çıkışlarında üst düzey tempo ile Göztepe kalesine akan taraf konuk Kayserispor’du. Attıkları golün çok fazlası elverişli fırsatları gole dönüştüremediler. Dakika 10. Göztepe topa sahip olmada 79’a 21 önde. Bu oran 43’te 68’e 32. 90’da 66’ya 34. Lakin net pozisyon üretiminde konuk takım Kayserispor açık ara önde. Oldum olası futbolda al gülüm ver gülüm pas anlayışını onaylamadım, sevmedim. Şimdi samimi olalım. Kayseri’nin ikinci golünde ne vardı? Tüm olumsuz gidişe karşın Göztepe yine de eşitlik sonrası 89’da günü kurtaracak fırsattan döndü. Neyse ben yine de böyle bir günde bir puan iyidir diyorum.

Fatih Tanfer: Göztepe maçın başından itibaren kontrollü ve dengeli bir oyun oynamaya çalıştı. Savunma güvenliğini öne alıp takım savunmasını doğru yaptı. Kayserispor ise Göztepe’nin etkili ve çok süratli oyuncusu kaptan Halil’e özel önlem almıştı. Orta alanda Guilherme, Yalçın, Soner ve Obinna alan paylaşımını doğru yapıp rakibinin hızını kesti. Göztepe gol bulmak adına oyuna ikinci yarıda Mossoro ve Napoleoni’yi aldı. Hücum aksiyonlarında iyi olan bu oyuncular, defansif özellikleri olmaması nedeniyle Kayserispor, Göztepe orta alanını daha rahat geçti. Kayseri, 73. dakikada 1-0 öne geçti. Göztepe, her türlü riski alıp asla mağlubiyeti kabul etmeyen ve dengeli oyun anlayışıyla birlikte hırsını ve mücadele gücünü üst seviyeye çıkarıp yetenekli oyuncuların oyuna ağırlığına koyması sonucu Kayserispor alanına yerleşti ve 85. dakikada Halil’in yaptığı asistle Soner durumu 1-1 yaptı. Lig uzun maraton. Elbette her takımın olduğu gibi Göztepe’nin de sezon içinde kötü oynama hakkı vardır. Göztepe adına iyi olan, sahadan yine yenilmeden ayrılmasıydı. Aslında Göztepe şuan 15 puanla puan cetvelinde 6. sırada. Alkışı hak edecek bir konumda. Nedense ben dahil biz İzmirliler çok çabuk karamsarlığa kapılıyoruz. Hiç de öyle bir şey yok. Göztepe doğru yolda ve emin adımlarla ilerliyor. Kimse canını sıkmasın, Göztepe’den mutlu olsun.

Mehmet Demirtaş: Göztepe, sakat ve Covid-19 test sonuçları pozitif çıkan oyuncularından noksan çıktığı Kayserispor maçında bölüm bölüm ciddi sorunlar yaşadı. Rakip Kayseri, çok akılcı ve bir o kadar da net bir şekilde pres yaparak Göztepe’yi kendi kalesinden olabildiğince uzakta tuttu.

Öyle anlar geldi ki ev sahibi orta sahayı geçmekte zorlandı. Savunma hattı tam bir çizgi halinde atakları püskürttü. Aylardır Göztepe defansının ortasındaki tandem eksiksiz olamadı. Alpaslan’ın uzun süren sakatlık süreci, Atınç’ın form yakalamışken eksikliği derken işin o kısmı hep bir zorunlu rotasyona gitti. Mihojevic-Titi ikilisi uyumlu gözüktüler. Titi beğendiğim ve tam stoper kimlikli bir oyuncu ancak arkaya adam kaçırma konusunda pozisyon hataları var. Hatta ve hatta Göztepe’nin yediği golde Pedro Henrique ile koşmasa, hiçbir şey yapmadan olduğu yerde beklese rakibi o süratiyle ofsata kalacaktı. İşte tam bu noktada pozisyon bilgisini ve kıvrak zekasını gün yüzüne çıkarmalıydı. Koşmadan, yorulmadan ve rakibi yorarak golden etmesi işten bile değildi. Halil her gün büyüyen ve büyüdükçe güzelleşen muhteşem bir oyuncu oldu. Bazı oyuncular ve kulüplerin arasındaki o kuvvetli bağın en olgun zamanını yaşıyor Halil. Ya atıyor ya attırıyor. Göztepe’nin hücumsal olarak Halil gibi bir oyuncuya çok ihtiyacı var. Ve şimdiden de Göztepe’nin unutulmaz oyuncuları arasında. Camia için çok ama çok değerli. Bu müsabakada da Göztepe forması altında 100. maçı oldu. Nice 100’lere kaptan!

Yürü bildiğin yolda

Rekora gidiyor

Süper Lig’de evinde Hes Kablo Kayserispor’la berabere kalarak 3’te 3 yapamasa da yenilmezlik serisini 5 maça çıkaran Göztepe, yarın erteleme sınavında lider Aytemiz Alanyaspor’dan da puan aldığı takdirde 48 yıl sonra bir ilki başaracak. Göztepe, rakibini mağlup ettiği veya berabere kaldığı takdirde 1972-1973 sezonundan sonra ilk kez Süper Lig’de 6 maçlık yenilmezlik serisi yakalayacak.

Dibe vuruyorsunuz!

Bülent Buda: Fenerbahçe kalecisi Altay, Murawski’nin geçtiğimiz hafta Başakşehir maçında kullandığı penaltıyı izlememiş olabilir mi? O halde bir, penaltıyı niye Murawski kullandı? İki, eğer penaltıyı kullanmaya Murawski’nin dışında diğerlerinin yüreği yetmediyse Murawski neden vuruşunun yönünü değiştirmedi? Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan sonra maçın kahramanı kaleci Altay. Maçın beceriksizleri de 10 kişi kalmış, ilkel bir biçimde geriye yaslanmış Fener’e karşı skor üretme becerisi gösteremeyen Denizlispor’un orta sahası ile ileri uçları. Geçen hafta vurguladım. Denizlispor’da Mesanovic kulübede bekletilmez. İlk 11’de sahaya çıkar. Sagal maçı koparmak için üst düzey çaba gösteren oyuncuydu. Hakemin ilk düdüğüyle de topu Fener’e bırakıp geriye yaslanan Denizli savunması ile orta alanı tabeladaki 2 golün mimarlarıydı. Neden, kimden, niçin korkuyorsunuz da golleri yedikten sonra açılıp 10 kişi kaldıktan sonra rakibin üstüne gitmeyi akıl ediyorsunuz? Bu oyunda bu anlayışa ilkel futbol denir. Karşınızdaki takım o denli korkutucu olsa bari. Hiç değildiler.

Fatih Tanfer: Denizlispor ilk yarıyı 2-0 yenik kapadı. İkinci yarıda sonuca reaksiyon gösterdi. Sürekli alan değiştirmeye dayalı futbol anlayışıyla oynadı. Rakibine baskı yaptı. Pas alışverişlerinde daha başarılıydı. Enerjik oyun yapılarıyla Fenerbahçe alanına yerleşti. Penaltı kazandı. Murawski’nin kullandığı penaltıyı Altay kurtardı. 10 kişi kaldı ancak bu sefer rakibi, Fenerbahçe kalecisi Altay’dı. Maçta 7 net kurtarış yaptı ve maça damgasını vurdu. Ama gerçek sonuçta sahadan puansız ayrıldı. Keşke ikinci yarıdaki oyun anlayışı, birinci yarıda da olsaydı. Artık toparlanma zamanı. Fikstür çok zorlu. 12 günde Kasımpaşa ve Erzurum deplasmanları ile evinde güçlü Alanyaspor ile oynayacak. Denizlispor toparlanmalı ve sevenlerini üzmemelidir.

Mehmet Demirtaş: Rakip kalede bu kadar etkili olunabiliyorken neden gol ve golleri yemek beklendi? Daha önceden bu üstünlük rakip alanda kurulamıyor muydu? Denizli, ilk 45’te sarı lacivertli alana yalnızca 4 kez girebilmiş. Bilmiyorum bu durumu bir tek ben mi azımsadım? Veriler her şey demek değil elbette. Ancak ne toplu ne topsuzken etkili değiller. Peki o defansın hali ne durumda? Kimse farkında değil mi yoksa? Gökhan Gönül senelerdir bu ligde mücadele ediyor. Neredeyse kornerlerde ön direğe koşu her maç denediği bir taktik. Bunun önlemini niçin almazsınız? Peki gelelim Pantilimon’a. Ceza sahası içerisindeki toplarda inanılmaz başarısız. Kendi alanında gol yeme olasılığı en yüksek kaleci. Ya bu işte Pantilimon’da sorun var ya da defans kurgusunda. Yani bu kadroya sadece yazık demek geliyor içimden.

Yürü bildiğin yolda