Geri Dön
Ege‘Z kuşağının bakış açısına ihtiyaç var’

‘Z kuşağının bakış açısına ihtiyaç var’

EGİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Alp Avni Yelkenbiçer, “İkinci 30 yılda dönüşüm için Z kuşağının içeriye girmesine ve onların iş yapış biçimlerini öğrenmemize ihtiyaç var. Yeni arkadaşlarımıza liderlik alanı yaratmak, çalışan herkesin önünü açabilmek birincil görevimiz olacak” diye konuştu.

‘Z kuşağının bakış açısına ihtiyaç var’

 

SELEN DENİZ

- İzmir iş dünyası merakla bugünü bekliyordu ve heyecanlı bekleyiş son erdi. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) 16. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı olarak neler söylemek istersiniz?

EGİAD aslında ikinci 30. yılına girdi. Biz bunu bir geçiş dönemi olarak planlıyoruz. Artık özellikle Kovid-19 etkisiyle birçok konuda iş yapış şekli değişti. Dijital dönüşümde STK’cılığın da daha farklı bir noktaya evirileceğine inanıyoruz. Bir dijital dönüşümün içindeyiz. Bu dönüşüm nasıl olacak? İnsan kaynağıyla olacak. EGİAD, ilk 30 yılda geleneksel, konvansiyonel işler yapan büyüklerimizin oluşturduğu, çok güzel bir kültürle yaptıkları projelerle bugünlere geldi. İkinci 30 yılda bu dönüşümü yapabilmek için Z kuşağının içeriye girmesine ve onların iş yapış biçimlerini öğrenmemize ihtiyaç var. EGİAD’ı yeni liderler yetiştiren bir okul olarak değerlendirirsek, Z kuşağının bakış açısına ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. EGİAD’da 15 yılda bir kuşak değişimi yaşandığını göz önünde bulundurursak zaten bugün 30. yılı doldurduğu için bir kuşak değişiminin vaktinin geldiğini düşünüyoruz. Bu anlamda da yeni arkadaşlarımıza liderlik alanı açabilmek, çalışan herkesin önünü açabilmek birincil görevimiz olacak.

- 16. dönem projelerinin merkezinde hangi konu olacak? Projelerinizden söz eder misiniz?

Kovid-19 dönemi aslında bize birçok şeyi düşünme fırsatı verdi. Bu dönemden çıkarmamız gereken derslerden biri de sürdürülebilirlik. Sürdürülebilirlik, bizim geleceğe karşı sorumluluğumuz. Hem derneğin, hem işlerimizin, hem de kaynakların sürdürülebilirliği için yaptığımız projelerle farklı sürdürülebilirlik noktalarına temas etmek istiyoruz. Sürdürülebilirlik bizim dengemiz diyoruz. Bir de dinamik olmak sorundayız, çünkü şu an bir tane doğru yok, herkes kendi doğrusunu, kendi hikâyesini arıyor. Kimisi için Zoom’dan iş yapabilmek yeni doğru olabilir, ama kimisi için de operatif olarak işin başında olmak yeni doğru olabilir. Bu sebeple dinamik olmak ve dünyadaki gelişmeleri iyi takip etmek bizim sorumluluğumuz, ki bunu derneğimizin, işyerlerimizin ve toplumumuzun hizmetine sunabilelim. Tüzüğümüzde yazdığı üzere, EGİAD olarak bizim toplumsal rekabet gücünü artırmak gibi bir misyonumuz var. Kültür, sanat, spor alanlarında dünyadaki tüm trendleri takip edip onlara en iyilerini adapte etmek de bizim sorumluluğumuz. Bu eksenden yola çıkan da pek çok projemiz var.

7 ana başlıkta projelerimizi ele aldık. Birincisi girişimcilik. EGİAD’ın EGİAD Melekleri ile başlayan bir girişimcilik çalışması var. Girişimcilikte bu yıl oyun girişimciliği ve e-spor alanını işlemek istiyoruz. EGİAD Global adında uluslararası ihracata bağlı projelerimiz vardı. Pandemi süreci izin verirse yine devam etmek istiyoruz. UIuslararası seyahatlerimiz oluyordu, kurum ziyaretlerimiz oluyordu. Üyelerimizin dış ticaret yapmasına teşvik edici Dış Ticaret Elçileri projemiz vardı, ona da devam etmek istiyoruz. Bir de İzmir’de yaşayan uluslararası öğrenciler ve expat’lar çok var. Onların içinde olduğu bir platform kuralım istiyoruz. Belki öğrencilere işyerlerimizde staj imkânı sağlarız, belki profesyoneller için iletişim kurabildikleri bir network oluruz, ki yarın öbür gün ülkelerine döndüklerinde EGİAD’ın dış ticaret elçileri olsunlar, gönül elçileri olsunlar. Dijitalleşmeye yönelik bir projemiz vardı. Bunu yeni dönemde üyelerin ihtiyaçları doğrultusunda devam ettirmek istiyoruz. Dijitalleşme çekap projemiz var. Üyelerimiz dijitalleşmenin neresindeler, nerelere gidebilirler, dijital karnelerini çekelim istiyoruz. Yine EGİAD Gelecek adı altında sürdürülebilirlik projelerimiz var.

BM amaçları tüzükte

- Endeavor mentörlerinden biri ve aynı zamanda Hazine Müsteşarlığı’na akredite lisanslı bir melek yatırımcısınız, şimdi de EGİAD Başkanı oldunuz. Bütün bu unvanlarınızla İzmir iş dünyasına ve girişimcilik ekosistemine nasıl bir katkı sunmayı vaat ediyorsunuz?

Girişimcilik, EGİAD Melekleri ile başladığım, daha sonra Endeavor ile buluştuğum bir konu. Girişimcilik konusunda kurum içi girişimcilik deneyimlerim oldu. Tabii, 48 yıllık geçmişe sahip bir yapıya girince pek kolay olmadı bu süreç. Her yeni proje fikrim, ister istemez bir refleksle karşılaştı. Bu sebeple içimdeki girişimcilik dürtüsünün karşılığını melek yatırımcılıkta buldum. Şahsen 11 tane yatırımım da oldu, 12.’si de yolda. Bu anlamda EGİAD’ın çok doğru bir pozisyonda olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda da aslında biz start-up’lara şöyle bakıyoruz: Gelen girişimcileri çok fazla gözlemleme fırsatımız oluyor, onların gözlerindeki umut, bir şeyleri başarabilme iştahı bizlere de umut veriyor. Yatırımcılık aslında sosyal sorumluluk tarafı da taşıyan bir misyon. Öte yandan da bugüne kadar hep geldiğimiz noktada konvansiyonel bakış açısıyla yaptığımız işlerde kaynaklarımızı artık hızlıca tükettiğimizi ve bunun sürdürülebilir olmadığını, aslında insanlığın geleceğini kurtaracak şeylerin start-up’lar ve yeni nesil bakış açısı olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda şahsen sosyal girişimlere de yatırım yapıyoruz. Girişimcilerin yaptıkları işlerde Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na temas etmesini çok önemsiyoruz. Biz zamanında devlet olarak matbaa devrimini kaçırdık, sanayi devrimini kaçırdık, ama girişimcilik noktasında o trende varız. İzQ’daki pozisyonumuzu da çok önemsiyoruz.

- Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na verdiğiniz önemi biliyoruz. Siz de biraz söz eder misiniz?

Biz, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı tüzüğümüze ekledik. Gezegenimizin korunur olması, kaynaklarımızın sürdürülebilir olması ile ilgili çalışmalar yapmayı ve bunu üyelerimize öneren bir maddeyi tüzüğümüze ekledik. Bu konuda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı tüzüğüne ekleyen ilk STK olabiliriz. Biz Global Compact ilkelerinin 2013’te imzacısı olduk, yeni dönemde de çok sıklıkla ele almak istiyoruz. Hatta önümüzdeki aylarda bilfiil çalışmaya başlayacağız.

- Yenilenen yönetim ekibinizde hangi yetkinliklere önem verdiniz?

EGİAD’a bir şeyler katmak isteyen ve bugüne kadar katan arkadaşları ön plana almak istedik. Bunun için 21. yüzyıl yetkinliklerine de sahip olmaları gerekiyor. Nedir bunlar? Küresel bilince sahip olması, kritik düşünce yeteneğine sahip olması, teknoloji okuryazarlığı ve yaşam boyu öğrenme prensiplerini edinmesi lazım. Çünkü bugün doğru bildiğimiz, yarın farklı bir noktaya gelebiliyor. Biz de ekibimizde üyelerimizin gözünün Batı’ya dönük ve açık olmasını ön plana aldık. Bunu yaparken aynı zamanda dernek belleğimizi ve kültürümüzü de ön plana koyduğumuz için, bu dernek kültürünü yeni nesillere aktarabilecek, dernek tecrübesi olan arkadaşları ön plana aldık. Girişimci arkadaşlarımız da var, uluslararası firmalarda çalışan profesyonel arkadaşlarımız da var. Toplumu kapsayıcı, derneği kapsayıcı bir ekip kurmaya çalıştık. Ben bu konuda başarılı da olduğumuzu düşünüyorum.

Yeşil Mutabakat

- Yönetimi devraldığınız bu yeni döneme ilişkin duyurularınız arasında ana temanın sürdürülebilirlik olacağı ve AB’nin Yeşil Mutabakat prensiplerinin ele alınacağı yer alıyor. Bu prensipler ne anlama geliyor ve tüm konseptler içinde neden sürdürülebilirlik?

Yeşil Mutabakat, Avrupa Birliği’nin (AB) bizlere iş yapmak için önerdiği bir inisiyatif taahhüdü. Avrupa Birliği yıllardan beri; döngüsel ekonomi kavramının öne çıkarılması, enerji verimliliği, kaynakların verimli tüketilmesi, inşaatta yıkmaktansa restore etmek gibi konuları öneriyordu, ama artık 5 yıl içinde bu mutabakattaki maddeleri yerine getirmeyenlerle iş yapılmayacağı öngörüsü var. Hem bizim sorumluluk anlamında bunu ele almamız gerekiyor, hem de AB ile ticaretimizi sürdürebilmemiz için işyerlerimizde bu prensipleri uygulamamız gerekiyor. Yeni geçilen bir mutabakat olduğu için, yavaş yavaş bizim de üye işyerlerimizde uygulamaya başlamamız gerekiyor.

- Son olarak global ekonominin ve değişimlere açık pek çok sektörün sürekli dalgalanmalara sahne olduğu bu dönem için, derneğin motivasyon kaynaklarından söz ederek tüm genç iş insanlarına ilham vermek ister misiniz?

Eski dönemlerde fiyat rekabeti üzerinden iş yapış şekli vardı, ama artık değerler üzerinden. Bu insani değerler de olabilir, çevresel değerler de olabilir, sosyal sorumluluk bilinci de olabilir ama asıl önereceğim şey, iş yaptığımız kişileri öldürme değil de beraberce kalkınabilme olur. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da bunu söylüyor aslında; iş birliği yaklaşımıyla beraberce hareket edebilme ve beraberce kalkınma. Bu iş yaptığımız yerlerde, tedarikçilerimizde ya da müşterilerimizde şuna da dikkat etmemiz lazım... Gerçekten kaynakları sorumsuzca tüketiyor mu? Çalışanlarına sosyal haklarını yeterince verebiliyor mu? Hem çalışanlarını, hem partnerlerini önemseyen, bütüncül bir kalkınmayı hedef almalarını önerebilirim. Genç kuşağın zaten böyle bir yaklaşımı var, bizlerin bunları biraz daha öğrenmesi gerekiyor. Bu anlamda, EGİAD olarak bunu gündemimize alacağız. Buna toplu, bütüncül bir kalkınmayla kendi içimizde başlarsak, toplum olarak zaten bu şekilde kalkınabileceğimizi düşünüyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler