Geri Dön

‘Zoom’lanan dünya

‘Zoom’lanan dünya

Kovid-19 pandemisi ülkemiz ve Avrupa’da etkisini nispeten azalttı ve yeni normal denilen kısıtlamaların aşamalı olarak kaldırıldığı süreci hep beraber yaşamaktayız.

Her ne kadar dönülmek istenen yeni normalin kodları eski yaşam ve endüstri biçimimizde olsa da herkes, eski olağan yaşamlarına dönüş için sabırsızlanıyor.

Maalesef salgının ekonomik ve sosyal yükü, ülkeler için çok fazla ve eşitsiz seyrediyor.

Sağlık için tedavi yüklerine değinmiyorum bile ama yaygın testler, filyasyon ve karantinayı kapsayan erken dönem kapsayıcı kamu sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerinin gerekliliği vurgulanırken, iş modellerinde mutlak bilimselliğin her sektör için ne kadar elzem olduğunu da tüm insanlık bir kez daha anladı.

Farkında mısınız televizyonlarda her gün görülen her derde deva için değişmez önerilerini dile getiren şarlatanlar yok oldu!

Bir yandan küresel vaka sayısı 11 milyona yaklaşmış durumda ve 520 binden fazla insanı kaybetmişken ve bazı kamu sağlığı uzmanları tarafından ikinci dalga şeklinde ifade edilen salgın sürecinin yeniden ortaya çıkma endişesine dikkat çekiliyorken, diğer yandan da hükümetler, kontrolü elden bırakmak istemiyor.

Saygın kurumlar, bilimsel öneriler ve kılavuzlar eşliğinde gerekli tedbirleri özenle uygulanmaya çalışılıyor.

Bu kapsamda, uygun olan tüm kurum ve kuruluşlar başta partime ya da home ofis şeklinde evden çalışma teşvik ediliyor.

Buna paralel olarak da neredeyse tüm sektörler, online/realtimedigital platformun altyapı imkanlarını, kendilerine adapte etti.

Kendi şirketleri için mikro simülasyon çözümlerini küresel satışa süren ve olağanüstü başarılar kazanan ‘Zoom’ gibi uzaktan çalışma platformları ilgiyle izlenmeye başlandı.

Öyle ki pandemi öncesi günlük kullanıcı sayısı birkaç milyon düzeyinde iken bugünlerde

yarım milyarları buldu.

Görüntülü olarak konferans görüşmeleri bağlamında hizmet veren Zoom dışında.

Microsoft Teams GoTo Meeting, Skype, Google Hangouts ve Slack gibi sunucular var.

Bunlardan Microsoft Teams ücretli ve ‘uzak hissetmeden uzaktan çalış’ mottosu ile pazarlamasını yapıyor.

O da önceleri günlük 10 milyon olan kullanıcı sayısını 50 milyona yükseltmiş durumda ve salgın nedeni ile sağlık sektörü çalışanlarına ücretsiz hizmet veriyor.

Hepsinin amacı, tüm çalışmaların ve işlemlerin fiziki belge olmaksızın elektronik ortamda gerçekleştirilmesi bağlamında çalışma ekosistemini dijital ortama taşımak.

Elbette sadece salgın değil, bu yönelimin nedeni.

Aynı zamanda, ister noktadan noktaya ister çok noktalı (multipoint/MCU) video konferans sistemleri olsun, hepsinin, maliyetlerin azaltılması, mesafelerin yok edilmesi, verimliliğin artırılması, kaynak kullanımını optimize edilmesi ve çalışanlarının kendi ortamlarında rahatlıklarının getirdiği moral performans yükselmesi gibi ortak avantajları var.

Zoom’u 2011’de ABD’de kuran kişinin ismi Eric S. Yuan.

Adından da anlaşıldığı gibi Çin kökenli olan Eric, ABD’nin video konferans şirketlerinden birisi olan WebEx’te 2007 yılında iş yaşamına atılmış.

9 yılda milyon dolarlar ile atıfta bulunulan şirketine günümüz itibari ile 58 milyarlık bir değere ulaştırdı. 2011 yılında WebEx’ten ayrılıp Zoom’u kurduğunda aldığı ilham, şimdiki eşi ile buluşmak için uzun seyahatler yapmak zorunda kalması nedeni ile cep telefonuna uygulanabilecek video görüşmelerinin olabilirliğini düşünmesi.

Nihayetinde, yoga eğitmenlerinden şirket CEO’larına kadar tüm iş kollarından herkesin kolayca kullandığı yaygın ve demokratik bir videolu görüşme platformunu yaratmış.

Gerçi programın güvenlik açıkları nedeni ile İsrail ve Almanya gibi ülkeler, resmi kullanımı yasaklasalar da Eric Yuan, başkanlık eski güvenlik danışmanı H.R. Mc Master’ı ekibine katarak bu problemleri çözdüğünü teyit ediyor.

Kovid-19 nedeni ile dünya, artık uzaktan çalışmaya ve iletişimini video üzerinden kurmaya karar verdi!

Gerçi, Eric Yuan, Zoom’u bu kadar geniş kitleler için tasarlamamıştı ama şirketi ile doğru zamanda doğru yerde bulunuyordu!

700 çalışanı ile ülkemizin yıllık ihracatının üçte birine rastgelen 60 milyar dolarlık kurum değeri bunun en açık kanıtı.

Ücretsiz kullanıcıların kesintisiz kırk dakikalık hizmet alabildiği platform, her ne kadar yüz milyonlarca artan kullanıcı sayısının getirdiği güvenlik başta birçok sorunla uğraşıyor olsa da herhalde tatlı bir yorgunluktur yaşadıkları!

Kurban Bayramı sonrası İstanbullular toplu taşımayı tercih ediyorKurban Bayramı'nın sona ermesiyle İstanbullular sabah saatlerinde işlerine gitmek için yola çıktı. İşbaşı yapan vatandaşların toplu taşımayı tercih ettiği görüldü. Öte yandan bayram boyunca sakin geçen kent merkezindeki noktalarda ise hareketlilik başladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber