Geri Dön
EğitimAnne babalara uyarılar

Anne babalara uyarılar

Her şeyini çocuklar için seferber eden aileler, bazen farkında olmadan onun başarısızlığına da neden olabiliyorlar. Sınav sürecinde ona güvenin, çabasını takdir edin, yapabileceğinden fazlasını istemeyin, sınavı hayatın merkezine koymayın. Ve ne olursa olsun onu seveceğinizi hissettirin!

Anne babalara uyarılar

AYSEL BOZAN YILMAZ - LGS yaklaştıkça 8. sınıf öğrencilerinin olduğu evlerde sohbetlerin ana konusunu da sınavlar oluşturuyor. Sınava girecek öğrenciler kadar aileleri de heyecanlı. Üstelik bazı ebeveynler artan bu heyecanlarını farkında olmadan çocuklarına da yansıtıyorlar. Bu durum, yaklaşan sınavla birlikte kaygı düzeyi artan çocuklarda istenmeyen sonuçlara neden olabiliyor.

Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Koordinatörü Sibel Durak, bu noktada ailelere önemli uyarılarda bulunuyor. Sınavlara çocukların birbirinden farklı şekilde tepki verdiklerine dikkat çeken Durak, bazı öğrencilerin sınav sürecini olağan karşıladığını bazılarında ise kaygının sınavda bildiklerini unutturacak kadar yoğun yaşandığını dile getiriyor. Bu kaygıyı yenmek için ailelere de büyük görev düştüğünü vurgulayan Durak, yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

Uygun model olun: Anne baba olarak olumsuz düşüncelerinizi olumluya çevirmelisiniz. Çünkü kaygı bulaşıcı bir duygudur. Eğer siz kaygılı olursanız çocuğunuzun da kaygılı olma ihtimali yüksektir.

Sadece bilgiyi ölçer: Sınavın bilgi yerine kendi kişiliğini değerlendirdiğine inanan çocuklar daha fazla kaygılanır. Kendini sınav sonucuna göre “yetersiz” ve “değersiz” gören bir çocuğun mutsuz olacağı ve öz güveninin düşeceği, buna bağlı olarak gireceği sınavlara yönelik kaygısının artacağı açıktır. Ona olan sevginizin belli koşullara bağlı olmadığını, her durum ve koşulda sevip destekleyeceğinizi belli etmelisiniz.

Çabasını takdir edin: Sınava hazırlanmak için elinden geleni yapan, buna rağmen sınavdan beklentisinin altında sonuç alan bir çocuk, ailesinden sıklıkla eleştiri alırsa kendini çaresiz hisseder. Bu nedenle öncelikle gösterdiği çaba için takdir edilmeli ve sonrasında yaşanan soruna odaklanılmalıdır.

B planınızı oluşturun: “Bu yıl x lise olmazsa” hangi alternatiflerin gündeme geleceği önceden belirlenmeli. Alternatifsizlik, var olan gerginlik ve kaygıyı aşılması güç bir boyuta getirebilir.

Güveninizi hatırlatın: Anne ve babaların “sana güveniyorum” ifadesini öğrenciler genelde “senden bekliyorum” şeklinde algıladıklarından bu ifadeyi sıkça kullanmak olumlu bir etki yaratmamakta. “Kesin kazanırsın” cümlesi, bazen “sen hiçbir şey yapamazsın” demek kadar tehlikeli olabilir. Eğer çocuğunuzun gerçekten çalıştığını gözleyebiliyorsanız “ne kadar emek harcadığını görüyorum, hiçbir emek karşılıksız kalmaz” demek daha etkili olabilir.

Gerçekçi olun: Her insanın yeteneklerinin sınırı ve ölçüsü vardır. Öğrenciyi sınırlarının üstünde zorlamak, ulaşamayacağı hedefler konusunda ısrarcı olmak gerginlik, kaygı, başarısızlık, güvensizlik ve mutsuzluk sonuçlarını doğurur. Gerçekçi beklenti için çocuğunuzu iyi tanımalı neyi başarıp neyi başaramayacağını bilmeli, onu özgün kişiliği içinde değerlendirmelisiniz.

Kıyaslama yapmayın: Sık görülen bir davranış da çocuğun başarısını yakın çevredeki diğer çocukların başarısıyla karşılaştırma eğilimidir. Çocuğunuzu sadece kendisiyle karşılaştırmalısınız. Yani önceki başarısı, önceki davranış biçimleriyle şimdiki durumu karşılaştırmak daha olumlu sonuç verecektir.

 ‘Sürekli çalış demeyin’

Zaman çalıcılara dikkat: Sınava hazırlık sürecinde cep telefonu ve bilgisayarın bilinçli kullanılmamasının sorun haline geldiği görülmekte. Bu konuda aile bireylerinin yazılı bir anlaşma yapıp uyulacak kuralları esprili bir dille sıralaması ve imzalaması iyi bir yöntem olabilir.

Ceza gibi göstermeyin: “Eğer kazanamazsan, falan okula gidersin” gibi sözler onun gideceği okulu, yapacağı işi sevmesine olanak bırakmaz. Çocuğun eğitim alabilmesi ve yararlanabilmesi ancak okulunu ve eğitimi sevmesiyle mümkün. Sürekli ‘Çalış!’ demek yerine, ’Ne yaptın, nasıl gidiyor, bizlerden bir isteğin var mı?’ tarzında bir yaklaşım tercih edilmeli.

Sevgiyi şartlı sunmayın: Başarılı ya da başarısız her koşulda onların yanında olacağımızı ona hissettirmeliyiz. Aile, öğrenciye sınavın bir ölüm-kalım meselesi olmadığını, yararlanılması gereken bir fırsat olduğunu, bu kaçsa bile hayatta başka fırsatların onu beklediğini anlatmalı.
Huzurlu bir ortam YARATIN: Sınav döneminde sakin ve huzurlu bir aile ortamına sahip çocuklar, verimli ve başarıyla sonuçlanan bir sınav dönemi geçireceklerdir. Çocuğunuzun başarısını değerlendirirken sizin payınızın da yüksek olduğunu unutmayın.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler