Geri Dön
EğitimEğitim tek çareleri

Eğitim tek çareleri

Disleksi, hiperaktivite, dikkat eksikliği, otizm… Son yıllarda sıkça duyduğumuz bu sorunları yaşayan çocuklar, yaşıtlarıyla eğitim alırken pek çok engelle karşılaşıyor. Öğretmenler yeterli bilgiye sahip olmadığı için onlardan çabuk vazgeçiyor. Aileler, kendi çocuklarının eğitimi aksayacağı kaygısıyla bu çocukları aynı sınıfta istemiyor. Prof. Dr. Özgür Öner ise her çocuğun okula uyum sağlayabileceğine dikkat çekiyor

Eğitim tek çareleri

Aysel Bozan Yılmaz - Hiperaktivite, dikkat eksikliği, disleksi, otizm, atipik otizm gibi sorunlar nedeniyle çocuklar, okula uyum konusunda zorlansalar da uygun ortam ve destek sağlandığında yaşıtlarıyla eğitim almaları mümkün. Ancak kimi öğretmen, nasıl davranacağını bilemediği için onlardan çabuk vazgeçebiliyor. Bazen kendi çocuklarının eğitimi aksayacağı kaygısıyla aileler de bu konuda baskı kurabiliyor. Peki, bu çocuklar okula uyum sağlayamaz mı, yaşıtlarıyla eğitim almaları için ne yapılmalı? Konuyla ilgili merak edilenleri Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Öner’e sorduk:

Destek olunmalı

Bu çocuklara öğretmenler nasıl yaklaşmalı?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), disleksi ve otizm spektrum bozukluğu (OSB) olgularının okulda yaşadıkları uyum sorunları büyük farklılık gösterebilir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite çoğu olguda beraber olsa da ayrı ayrı da görülebilir. Sadece dikkat eksikliği olan çocuklar özellikle kendilerine sıkıcı gelen derslerde öğrenme sorunları yaşayabilir. Bu çocuklarda ek süre verilmesi, öğretmenin çocuğu daha iyi motive etmesi, dikkat süresine göre ödev ve görevleri düzenlemesi, çocuğa açık ve net bir program çizerek organize olmasına yardımcı olması gerekir.

Hiperaktivitesi olan çocuklar dikkatle ilgili sorunları yoksa öğrenmeyle ilgili daha az sorun yaşarlar ancak bu çocukların davranışsal sorunları daha belirgindir. Öğretmenlerin çocuğun uygun şekilde hareket etmesine olanak verecek bir sınıf düzeni oluşturması, çocuğun bekleme süresini geçecek görevlerde uygun şekilde aktivite değiştirmesine fırsat vermesi gerekir.

Disleksi sadece okumaya özgü bir öğrenme güçlüğü bulunmasıdır. En önemli nedeni, ses farkındalığında sorun olması yani çocuğun harflerin seslerini birleştirememesidir. Disleksisi olan çocuklar ses farkındalığını geliştirecek şekilde eğitim almalı. Onlara okumaları için ek süre verilmeli ve ağır olgularda gerekirse bir öğretmen soruları veya bilgileri okumalıdır.

OSB olan olguların karmaşık ve çoklu gereksinimleri olabilir. Bu çocuklarda bilişsel gelişim düzeyi ve konuşma düzeyi ana değişkenlerdir. OSB olgularının önemli bir kısmında eşlik eden DEHB bulguları da mevcuttur. Bozukluğun doğası gereği sosyal ilişkilerde sorun belirgindir. Birçoğunda seslere, dokunmaya, kokulara ve diğer uyaranlara karşı duyusal aşırı hassasiyet görülür. Bu sorun alanlarının her birine yönelik bireyselleşmiş eğitim ve destek programları geliştirilmesi ve gerektiğinde ek personel kullanılmasına ihtiyaç duyulur.

Bazen öğretmenler, bu çocuklardan çabuk vazgeçiyor. Onlara uyum sağlamaları için ne kadar süre tanınmalı?

DEHB ve disleksi olan çocuklar her durumda uyum sağlayabilirler. DEHB olguları için çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından tanı konulduktan sonra uygun ilaç tedavileri de başlanabilir. Bu tedaviler uyumu kolaylaştıracaktır. OSB olgularında uyum süreci daha uzun sürebilir. Özellikle ifade edici dil düzeyi iyi olmayan olgular daha zordur. OSB olgularında tekrarlayıcı hareketler, kısıtlı ilgi alanları ve zaman zaman ortaya çıkan kendine zarar verme davranışları öğretmenleri zorlayabilir. Ancak bu çocuklar da uyum sağlarlar.

Derste düzen sağlamak öğrenebilecek bir beceridir. Her düzeydeki öğrencinin davranışları olumlu yönde değiştirilebilir. Öğretmenler bu alanda geliştirilebilir. Bu amaçla okul rehberlik servisleri daha donanımlı hale getirilmeli ve okullar ihtiyaç duyduklarında uzman desteğine daha kolay bir şekilde ulaşabilmelidir. Uyum sağlamanın zorluğu, hedefi değiştirmemelidir.

Dikkat çekmek istediğiniz başka bir konu var mı?

Eğitim temel bir haktır. Bu haktan bütün çocukların yararlanması hepimizin görevi olmakla birlikte yükün önemli bir kısmı öğretmenlerin ve okul idarelerinin üzerindedir. Bu kişiler mutlaka mesleki ve kişisel açılardan desteklenmeli ve yeterli düzeye getirilmelidir. Çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanması ve her çocuğa kendi ihtiyacına göre bireyselleştirilmiş eğitim verilmesi bir sistem meselesidir. Bu nedenle sistemli bir yaklaşım olmadan bu çocukların ihtiyaçları karşılanamaz.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler