Geri Dön

Köy okulları eğitime hazır mı?

İnternet bağlantısı ve bilgisayarı olmadığı için 1,5 milyon öğrencinin uzaktan eğitime erişemediği köy okullarında, 15 Şubat’ta yüz yüze eğitim başlıyor. Kararı olumlu bulan sendikalar, sorunsuz bir eğitim için öğretmenlerin acil aşılanmasının, ulaşım sorununun çözülmesinin, okulların bir an önce onarılmasının ve hijyen önlemlerinin alınmasının şart olduğuna dikkat çekiyor

Köy okulları eğitime hazır mı?
Mine Özdemir Güneli

Köy okullarında, 15 Şubat’ta yüz yüze eğitime başlanacak. Mart ayında da ilkokullar, 8 ve 12. sınıflar ile özel eğitim okullarında salgının seyrine göre seyreltimiş şekilde yüz yüze eğitime geçilmesi hedefleniyor.

Koronavirüs sonrasında Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden 1 yıldır aralıklarla uygulanan uzaktan eğitime, köylerde ve mezralarda yaşayan 1.5 milyon öğrenci, internet bağlantısı ve bilgisayarı olmadığı için erişemiyordu. Bu sorunun önüne geçmek için binlerce EBA destek noktası kuran, öğrencilere yüz binlerce tablet bilgisayar desteğinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2020-2021 eğitim öğretim yılının başında köy okullarını tüm kademelerde açma kararı almıştı.

Fiziki yapıları yetersiz

Vaka sayılarında yaşanan artış nedeniyle okullarda ara tatilin ardından tekrar uzaktan eğitime geçilmesiyle bu öğrencilerin yaşadıkları sorunlar, gündeme gelmeye devam etti. O nedenle MEB, daha fazla eğitim kaybı olmaması için ikinci dönemde yüz yüze eğitimde önceliği köy okullarına verdi. Ancak MEB, kaç köy okulunda kaç öğrenciye yüz yüze eğitim verileceğine yönelik bir açıklamada bulunmadı.

Köy okulları, 1989-1990’da nüfusu az olan köylerde ilköğretim öğrencilerinin il ve ilçe gibi daha büyük yerleşim yerlerine günübirlik ulaştırılmasıyla yapılan taşımalı eğitimle kapatıldı. Öğrenci sayısı 10’un altına düşen okullarda da eğitime son verilmesiyle sayıları 17 bini geçen köy okullarının büyük bölümü atıl kaldığı için fiziksel olarak eğitime elverişsiz.

Bu okullarda yüz yüze eğitimin nasıl verileceği, öğretmenlerin ulaşım sorunlarının çözümü, 1 Mart’ta il merkezlerindeki okulların açılmasıyla taşımalı eğitim yapılması durumunda kalabalık öğrenci gruplarının nasıl taşınacağı merak konusu. Uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmadığını belirten eğitim sendikaları, MEB’in köy okullarında yüz yüze eğitimi başlatmasını olumlu karşılıyor. Ancak bu kararın Mart 2020’den itibaren uygulanması gerektiğine dikkat çeken sendikaların köy okullarında verilecek eğitimlerle ilgili görüşleri şöyle:

Boş sınıfı seyreden çocuk fotoğrafı yayınladı

Kendisi de köy okulunda okuyan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, önceki gün sosyal medya hesabından boş sınıfını seyreden çocuk fotoğrafı paylaşarak, şu mesajı yayınladı: “Bir köy okulunda boş sınıfını seyreden çocuk, penceresinden ne görür? Belki bir Nobel Ödülü’nü, belki dünya çapında bir sanatçıyı, sporcuyu... Belki dünyanın merkezidir orası. Hayallere nefes olmak için çocuk yüreklerini eğitimle buluşturuyoruz. Emanete saygıyla...”

‘Eğitimden geri kaldılar’

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım: Uzaktan eğitim asla yüz yüze eğitimin yerini tutmuyor. O yüzden yüz yüze eğitime geçilmeli. En başından beri köy okullarının açılması gerektiğini söyledik. Milli Eğitim Bakanı bulaş riski sıfır ya da çok düşük olan köylerdeki okullarda yüz yüze eğitimin yapılacağını söyledi. Mart 2020’den itibaren kırsalda bulaş oranı okulların kapatılmasına neden olacak düzeyde olmadı. Olduysa kısa sürede kapatılıp tekrar açılabilirdi. Ama bunu yapmadılar. Köylerdeki çocuklarımızın zaten internet erişimi yok. Yaklaşık 1.5 milyon taşımalı dediğimiz kırsalda olan çocuğumuz var. Onları olumsuz koşullardan kurtarabilirdik. O nedenle 15 Şubat’ta yüz yüze eğitimin köy okullarında başlayacak olması gecikmiş bir karar.

Ayrıca MEB, köy okulları derken neyi kastediyor? Köylerin hepsi mahalleye dönüştü. Mahalle kavramı içerisine bunu dahil ediyor muyuz ya da mahallenin dışında kalan bir köy varsa o mu? Yüz yüze eğitimin sağlıklı yapılabilmesi için aşı takviminde de geç kalınıldı. Eğitim alanı sadece öğretmenden oluşmuyor, memuru, hizmetlisi var. Siz okulun her yerine dokunma potansiyeli olan kişiyi aşılamıyorsunuz sadece öğretmeni aşılıyorsunuz. Bu karar derhal değiştirilmeli. Aşılama takvimi öne çekilmeli. Tam koruma sağlanması için ikinci aşıdan sonra 14 gün geçmesi gerekiyor. Şimdi yapılsa bile tam koruma martın ortasını buluyor.

Yüz yüze eğitime başlanacaksa okullardaki her türlü önlemin alınmasını istiyoruz. Temizlik, hijyen, dezenfektan konusunda MEB’in velilerden para istememesi gerekiyor. Okullarda para yok. Okulların büyük bir kısmı gelirini kantinlerden alıyordu. 1 yıldır ne servis ne de kantin var. Dolayısıyla okulların çoğunda maske, dezenfektan ve hijyen koşullarını temin etme açısından sıkıntı olacak. Bu nedenle tüm okullara bunları ya temin etmesi ya da mali gideri karşılaması gerekiyor. Bunlar olduktan sonra okulların yüz yüze eğitime açılmasında sorun görmüyoruz. Çünkü çocuklarımızın artık telafi edilemez durumda eğitimden geri kaldığını görüyoruz.

Köy okulları açılıyor denildiğinde anahtarı çevirince içeri girilebilecek durumda değiller ki. Siz bunları hazırladınız mı? Öğretmenlerini gönderdiniz mi? Atama takvimi yaptınız mı? Öğretmen köye nasıl gidecek? Hem köy okulunun hazır hale getirilmesi hem de orada çalışacak öğretmenlerin ulaşımı konusunda MEB’in ihale yapması gerekiyor.

Öğrencilerin yüz yüze eğitim için okullara gönderilmesi kararının velilere bırakılması da doğru değil. Veliye bırakırsanız yaşanacak birkaç sorun var. Bazı aileler kız çocuklarını okutmak istemiyor. Dolayısıyla kız çocuklarının okuma hakkını elinden alırsınız. Bir diğeri de çocuklarımız tarlada çalıştırılıyor. MEB’in bunu denetleme şansı yok.

‘Öğretmenler taşınacak’

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi: Gereken tedbirler alınarak yüz yüze eğitimin başlamasından yanayız çünkü öğrenme kayıplarının telafisinin yüz yüze eğitimle mümkün olabileceği görülüyor. Dünyadaki araştırmalar da bunu gösteriyor. Öğrencilerimizin çağın gerisinde kalmamaları için yüz yüze eğitim, mümkün olduğu her yerde hayata geçirilebilir. Köylerimizin bazılarında nüfus çok azaldığı için her köyde okul yok. Öğrenciler taşıma yoluyla beldelere veya ilçe merkezlerine taşınıyor. Köy okullarıyla ilgili öğrencilerin taşımasının söz konusu olmadığı, öğretmenleri taşıyacak bir çalışma üzerinde duruluyor. Virüsün görülmediği köylerde eğitim-öğretime başlayalım, internet erişim sorunlarını da en fazla köy çocukları yaşadığı için yüz yüze eğitime geçelim, öğretmenler fedakarlıkta bulunsunlar, onları taşıyalım ama öğrencilerimizi de yüz yüze eğitim kapsamına alalım isteniyor. Köy okullarında öğrenci sayısı çok fazla olmadığı için planlama yapılması kolay. Öğretmenlerin okullara ulaşımıyla ilgili gerekli tedbirler yerel imkanlarla sağlandığında problem önemli miktarda azalacaktır.

1 Mart’ta il merkezlerindeki okullarda yüz yüze eğitime başlanırsa taşımalı eğitim başlar. Ancak pandemi nedeniyle yeni koşullara göre taşımalı olacaktır. Öğrencilerin toplu taşıma araçlarında taşınmasıyla ilgili gerekli tedbirler alınabilecek. Önceden araçlarda her koltuğa bir öğrenci oturuyordu, ayakta öğrenci olabiliyordu ama şimdi ikili koltuğa tek kişinin oturması, yani yarı yarıya öğrencilerin taşımalarının yapılması gerekiyor.

Prensip olarak yüz yüze eğitimden yanayız ancak burada açtığımız okullarda bir faciayla karşılaşmamak için sağlık tedbirlerinin alınması, yer değiştirecek öğretmenlerin ivedi bir şekilde aşılanması gerekiyor. Sıralamada öğretmenler öne çekilmeli çünkü eğitim öğretim ortamında oluşabilecek bir olumsuzluk domino taşı etkisi yapar. Onun için de bu sistemi yürütmede zorluklar ortaya çıkabilir. Yerli aşı başladığında acilen bütün öğrencilerin de aşılanmasını istiyoruz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber