Geri Dön
EğitimMensur Şiir Nedir? Mensur Şiir Özellikleri Ve Örnekleri Nelerdir?

Mensur Şiir Nedir? Mensur Şiir Özellikleri Ve Örnekleri Nelerdir?

Mensur şiir, ilk olarak 19. yüzyılda Fransız edebiyatında varlık göstermiştir. Türk edebiyatında ise bu türün Batılı anlamdaki ilk örneklerini ise Servet-i Fünun Dönemi’nde Halit Ziya Uşaklıgil yazmıştır. Sizler için çok merak edilip araştırılan Mensur şiir nedir? Mensur şiir özellikleri ve örnekleri nelerdir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Mensur Şiir Nedir? Mensur Şiir Özellikleri Ve Örnekleri Nelerdir?


Mensur şiir konusu özellikle edebiyata ilgi duyan insanların merak ettiği en önemli konu başlıkları arasında yerini alıyor. Bu bakımdan bu sorunun yanıtlarının doğru ve net bir şekilde verilmiş olması çok ayrı bir önem taşıyor.

Mensur Şiir Nedir?

Mensur şiir, şiirin mevcut cümle yapısı ve ahengini muhafaza eden fakat ölçü ve kafiyeye bağlanamayan; şairane olan bir konuyu, hayal, his ve düşünceyi kısa bir biçimde ve yoğun bir tarz ile anlatan düzyazı türü olarak tanımlanmaktadır.

Mensur Şiir Özellikleri ve Örnekleri Nelerdir?

Mensur şiirlerin özelliklerinin maddeler halinde verilişi şu şekilde:

- Eski edebiyatın tersine bu şiirlerde başlık bulunur.
- Mensur şiirin uzunluğu veya kısalığını şair belirler.
- Ölçü ve uyak kullanılmadan yazılan şiir türüdür.
- Mensur şiir türünde söyleyiş olarak şairane bir söyleyiş hakimdir.
- Şiirde görülen az sözle okuyan kişiyi etkileme gereksinimi söz konusudur.
- İç uyum denilen bir ahenk barındırır.
- Tasvirler şiirde önemli bir yer tutar.
- Ünlemler ve seslenişler çok sık şekilde kullanılır.
- Herhangi bir kurala bağlı olmayıp genellikle uzun olurlar.

Mensur Şiir Örnekleri:

Daha hiç, hiçbir şey, daha hiçbir şey ortada yok, yalnızca birkaç bakış, sade birkaç tebessüm ancak ruhum, ancak hayatım tamamen senin, tamamen seninle meşgul, tamamıyla seninle muattar…
Henüz hiçbir şey yok, senin hayalin bile bana ait değil, senin hayalini görmeye bile hakkım yok! Ancak ruhum tamamıyla hicran, tamamıyla hicranla mâl-âmâl, tamamıyla hicranla meshüf ve mütehassır…
Senin hayalin dahi benim değilken beni sevsen bile benim olamayacağın, benim olsan bile yine kaybolup gideceğin hüznüyle zehr-âlüd; bu kadar bir mutluluğun dahi sinesinde acı bir hüzün var, bir hicran-ı emel, senin maksadının hüznü, senin hüznünün ateşi… Lakin bari buseydin, umutsu, amaçsız bile senin için muztarib ve zebûn kalan bir perişan ruh, bir hayat-ı mecruh olduğunu olsun bir buseydin…Acı, pür-hicran lakin yine bir teselli, yine hemen bir mutluluk olurdu.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler