Geri Dön
EğitimTürkiye eğitimde nerede?

Türkiye eğitimde nerede?

Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM, OECD’nin yayımladığı Bir Bakışta Eğitim 2021 raporunda yer alan 100’den fazla veri tablosunu ve grafiği inceleyerek, uluslararası karşılaştırmalarda anlamlı olabilecek ve eğitim sisteminin ihtiyaçları bağlamında yol gösterebilecek Türkiye verilerini ortaya koydu.

Türkiye eğitimde nerede?

MİNE ÖZDEMİR GÜNELİ - Eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ile öğretmenler, öğrenme ortamları ve okullar olmak üzere dört başlık altında sunulan raporun ana teması “Eğitimde Eşitlik: Eğitim Fırsatlarının Güçlendirilmesi” olarak belirlendi. Buna göre rapordan çıkan çarpıcı sonuçlar şöyle:

Gençler, eğitimden kopuyor

Türkiye’de 25-34 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin yüzde 41’i ortaöğretim muzunu bile değil. Türkiye, Kosta Rika ve Meksika ile birlikte OECD ülkeleri içinde ortaöğretim mezunu dahi olmayan genç yetişkin oranının en yüksek olduğu ülkeler arasında yer almakta.

OECD genelinde, 18-24 yaş aralığındaki genç nüfusun yüzde 47’si eğitimden ayrılmakta. Türkiye ise yüzde 62’lik oranla 18-24 yaş aralığındaki genç nüfusun eğitimden ayrılma düzeyinin en yüksek olduğu ülkeler arasında.

18-24 yaş aralığındaki genç yetişkinler içinde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı incelendiğinde OECD ortalamasının yüzde 15 olduğu görülüyor. Bu konuda yüzde 32 oranla Türkiye, Kolombiya’dan sonra ikinci sırada yer almakta.

OECD ülkelerinin pek çoğunda ne eğitimde ne istihdamda olan gençler içinde çalışmayan ve iş aramayanların oranı, işsizlerin oranından daha yüksek. OECD ortalamasında çalışmayan ve iş aramayanların oranı yüzde 9, işsizlerin oranı ise yüzde 6 iken, Türkiye’de ne eğitimde ne istihdamda olan genç nüfus oranının yüzde 21’ini çalışmayan ve iş aramayanlar, yüzde 11’ini işsizler oluşturmakta.

Türkiye, yükseköğretim mezunu nüfusun istihdam oranının en düşük olduğu iki OECD ülkesinden biri. Ayrıca kadın ve erkeklerin istihdam oranları arasındaki farkın kadınların aleyhine en yüksek olduğu ülkeler arasında.

Türkiye OECD genelinde yükseköğretimin bireysel maliyetin en düşük olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Buna karşılık Türkiye’de yükseköğretimin getirisi oldukça yüksek.

Okul öncesinde gerideyiz

Türkiye 3-5 yaş aralığında erken çocukluk eğitimine katılım oranının en düşük olduğu OECD ülkesi. Ayrıca 15-19 yaş aralığında en düşük okullaşma oranına sahip OECD ülkelerinden biri.

25-29 yaş aralığında en yüksek eğitime katılım oranına sahip ülke Türkiye olurken, düşük gelir düzeyine sahip ülkelerden gelen uluslararası öğrenci oranının da en yüksek olduğu OECD ülkesi olarak dikkat çekmekte.

Türkiye, yükseköğretime kayıtlı tüm öğrenciler arasında uluslararası öğrenci oranının en az olduğu OECD ülkelerinden biri.

Öğrenci başına yapılan eğitim kurumları harcamasında ilkokuldan yükseköğretime kadar olan kademeler (K-12) için OECD ülkeleri arasında en az harcama yapan ikinci ülke.

K-12’de öğrenci başına yapılan harcama Türkiye’de 5.723 dolar iken OECD ortalamasında 11.680 dolar.

Türkiye’de toplam eğitim harcamaları içinde kamunun payı OECD ortalamasına kıyasla daha düşükken özel harcamaların payı oldukça yüksek.

İlköğretim ve ortaöğretim kademeleri için yapılan toplam harcamaların yüzde 14,1’i hane halkı tarafından yapılmakta ve bu oran OECD ortalamasının (yüzde 7,9) neredeyse iki katı.

Cinsiyet dağılımı dengeli

Türkiye, OECD ülkeleri arasında ilköğretim kademesinde zorunlu öğretim süresi en az olan 4. ülke.

Devlet okulları ve özel okulların sınıf mevcutları arasındaki fark, OECD ortalamasına kıyasla daha fazla.

Öğretmen maaşları çalışılan kademeye göre ciddi farklılıklar göstermemekte. 

Öğretmenlerin yüzde 18’i 30 yaş altında, yüzde 67’si 30-49 yaş arasında, yüzde 15’i ise 50 yaş ve üzerinde.

Türkiye, tüm kademeler ortalamasında öğretmenlerin cinsiyet dağılımının en dengeli olduğu iki ülkeden biri.

‘Adil ve nitelikli eğitim gündemde’

Aralarında ABD, Çin, Rusya, Avusturya, Almanya, Fransa’nın yer aldığı 40’tan fazla ülkedeki eğitim durumuyla ilgili bilgilerin yer aldığı raporu değerlendiren TEDMEM Koordinatörü Dr. Sabiha Sunar, çocukların içine doğdukları koşullardan bağımsız olarak adil ve nitelikli bir eğitim alabilmelerinin öneminin Kovid-19 salgınıyla birlikte bir kez daha ülkelerin eğitim gündeminde acil koduyla ilk sırayı aldığına dikkat çekti. Sunar, “Bu noktada OECD’nin de dikkat çektiği, öğrencinin sosyoekonomik arka planı ve PISA’da en yüksek başarı gösteren öğrenciler arasında olma olasılığı arasındaki ilişkiyi gösteren bir eşitsizlik endeksi kullanılmakta. Ülkelerin endeks puanlarını özetleyen grafik, fırsat eşitliği sağlama konusunda Türkiye’nin bulunduğu noktayı gözler önüne sermekte. ” dedi.