Geri Dön

'İthalat silahını kullanmayalım'

Ette pahalılık sık sık dile getirilirken, et üreticileri, “Üreticiyi geçindirmek zorundayız, üretici arttıkça, önünü görebildikçe fiyatta da bir denge olacaktır” diyor. Özellikle et ve süt üreticileri, azalan üretime karşı ‘ithalat silahının’ kullanılmasının üreticiyi küstürdüğünü, sürdürülebilir planlar yapılması gerektiğini vurguluyor.

'İthalat silahını kullanmayalım'

Yazı dizimizin dünkü ilk bölümünde Türkiye’nin genel potansiyeli ve tarımdaki gücünü inceleyip uzmanlarının değerlendirmelerine yer verdik. Bugünkü bölümde ise hayvancılık temelinde Türkiye’nin gelecek vizyonunu çizmeye çalışacağız. Bu anlamda ‘et, süt, yumurta’ ekseninde kendine yeten bir Türkiye’nin önemini yine uzmanları, üreticileri anlatıyor.

İthalat silahını kullanmayalım

Et üreticileri, etin pahalılığı söylemlerine karşı, kendine yeterliliğin ‘pahalılıktan’ çok daha önemli olduğunu vurguluyor. Süt üreticileri, tarım ürünleri ve hayvancılığa karşı ‘ithalat silahının’ kullanılmasıyla üreticinin bir kısır döngüye itildiğini, toprağını ve hayvanını bırakmak zorunda kalabildiğini anlatıyor. Yumurta üreticileri de ihracat yasaklamalarıyla zor durumda kaldıklarını vurguluyor.

Aile işletmelerine öncelik...

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, kendi kendine yetebilir bir ülke olmak ve bu konuda planlar yapmanın öneminin bugünlerde bir kez daha dikkat çeker hale geldiğini belirtti. Tunç, “Üretimin ve az sayıda üreticinin sorunlarını konuşup çözüm üretmek yerine şurada daha ucuz, burada daha pahalı diye kendimize gündem oluşturuyoruz. Bu nedenle üretici üretmekten vazgeçti. Büyük işletmelerin ülkemizde olmasının bir sakıncası yok ama küçük aile işletmelerinin, kendi köyünde üretim yapanların işlerine devam edebilmelerini sağlamamız gerekiyor. İşte bu ve benzeri durumlarda ülkelerin kendi başına kaldığını görüyoruz. İller arasında bile taşıma sıkıntılı noktalara geliyor, bırakın ülkeler arası ithalatı” diye konuştu.

‘Hatalar görüldü’

Son yıllarda yerli üretimin değerinin yeniden anlaşıldığını ve küçük aile üreticilerinin tarım politikalarında öne çıkmaya başladığını kaydeden Tunç, bu modeli daha da güçlendirmek gerektiğini vurguladı.

İthalat silahını kullanmayalım

İthalat nedeniyle üretim darbe yedi

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin, “Bir ara çok sık tercih edilen ithalat furyası ile üretici tükenme noktasına gelmişti” derken üretimin bu söylemlerden büyük darbe yediğini kaydetti. Mevcut şartlarda yerli üretime ve üreticiye yönelik uygulamaların iyileştiğine dikkat çeken Keskin, “Üreticinin zengin olma derdi yok. Biz köylüyüz. Geçinmek, çocuklarımızı okutmak derdindeyiz o kadar. Para kazanma hırsı olan değil, üretimimizin sürdürülebilir hale gelmesi tarafında insanlarız. Uzun vadeli politikalarla önümüzü görebilmek, küçük aile işletmelerinin üretime devam edebilmesinin sağlanmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘Üreticiler mutlaka desteklenmeli’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni tip koronavirüse karşı önlem paketindeki ekonomik destekler içinde ilerleyen dönemde üreticilere de yer verilmesini talep eden Keskin, bu sayede üreticide yeni bir moral sağlanabileceğini söyledi.

‘Birkaç yıl daha sabredelim’

Süt üreticilerinin bir dönem sık sık kısırdöngü içinde kalarak üretimden vazgeçmek zorunda kaldığını anlatan Keskin, bu sürece dair şunları söyledi:

“Gıda enflasyonu diyoruz ve hemen suçu üreticiye atıyoruz. Bir üretim yapma seviyemiz var. Bu seviye ülkemize yetiyor. Ancak en ufak bu seviyenin altına düştüğümüzde hemen ithalat söylemleri başlıyor, bazıları hayvanını kestiriyor, yine gidip dışarıdan hayvan getiriliyor bu kısır döngü sürüyor, ithalatçılar araya giriyor. Bu nedenle üretici sayısı sürekli azaldı. Şimdi bu ithalat söylemleri durdu. Ancak bize bunu tamamen yok edecek ve bir daha gündeme getirmeyecek sürdürülebilir bir politika gerekiyor. İthalat sınırlı ya da engelleniyor. Bundan şu anda memnunuz, emin olun birkaç yıl sabredersek, hayvanlarımız çoğalacak, her şey yoluna girecek.”

Keskin, “Gıda olmadan olmaz. Yerli üreticimizi, üretimimizi her konuda korumak zorundayız” dedi.

İthalat silahını kullanmayalım

Marketlere seslendi

Irak’ın ithalat yasağıyla başlayan süreçte bölgeye ihraç edemedikleri yumurtalar için farklı ülke arayışlarına giren yumurtacılar, Kovid-19 salgını öncesinde ise yeni Körfez ve Afrika ülkelerine İran üzerinden sağladıkları transit yollarda da sorunlar yaşıyordu. İran’daki üretici lobileri, rakipleri olan Türk yumurtacıların ülkeden geçişine zorluklar çıkarılmasına neden oluyordu. Şimdi ise yumurtacılar salgınla birlikte yeni bir zorluktan geçiyor.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği Başkanı İbrahim Afyon, Türkiye’nin yumurtada kendine fazla fazla yettiğini, ihracatta da oldukça güçlü bir ülke olduğunu belirtti. Afyon, “Dünyada bu anlamda üçüncü ihracatçı ülke. Şu dönemde arka arkaya gelen sıkıntılar nedeniyle maliyet boyutunda sorunlarımızla birlikte diğer ülkelerle rekabet şansımız azalıyor ve değerinin altında satışlar yapıyoruz. Marketlerin üreticiyi destekler boyutta; üreticinin maliyetini hesaplayarak satış politikası belirlemesini istiyoruz. Bize bir yumurta 35 kuruşa mal olurken, piyasada 30 kuruş civarında bile toptan satılıyor. Gün geçtikçe üretici eriyor” diye konuştu.

‘Telaşa gerek yok’

Afyon, 100 milyon yumurtlayan tavuk ile günlük 85-90 milyon yumurta ürettiklerini anlatırken, tüketicinin günde ortalama bir yumurtanın altında tüketimi olduğunu ifade etti. Afyon, “Mevcut dönemde artan talebi gördük. Ancak telaşa gerek yok. Her dönem yumurtamız var ve olacak” dedi.

‘Kendimiz üretmeliyiz’

Kırmızı ette Türkiye’nin kendine yeterli durumdayken, artan ihtiyacı planlamakta zorlandığını anlatan Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yücesan, genel olarak yılda yüzde 10-20 arasında bir açık olduğunu söyledi.

Yücesan, “Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, Güney Amerika’dan canlı ya da kemikli karkas olarak ikame ediyoruz. Mevcut dönemde ise zaten tüketimdeki daralma ile üretim birbirini karşılıyor. Yaşadığımız bu günler de gösteriyor ki, pahalı da olsa kendi ülkemizde üretmek zorundayız. İşin özü bu” değerlendirmesinde bulundu.

Yarın: Sanayiciler, ihracatçılar kaliteli/verimli üretime odaklanıyor

Bakan Koca sosyal medyadan duyurduSağlık Bakanı Fahrettin Koca, Marmara Üniversitesi Pendik Başıbüyük Eğitim ve Araştırma Hastanesinin hizmete açıldığını bildirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber