Geri Dön
EkonomiKadın gücü için ekonomik destek

Kadın gücü için ekonomik destek

Coca-Cola Türkiye’nin desteği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği’nin iş birliği ile hayata geçirilen Kız Kardeşim Projesi, kadınları desteklemeye devam ediyor. Proje ile kadınların gerekli bilgi ve becerilerle donanarak, toplumsal ve ekonomik konumlarının güçlenmesi ve ekonomik kalkınmada aktif rol almaları hedefleniyor. Kız Kardeşim Projesi kapsamında ikincisi hayata geçirilen “Hibe Programı” ile üretici, gıda ve yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren girişimci kadınların desteklenmesi amaçlanıyor.

Kadın gücü için ekonomik destek

 

“Kız Kardeşim Hibe Programı” ile 81 ilden gıda sektöründe faaliyette bulunan 30 girişimci kadın jüri tarafından belirlendi.  Hibe Programı kapsamında, 29 girişimci kadına 25 biner TL ve bir girişimci kadına 40 bin TL jüri özel ödülü olmak üzere toplamda 765 bin TL’lik iş geliştirme hibe desteği sunuldu. İşletme sahibi girişimci kadınların desteklendiği program ile üretilen ürünlerin tanıtılması, görünürlüklerinin artırılması ve sosyo-ekonomik konumlarının güçlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. 2019 yılında gerçekleştirilen ilk hibe programında 11 girişimci kadına hibe desteği sunulmuştu. 

Girişimci kadınların başvuruları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Habitat Derneği, Coca-Cola Türkiye, KAGİDER ve Arya Women’ın yöneticilerinden oluşan jüri tarafından değerlendirildi. 

Pandemiden en çok etkilenen sektör

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak girişimci kadınların ülke kalkınmasında taşıdığı büyük önemin bilincinde olduklarını belirterek, “Bu vizyonla kadının her alanda güçlenmesini amaçladık. Kadın girişimcilerin desteklenmesi ve kadın girişimci sayısının artırılması amacı ile birçok proje gerçekleştirdik. Bu projelerin içerisinde dikkat çeken projelerden biri Coca-Cola Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile yürüttüğümüz ‘Kız Kardeşim’ projesi oldu. Söz konusu proje ile girişimci kadınlara eğitim ve mentorluk desteği veriyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz hibe programımız ise ayrı bir önem taşıyor. Yeme-içme sektörü belki de pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörler arasında. Bu vesile ile hibe destek miktarını ve yararlanacak kadınların sayısını iki katına çıkardık” dedi.

Hedef daha çok kadına ulaşmak

Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Başak Karaca ise, girişimci kadınlara desteklerini sürdürmek ve pandeminin getirdiği yükü bir nebze de olsa azaltmak amacıyla hibe programının ikincisini bu yıl hayata geçirdiklerini vurguladı.

Karaca, “2015 yılında küçük adımlarla başladığımız projemiz, bugün koşar adımlarla, daha çok kadının hayatına dokunur hale geldi. Kız kardeşlerimizden aldığımız bu güç ve proje paydaşlarımızın desteği ile 2021 yılına çok hızlı başladık. Yeni iş birlikleri ile Kız Kardeşim Projesi’ni geliştirmeye, erişimini güçlendirmeye çalışıyoruz. Projemizle bugüne kadar 100 bine yakın kadına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Projeyle 2021 yıl sonuna kadar 250 bin girişimci kadına ulaşılmayı hedefliyoruz. Yeni iş birlikleri ve hibe programları ile girişimci kadınları desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

ERKEKLER NEDEN YANIMIZDA OLMALI?

Kadın gücü için ekonomik destek

Ülkemizde son yıllarda daha sık gündeme gelen toplumsal cinsiyet eşitliği (TCE) için verilen mücadele, dünyanın çeşitli coğrafyalarında on yıllardır sürüyor. Biyolojik cinsiyete bakılmaksızın herkesin hayatın her alanında eşit hak, özgürlük ve fırsatlara sahip olabilmesinin teminatı olan TCE konusundaki farkındalık, Türkiye’de de git gide artıyor. Kadir Has Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’na (2020) göre, ülkemizde her dört kişiden üçü, Türkiye toplumunda kadın ve erkeklerin eşit hak ve imkânlara sahip olmadığını düşünüyor.

Yanındayız Derneği, TCE mücadelesinin cephelerinden biri olarak, kadın bir başkanın (Nur Ger) önderliğinde 40 erkek üyeyle kuruldu. Bugün üyelerin sayısı yaklaşık 100 kişi. Derneğin az sayıdaki kadın üyelerinden biri olarak en sık karşılaştığım sorular “Dernek neden çoğunlukla erkeklerden oluşuyor?” ve “Kadınların davasında erkeklerin işi ne?” oluyor. Bunları yanıtlamak istiyorum.

TCE bir insanlık değeri

Öncelikle, TCE; feministlerin hayatları pahasına vermiş olduğu mücadelenin hedeflerinden biri. Ancak günümüzde kadın-erkek, kendisine “eşitlikçi” diyen herkesin savunması gereken bir insanlık değeri. Bu bilince ulaşılması, yüzlerce yıllık bir sürecin sonucunda mümkün oldu. Henüz TCE kavramının olmadığı zamanlarda, kadınların hak savaşı birinci feminist dalga ile başladı. Bugün tarihteki üç büyük feminist dalgadan söz etmekteyiz. Bunlara, teknoloji devrimi sonrasında bir dördüncünün eklendiği de öne sürülüyor. Feminist düşünce tarihinde her yeni dalga bir öncekini eleştirdi, derinleştirdi, yeniden yorumladı. İlk iki dalga çoğunlukla Batılı ülkelerde meydana gelirken, üçüncü dalga farklı din, dil ve ırktan kadınları kapsar hale geldi. Geleneksel kadın rollerinin reddi ikinci dalganın ana konularından biriydi. İş yaşamındaki “cam tavan” kavramının ortaya çıkışı da yine ikinci dalganın kazanımları arasındaydı. Bu dönemin öne çıkan feministlerinden Simone de Beauvoir’ın “Kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi, toplumsal cinsiyet üretimini en iyi özetleyen cümledir. Üçüncü dalga ile insan hakları temelli, çok daha kapsayıcı bir mücadele başladı. Bu kapsayıcılık, erkeklerin TCE için ses verdiği “He For She” gibi önemli hareketlere zemin hazırladı. Bugün bu sebeple, erkekler kadınlara “yanındayız” diyerek omuz veriyor.

Mutluluğa yatırım

Erkekler kadınların yanında saf tutarak, aslında kendi mutluluklarına da yatırım yapıyorlar. Bir klinik psikolog olarak, toplumsal cinsiyet normlarının erkekler üzerindeki olumsuz etkisini bizzat gözlemliyorum. “Erkek ağlamaz”, “Erkek adam evine ekmek götürmelidir”, “Erkek ailenin namusundan sorumludur” gibi kalıp yargılar erkekleri sözde “namus” için katil olmaya, eve ekmek götüremediğinde intihar etmeye zorluyor. Özetle, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması sadece kadınlar değil, erkekler için de hayatı kolaylaştıracak. Bunun için birlikte mücadeleye, tüm gücümüzle devam edeceğiz.

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
Mersin'de çalışmayı başlattıklarını duyurduMersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, Marmara Denizi'nde geçen aylarda görülen ve 'büyük bir çevre felaketi' olarak nitelendirilen müsilajın, kentteki 321 kilometrelik sahil şeridindeki bazı koylarda kendini gösterdiğini belirterek çalışma başlattıklarını söyledi.
bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler