Geri Dön
EkonomiMerkez Bankası: Hedefler yapısal iyileştirmelerle sağlanmalı

Merkez Bankası: Hedefler yapısal iyileştirmelerle sağlanmalı

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 2010 yılının ilk çeyreğinde merkez yönetim bütçe gelirlerinin iktisadi faaliyetteki canlanma ve vergi gelirlerindeki artışa bağlı olarak geçen yılın aynı dönemine göre daha olumlu bir performans sergilediğini vurgulayarak, orta vadede makroekonomik istikrarın sürdürülebilirliği algılamalarını güçlendirmek ve beklenti yönetimini etkinleştirmek için, kamu kesimi bütçe açığı ve borç stokundaki artışın kontrol altına alınacağına dair kurumsal altyapısı güçlü taahhütlerin bulunmasının önemine işaret etti. Yılmaz bu çerçevede Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan hedeflerin vergi ve fiyat artışlarından ziyade kurumsal ve yapısal iyileştirmeler yoluyla sağlanması, ülke riskliliğine dair kazanımların daha da pekiştirilmesi açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Merkez Bankası’nın 78’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın açılışında konuşan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye’ye ilişkin temel makroekonomik gelişmeleri de değerlendirdi. Yılmaz, içinde bulunulan konjonktürde, orta vadede makroekonomik istikrarın sürdürülebilirliği algılamalarını güçlendirmek ve beklenti yönetimini etkinleştirmek için, kamu kesimi bütçe açığı ve borç stokundaki artışın kontrol altına alınacağına dair kurumsal altyapısı güçlü taahhütlerin bulunmasının önemine işaret etti. Bu çerçevede, OVP’de yer alan hedeflerin vergi ve fiyat artışlarından ziyade kurumsal ve yapısal iyileştirmeler yoluyla sağlanması, ülke riskliliğine dair kazanımların daha da pekiştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. 2010 yılının ilk çeyreği itibarıyla kamu maliyesindeki gelişmelere bakıldığında ise, daha çok iktisadi faaliyetteki canlanmayla birlikte vergi gelirlerindeki artışa bağlı olarak merkezi yönetim bütçe dengesinin, geçen yılın aynı dönemine göre daha olumlu bir performans sergilediğini kaydeden Yılmaz, Türkiye’de 2002 yılından sonraki dönemde kararlılıkla uygulanan mali disiplin çerçevesinde bütçe açığı ve kamu borcunun GSYH’ya oranlarının belirgin bir şekilde gerileyerek hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke ortalamalarının altına indiğini kaydetti. 2009 yılında Türkiye’nin ülkemizin bütçe açığının diğer gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına göre daha hızlı arttığını vurgulayan Yılmaz, OVP’de yer alan öngörülere göre, önümüzdeki yıllarda borç stokunun milli gelire oranının gelişmekte olan ülke ortalamalarından daha düşük seviyelerde seyretmesinin beklendiğinin altını çizdi.

“TÜRKİYE’YE YÖNELİK RİSK GÖSTERGELERİ DAHA OLUMLU PERFORMANS GÖSTERDİ”
Türkiye ekonomisine ilişkin risk göstergelerinin, özellikle küresel krizin derinleşmeye başladığı 2008 yılının son çeyreğinden itibaren diğer gelişmekte olan ülkelere göre daha olumlu bir performans sergilediğini kaydeden Yılmaz, bu gelişmenin Türkiye’nin göreli olarak daha sağlıklı durumdaki finansal yapısını yansıtmakla birlikte, ekonomideki küresel krizler karşısında önceki dönemlere göre daha esnek ve dayanıklı bir yapı kazandığına işaret işaret etti.

“İŞSİZLİKTEKİ HIZLI ARTIŞ KONJONKTÜREL”
Türkiye’nin geçirdiği demografik değişim sürecinin, toplam nüfus içinde çalışabilir yaştaki nüfusun artmasına, bu da issizlik oranının belli bir düzeyde katılık göstermesine neden olduğunu söyleyen Yılmaz, “Ancak, son dönemde issizlik oranında yaşanan hızlı artış, yapısal olmaktan çok konjonktürel unsurlardan kaynaklanmaktadır. 2009 yılında ortaya çıkan ekonomik daralma nedeniyle istihdam artısı belirgin olarak yavaşlarken, iş gücüne katılım oranı artmış,
böylece issizlik oranı hızlı bir şekilde yükselmiştir. Türkiye’de her yıl artan is gücü arzına istihdam imkanı yaratılması, iş gücü piyasalarında esnekliği artırıcı ve maliyetleri azaltıcı reformların yapılmasına bağlıdır. Bu reformlar aynı zamanda istihdamın kayıt altına alınmasını da sağlayarak Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemindeki sorunların giderilmesine katkıda bulunacaktır” diye konuştu.